Yerleşmeyi Sınırlandıran Faktörler


Kategoriler: 9.sınıf Coğrafya, Beşeri Sistemler: Yerleşmeler, Coğrafya



  • İlk yerleşme yerleri mağara ve ağaç kovukları olan insanlar avcılık ve toplayıcılıkla beslenip taştan yaptıkları aletlerle kendilerini korudular.
  • Hayvanları evcilleştirip tarımla birlikte yerleşik yaşama geçtiler.
  • Yerleşik yaşamla birlikte de dünyadaki ilk yerleşme alanları ortaya çıktı.

Gökırmak – Sarı Irmak (Çin)
Ganj – İndus (Hindistan)
Dicle – Fırat arası (Irak)
Nil vadisi (Mısır)

İlk yerleşmelerin olduğu alanlar ılıman iklim bölgeleri ve akarsu boylarıdır.

  • İnsanların yerleşik yaşama geçmesiyle farklı özellik ve fonksiyonlara sahip olan yerleşim birimleri ortaya çıkmış ve bunlar zamanla büyümüştür.

Dünya’nın çok az bir kısmı yerleşime elverişlidir. Dünya üzerinde yerleşim alanları düzenli dağılmamıştır. Yerleşmeler, bazı yerlerde yoğun, bazı yerlerde seyrektir. Hatta bazı yerlerde hiç yerleşme yoktur. Yerleşmeyi sınırlandıran başlıca faktörler şunlardır:

Denizler ve Okyanuslar



Dünya yüzeyinin % 71 ‘ini okyanus ve denizler kaplamaktadır. Bu nedenle yerleşmeler, geriye kalan % 29’luk bölümde yani kara alanlarında toplanmıştır. Denizler ve okyanuslar yerleşme alanını sınırlayan en önemli faktördür.

Buzullar

Kutup noktaları ve çevresindeki bölgelerde, sıcaklığın yıl boyunca O °C’nin altında olmasından dolayı, buzullar deniz seviyesine kadar inmiş durumdadır. Buzulların geniş yer kaplaması yerleşmeyi sınırlandırmıştır. Grönland, Alaska, Kanada’nın kuzey kesimleri, Sibirya ve İskandinavya’nın kuzey kesimlerinde, buzulların olumsuz etkisinden dolayı yerleşmelerin sayısı çok azdır. Güney Kutbu’ndaki Antarktika yerleşmenin olmadığı tek kıtadır.

Bilgi: Kutuplara yakın bölgelerde, ekonomik faaliyetlere bağlı olarak yerleşmelere rastlanabilmektedir. Örneğin, Rusya Federasyonu’nun 73° kuzey enlemindeki Dikson şehri Dünya’nın en kuzeyindeki şehirdir. Günümüzde madencilik faaliyetleri nedeniyle halen 3000 civarında kişi yaşamaktadır. Yine Rusya Federasyonu’nun kuzey sınırlarında yer alan Ust Nera şehri Dünya’nın en soğuk şehridir. Sıcaklıkların -60, -70°C’ye kadar düştüğü şehirde, zengin doğal gaz yatakları nedeniyle 10 000 civarında kişi yaşamaktadır.

Yükselti

Yükseklere çıkıldıkça sıcaklık ve yağış değerlerinin düşmesi, insan yaşamını ve insan faaliyetlerini olumsuz etkiler. Bu nedenle yüksek bölgelerde yerleşmeler seyrektir. Yükseltiye bağlı olarak yerleşmelerin son bulduğu yükseltiler yerleşmenin yükselti sınırını oluştur. Yerleşmenin yükselti sınırı, sıcaklığın azalmasından dolayı genel olarak, Ekvator’dan kutuplara doğru gidildikçe düşmektedir.



Diğer bir deyişle, Ekvator ve çevresindeki yüksek sıcaklık ve nemden dolayı yerleşim yeri olarak yüksek alanlar tercih edilirken, orta kuşakta ve kutuplara yakın alanlarda sıcaklığın ve nemin fazla olduğu yükseltisi az olan bölgeler yerleşim yeri olarak tercih edilir.

Ekvatoral bölgede yükseltisi 2000 metreyi aşan yerleşmeler bulunmaktadır. Örneğin, Bolivya’nın başkenti La Paz 3600 metrede, Ekvador’un başkenti Quito 2800 metre yükseklikte kurulmuştur.

Yer Şekilleri

Arazinin yüksek olmasının yanı sıra engebeli olması, ulaşım olanaklarını ve tarım alanlarını sınırlandırdığından, yerleşim alanları üzerinde de sınırlandırıcı bir etki yapar. Örneğin, Avrupa’da Alp, Asya’da Himalayalar, Kuzey Amerika’da Kayalık ve Güney Amerika’da And Dağları, yeryüzünde yerleşmelerin seyrek olduğu yerler arasındadır. Dünya genelinde yerleşmeler, engebeliliğin az olduğu ova ve plato alanlarında yoğunlaşmıştır.

