Belgeden Bilgiye

  • Tarihçiler araştırmalarını geçmişte yaşanan olayları aydınlatmak için yaparlar ve eserlerini geçmişi anlamamız için yazarlar. Bu yüzden bir tarihsel araştırmaya kaynakların bulunması, karşılaştırılması ve yorumlanmasıyla başlanır. Geçmiş insanlardan kalan izlere ulaşmadan tarih yazılamaz.
  • Tarihçiler ulaştıkları kaynaklardaki bilgileri hemen gerçek bilgi olarak kabul edemezler. Öncelikle kaynaklar, farklı kaynaklarla karşılaştırılarak dikkatle incelenmelidir. Kaynaklar orijinalliği ve güvenilirliği kanıtlanmadan kullanılmamalıdır.

Halil İnalcık; tarihçinin şüpheciliğini koruması, daima elindeki belgeyi sıkı tenkitten geçirdikten sonra değerlendirme yapması gerektiğini söylemiştir.



  • Bir tarihçi araştırdığı konuya yönelik bilgileri ve bilinen bütün olguları kontrol etmek, karşılaştırmak ve sorgulamak zorundadır. Daha sonra kanıtları yorumlamalı, açıklamalı, nedenleriyle ilişkilendirmeli, eleştirmeli, sonuçları izlemeli ve konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunmalıdır.
  • Tarihe kaynaklık eden metinlerle tarihçilerin bu kaynaklar hakkındaki düşüncelerini bize yansıtan kendi metinlerini birbirinden ayırmak gerekir.
  • Kısa bir süre öncesine kadar kütüphane, müze ve arşivlerle sınırlı olan tarih araştırmaları, bilişim teknolojilerinin yardımıyla artık sanal kütüphane ve arşivler üzerinden de yapılabilir hale gelmiştir. Ancak bilgiye ulaşılacak kaynaklar çoğaldıkça ulaşılan bilginin güvenilirliliği de son derece önemli hale gelmiştir.

İstanbul’un surlarına bayrağı ilk dikenin Ulubatlı Hasan olduğu çok bilinen bir rivayettir. Hatta Ulubatlı Hasan, İstanbul’un fethini konu alan sinema filmlerinde canlandırılan kahramanlardan biridir. Ulubatlı Hasan ile ilgili bilgiyi veren tek kaynak İstanbul kuşatmasına şahit olmuş Bizanslı tarihçi Francis’in eserine daha sonraki dönemlerde geniş ilaveler yapan Melissinos olmuştur. Ancak Francis’in orijinal eserinde Ulubatlı Hasan ile ilgili bir bilgi yer almamaktadır. Kitapta İstanbul’un fethi iki sayfalık bir yer tutarken Melissinos’un ilavelerle genişlettiği kitapta seksen sayfada anlatılmıştır. Melissinos’un eseri güvenilir kabul edilmemektedir. Nitekim gerek Türk kaynaklarında gerekse İstanbul’un fethinde bulunmuş yabancı tarihçilerin eserlerinde Ulubatlı Hasan’dan bahsedilmez. Buna rağmen bu bilgi günümüzde çok yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Bu da kaynak tenkidinin ne kadar gerekli olduğunu göstermektedir.

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
30 Haziran 2018 Cumartesi