Alternatif Enerji Kaynakları Kimya Ayt


Kategoriler: Kimya

TEMİZ ENERJİ KAYNAKLARI

Fosil yakıtlar, yenilenemez ve çevreye zarar vermektedir. Çevre sorunlarını önlemek ve tükenme ihtimaline karşılık fosil yakıtların yerine yenilenebilir ve temiz enerji kaynakları kullanılmalıdır. Fosil yakıtlara alternatif olarak güneş enerjisi, jeotermal enerji, rüzgar enerjisi gibi çeşitli enerji kaynakları kullanılabilir.





Sürdürülebilir (Yenilenebilir) Enerji Kaynakları:

1.Hidroelektrik Santraller (HES): Akarsu ve nehir yataklarına kurulan HES’lerle suyun türbinleri çevirmesi sonucu oluşan hareket enerjisi elektrik enerjisine dönüştürülür.

HES, çevreye zararlı atık bırakmaz. Fakat suyun sıcaklığının artmasına ve su havzalarındaki doğal yaşamın bozulmasına yol açmaktadır.

2. Jeotermal enerji: Yer altındaki yüksek sıcaklığın etkisiyle oluşan sıcak su ve su buharının yeryüzüne çıkmasıyla jeotermal enerji kaynakları oluşur.

Sıcaklığı düşük olan kaynaklar (20—70 0C) ısınma amacıyla, orta sıcaklıktaki (70-150 0C) ve yüksek sıcaklıktaki (1500C’den fazla) kaynaklar ise elektrik üretimi ve ısınma amacıyla kullanılır.

Ülkemiz jeotermal enerji kaynakları açısından yüksek potansiyele sahiptir. Günümüzde elektrik ihtiyacımızın % 2’lik kısmı, bazı konut ve seraların ısıtılması jeotermal kaynaklarla yapılmaktadır.



Jeotermal kaynaklar, aşırı tuzlu olduğundan paslanmayı hızlandırır, Çevreye zararlı HES kazanların aşınmasına ve deprem olma riskinin artmasına yol açmaktadır.

3. Rüzgar enerjisi: Rüzgarın, rüzgar türbinlerini çevirmesi ile oluşan hareket enerjisi elektrik enerjisine dönüştürülür.

Rüzgar türbinlerinin oluşturduğu görüntü ve gürültü kirliliği olumsuz yönleridir.

4. Güneş enerjisi: Güneş panellerinde depolanan güneş enerjisi suyun buharlaşmasına ve oluşan buharların türbinleri çevirmesine yol açar. Oluşan hareket enerjisi elektrik enerjisine dönüştürülür.

Ayrıca güneş enerjisi sıcak su elde etmek amacıyla da kullanılmaktadır.

Hidrojen Enerjisi

Günümüzün önemli sorunlarından biri enerji ve enerji kaynaklarına sahip olma isteğidir. Bunun sebebi enerjiye olan talebin her geçen gün artmasıdır.

Fosil yakıtların yanması sonucu oluşan gazlar sera etkisi, ozon tabakasının incelmesi, asit yağmurları ve kirlilik gibi küresel sorunlara sebep olmaktadır. Bunun sonucunda uzmanlar alternatif (rüzgar, güneş, hidrojen enerji) enerji
kaynakları arayışına yönelmiştir. Hidrojen bir çok avantajından dolayı geleceğe yönelik enerji kaynaklarından görülmektedir. Günümüzde dünyadaki bir çok ülke enerji, çevre ve ekonomisi için hidrojen enerjisi teknolojisinin gelişimini hızlandırmaya çalışıyor.



Hidrojen, yanma enerjisi aynı ağırlıktaki benzine göre 2,75 kat daha fazla olan, zehirli etkisi olmayan ve çevre dostu alternatif bir yakıttır.

Bor mineralinden hidrojen eldesi

Hidrojenin depolanmasında güvenirliğin ve hafifliğin önemli olması sebebiyle hidrojenin hidrür yapısında depolanması ön plana çıkmıştır. Hidrürlerin içerisinde de bir bor bileşiği olan sodyum bor hidrür (NaBH4), diğerlerine oranla daha fazla birim hacimde hidrojen atomu içermektedir.

Bu şekilde hidrojen depolama ortamı olarak büyük önem kazanmakta ve en yaygın araştırma konusu olmaktadır.

Yakıt eldesi yönteminde sodyum bor hidrürün suyla karıştırılması sonucu elde edilen sıvı “yakıt” olarak kullanılaktadır.
Söz konusu yakıtın kimyasal reaksiyonu:

formülü üzerine kurulmuştur

Su içinde çözünen sodyum borhidrit bir karışım olarak depolanmaktadır. Bu yeni yakıt sistemi, yüksek enerji yoğunluğu, mükemmel güvenlik özellikleri, tutuşmaz, alev almaz ve olumlu çevresel etkiye sahip olması nedeniyle geliştirilmekte olan yeni enerji üretim sistemleri arasında dikkat çekmektedir.



Dünya bor rezervinin 3/4’ü Türkiye’de olduğu düşünüldüğünde ülkemizin gelişmesinde büyük katkı sağlayacak bir enerji kaynağıdır.

Nükleer Enerji

Günümüzde nükleer santraller sahip oldukları kendilerine has özelliklerden dolayı ülkelerin tercih ettiği bir elektrik enerji kaynağıdır.

Daha çevreci, güvenilir, ucuz, sürdürülebilir ve erişilebilir bir enerji kaynağına olan ihtiyaç, diğer alternatiflere göre nükleer santralleri ön plana çıkarmaktadır.

Nükleer santrallerin bazı özellikleri;

İklim ve doğa koşullarından etkilenmeden sürekli elektrik üretimi gerçekleştirir.

Sera gazı salımı yapmaz. Bu nedenle küresel ısınmayı önlemede önemli bir alternatiftir.

Elektrik birim maliyeti diğer yakıtlara nazaran daha düşüktür.

Türkiye’de Akkuyu ve Sinop nükleer santrallerinin yapımı devam etmektedir. Nükleer güç santrallerini sadece elektrik üretim tesisleri olarak değerlendirmemek gerekir. Yaklaşık 550 bin parçadan oluşan nükleer santral projesi, diğer sektörlere de sağlayacağı dinamizmle ve istihdam imkanıyla birlikte ülkemiz sanayisine önemli derecede katma değer sunacaktır.



Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
13 Haziran 2020 Cumartesi