Aşırı Sıcaklık ve Kuraklık

Sıcak ve kurak olan bölgeler, olumsuz iklim koşulları ve verimsiz toprak özelliğinden dolayı yerleşme için tercih edilmezler. Dönenceler çevresinde yer alan Büyük Sahra Çölü, Kalahari Çölü ve Avustralya’daki çöller ile Asya’nın iç kesimlerindeki Karakum, Taklamakan ve Gobi çölleri yerleşmelerin seyrek olduğu alanlardır.

Bilgi: Kuraklığın yerleşme üzerindeki olumsuz etkisi, diğer etkenlere göre daha kolay aşılabilmektedir. Bazı ülkeler çöllerde sulama olanaklarını artırarak, kuraklığın olumsuz etkisini azaltmış ve çöllerde yerleşmelerin kurulmasını sağlamıştır. Dubai, çölde kurulan ve gelişen şehirlere verilebilecek en güzel örneklerden biridir.



Bataklıklar ve Gür Ormanlar

Sıcaklık ve yağışın fazla olduğu iklim bölgelerinde ortaya çıkan bataklıklar ve gür ormanlar tarım, ulaşım ve yerleşme için uygun olmayan alanlardır. Ekvatoral bölgedeki Amazon ve Kongo havzaları, bataklık ve gür ormanlardan dolayı yerleşmelerin seyrek olduğu bölgelerdir.

Tarım Şehirleri: Tarımın yoğun olarak yaşandığı ilk yerleşim yerleridir.
Ticaret Şehirleri: Üretimin artması sonucunda ihtiyaç fazlası ürünlerin takas yoluyla satılmasıyla ortaya çıkmıştır.
Liman Şehirleri: İnsanların deniz aşırı ülkeleri tanımak ve bu ülkelere ulaşmak istemesi sonucu ortaya çıkmıştır.
İdari Şehirler: Nüfusun artmasıyla küçük ve büyük devletler ortaya çıkar ve idari merkezler oluşur.
Dini Şehirler: Din olgusuyla peygamberlerin yaşadığı ve dince kabul edilen kentlerdir.
Maden Şehirleri: Maden kaynakları bakımından zengin olan yerlerdir. Sanayi şehirlerini de oluşturur.
Turizm Şehirleri: Yoğun bir şekilde çalışmaya başlayan insanların dinlenmek ve eğlenmek isteğiyle turizm kentleri oluşmuştur.
Teknoloji Kentleri: Bilgi, İletişim ve teknolojideki hızlı değişim bilimsel çalışmaların yapıldığı kentleri ortaya çıkarmıştır. Bu kentlere teknokent veya bilişim kentleri de denir.

Dünya'nın her yeri yerleşmeye uygun değildir. Olumsuz doğa koşulları insanların yerleşmelerine sınır getirir.

Buzullarla Kaplı Alanlar (Kutup bölgeleri)
Çöl Bölgeleri
Dağlık ve Yüksek Alanlar
Okyanuslar ve Denizler
Ormanlar ve Bataklıklar
Su Yüzeyleri: Yerleşmeyi sınırlandıran önemli bir faktör olmakla birlikte bazı kıyılarda denizlerin doldurulmasıyla yerleşim alanları elde edilir.
Yüksek ve Engebeli Araziler: Yükseldikçe sıcaklıklar azalır, tarım ve ulaşım zorlaşır. (Himalayalar, kayalık, and ...)
Kuraklık: Çöl bölgeleri bu nedenle az nüfusludur. (Sahra, lahari ve Gobi gibi ...)
Gür Ormanlar: Tarım ve ulaşım zorlaşır. (Ekvatoral bölge, Amazon ve Kongo Havzaları)
Sanayi ve Teknoloji: Sanayi ile birlikte gelişen teknolojidir.

Günümüzde yerleşme alanlarının dağılışını belirleyen en önemli faktörlerden biri de sanayi ve teknolojidir.

Örneğin: La Paz kenti, Ekvatoral bölgede ve çok yüksekte olmasına rağmen buraya insanlar yerleşmiş ve zamanla Bolivya'nın başkenti olmuştur. Yerleşme alanlarının sona erdiği en yüksek seviyeye yerleşme üst sınırı denir. Yerleşme üst sınırının en yüksek oduğu yer yüksek sıcaklık ve nem oranından dolayı Ekvatordur. Ust Nera, Rusya Federasyonunda - 60°C - 70°C sıcaklıkların yaşandığı kent olmasına rağmen burada doğalgaz yataklarının bulunması insanların yerleşmesine neden olmuştur.

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
15 Haziran 2019 Cumartesi