Bakteriler Genel Özellikleri


Kategoriler: 9. Sınıf Biyoloji, Biyoloji, Canlılar Dünyası

Bakteriler, prokaryot canlıların en yaygın ve en çok bilinen grubudur. Çok fazla çeşitlilik gösteren bu organizmaların faydalı veya zararlı yönden insan hayatına büyük etkileri vardır. Laboratuvarda kültürleri kolayca yapılarak üretilebilen canlılardır. Bakteriler ilk kez 17. yüzyılda Antony Van Leewenhoek tarafından mikroskopta gözlenmiştir.

Bakterilerin Genel Özellikleri

Bir hücreli mikroskobik organizmalardır. Şekil bakımından farklılık gösterirler. Yuvarlak, çubuk, spiral ve virgülü andıran bakteriler bulunur.



  • Hücre zarının dış kısmında hücre duvarı yer alır. Ancak hücre duvarının yapısı bitkilerden ve mantarlardan farklıdır. Bakterilerin hücre duvarı peptidoglikan içerir. Bu molekül kısa polipeptitlerle birbirine karşılıklı olarak bağlı olan değişikliğe uğramış şekerlerden oluşur. Hücre duvarı, hücreye destek olur ve onun biçimini belirler.
  • Birçok bakteride hücre duvarına ek olarak bir kapsül bulunur. Genellikle polisakkarit yapılı olan kapsül, bakterinin dirençliliğini ve hastalık yapabilme özelliğini artırır. Örneğin zatürre hastalığına neden olan bakteriler kapsüllüdür.

  • Bazı bakterilerin yüzeyinden uzanan kıl şeklindeki yapıya pilus (çoğulu pili) adı verilir. Bu yapılar bir bakteriyi diğerine bağlayarak genetik madde alışverişine yardımcı olur. Aynı zamanda bakterilerin bir yere tutunmasında kullanılır.
  • Kalıtım maddesini sitoplazmaya dağılmış olan DNA molekülü oluşturur. (Bakterilerde DNA’ya kromozom da denir.) DNA molekülü halkasal yapıdadır ve protein kılıf içermez.
  • Bakteri sitoplazmasında, hücre kromozomunun yanı sıra plazmit denilen küçük halka şeklinde DNA parçaları da bulunabilir. Plazmitler, bakterinin antibiyotik ve diğer bazı kimyasal maddelere karşı direnç oluşturmasını sağlayan genleri içerirler. Bir bakterinin sahip olduğu bu direnç özelliği, diğer bir bakteriye plazmit ile taşınabilir.

Dikkat: Plazmitler, genetik mühendisliği çalışmalarında çok önemli role sahiptirler. Bu yapılar canlılar arasındaki gen aktarımında vektör (taşıyıcı) olarak kullanılmaktadır.

  • Bakteri sitoplazmasının % 90’i sudur. Sitoplazma içinde DNA, RNA, ribozomlar, proteinler, glikojen ve yağ tanecikleri vardır.
  • Bakteri hücrelerinde çekirdek ve zarla çevrili organeller (mitokondri, endoplazmik retikulum, golgi cisimciği, lizozom, koful vb.) bulunmaz.
  • Bazı bakteriler kamçılarıyla aktif hareket edebilirken, bazıları toz parçacıklarına, su damlacıklarına tutunarak pasif hareket ederler.
  • Bakterilerin bazıları sadece oksijenli solunum bazıları da sadece oksijensiz solunum yapar. Ancak oksijensiz solunum yaptığı halde geçici olarak oksijenli ortamda yaşayabilen veya oksijenli solunum yaptığı halde geçici olarak oksijensiz ortamda yaşayabilen bakteriler de vardır.
  • Oksijenli solunum yapan bakterilerde solunum enzimleri hücre zarının içeri doğru kıvrımlar yapmasıyla oluşmuş mezozom denilen yapılarda ve sitoplazmada bulunur. Mezozomlar ökaryot canlılardaki mitokondrilerin görevini yapar.
  • Bakterilerin bazıları ototrof bazıları heterotroftur. Kendi besinlerini kendi yapan ototrof bakteriler enerji kaynağı olarak ya güneş ışığını ya da kimyasal enerjiyi kullanırlar. Güneş ışığını kullananlara fotoototrof, kimyasal enerjiyi kullananlara kemoototrof bakteriler denir. Heterotrof bakteriler ihtiyaç duydukları organik besin maddelerini dışarıdan almak zorundadır. Bunların bazıları parazit olup gereksinimleri olan besin maddelerini birlikte yaşadıkları canlıdan sağlarlar. Ayrıştırıcılar (saprotitler) ise ölü bitki ve hayvan artıklarındaki organik maddeleri kullanırlar.

Bakterilerde Üreme ve Genetik Çeşitlilik

Bakteriler ikiye bölünme yoluyla sadece eşeysiz olarak çoğalırlar. Bazı türler uygun koşullarda her 20 dakikada bir bölünür. Bu hızla tek bir hücreden üç gün içinde dünyanın ağırlığını geçecek bir koloni oluşması gerekirdi. Ancak doğal koşullardaki bakteri çoğalması, besinin tükenmesi ya da zehirli maddelerin birikerek koloniyi etkilemesi sonucu engellenmektedir. Bakterilerde, eşeysiz üreme sonucu genetik çeşitlilik oluşmaz.



Bakterilerde genetik çeşitliliğin ana kaynağı mutasyondur. (Mutasyon, DNA’nın nükleotit dizisinde meydana gelen bir değişikliktir.) Bunun dışında bireyler arasındaki genetik madde aktarımı da çeşitliliğe yol açar. Genetik madde aktarımının birinci yolu konjugasyon adını alır. Konjugasyonla, bir bakteriden diğerine piluslar sayesinde kurulan bir köprüden gen aktarımı yapılır. Geni aktaran hücre erkek, alan ise dişi olarak kabul edilir. Genetik madde aktarımının ikinci yolu, gen transferinin virüsler aracılığıyla gerçekleşmesidir. Genetik madde aktarımının üçüncü yolu ise bakterilerin çevrelerinde bulunan DNA parçalarını alarak kendi kromozomlarıyla birleştirmesidir.

Bakterilerde Endospor Oluşumu

Bazı bakteri türleri olumsuz çevre koşullarında endospor adı verilen kalın kılıflı bir yapıya dönüşür. Endosporlar besin ve su azlığı, aşırı sıcak ya da soğuk gibi zorlu koşullara dayanıklıdır. Birçok bakteriyi öldüren 100 °C’lik sıcaklık, endosporları kısa sürede öldürmek için yeterli değildir. Endosporların ana hücreden en önemli farklılıkları; dış kısmının geçirgen olmaması, su oranının düşük olması, çok az metabolizma ve enzim faaliyeti göstermesidir. Uygun olmayan şartlarda endosporlar yüzyıllar boyunca uyku halinde kalabilir. Ortam şartları düzeldiğinde ise endosporlar su alarak çoğalmaya yeniden başlar.

Dikkat: Bakterilerde endospor oluşumu bir üreme şekli değildir.

Bakterilerin Biyolojik ve Ekonomik Önemi İle İnsan Sağlığı Üzerine Etkileri



Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
13 Haziran 2020 Cumartesi