İşgallerin Başlaması ve Milli Mücadeleye Hazırlık 12. Sınıf


Kategoriler: İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük 12. Sınıf, Milli Mücadele 12. Sınıf, Tarih

İzmir’in İşgali (15 Mayıs 1919)

Paris Barış Konferansı’nda İzmir ve çevresi Yunanistan’a verilmişti. Yunanistan, Batı Anadolu’daki Rumların can güvenliğinin tehdit altında olduğunu ileri sürerek 15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir’i işgal etti. İzmir’deki Rumların sevinç gösterileri altında İzmir’e giren Yunan askerlerine Hasan Tahsin adlı bir gazeteci ilk kurşunu sıkmış ve Batı Cephesi’ndeki ilk direnişi başlatmıştır.



İzmir’in işgalinin Sonuçları

  • İzmir’in işgali Türk milletinde büyük bir heyecana neden olmuş, Anadolu’nun birçok bölgesinde protesto ve mitingler düzenlenerek kınanmıştır.
  • Türk milletinin işgale gösterdiği tepkiden çekinen Anlaşma Devletleri İstanbul’daki gösteri ve mitingleri yasaklamışlardır.
  • Türk milletinde millî bilincin uyanmasında ve Kuvayımilliye birliklerinin oluşturulmasında etkili olmuştur.
  • Millî Mücadele’nin başlamasını hızlandırmıştır.

Amiral Bristol Raporu (11 Ekim 1919)

İzmir’i işgal eden Yunanlıların bölgede yaptıkları katliamlar Avrupa kamuoyunda Türkiye lehine bir durum ortaya çıkardı. Ayrıca Avrupa devletlerinin Batı Anadolu’daki ekonomik çıkarlarının da sarsılması üzerine ABD’li Amiral Bristol başkanlığında bir komisyon kurularak bölgeye gönderildi. Paris Barış Konferansı’na sunulmak üzere hazırlanan raporda,

  • Yunanlıların İzmir’i işgale gerekçe olarak sundukları, “Türklerin, Rumları katlettiği” şeklindeki iddiaların gerçek olmadığı
  • İzmir ve çevresinde Türk nüfusun çoğunluğu oluşturması nedeniyle, bölgenin Yunanistan’a katılamayacağı
  • Yunan askerlerinin geri çekilerek yerlerini Anlaşma Devletleri askerlerine bırakması gerektiği

dile getirilmiştir.



Kuvay-ı Millîye Direnişi: Bağımsızlık Ruhu

Mondros Ateşkesi’nin ardından başlayan işgallere karşı Türk halkının teşkilatlanarak oluşturduğu direniş ruhuna Kuvayımilliye, teşkilatına ise Kuvayımilliye teşkilatı adı verilmiştir. İlk olarak Güney Cephesi’nde ardından da Batı Cephesi’nde Kuvayımilliye birlikleri oluşturulmuştur.

Kuvayımilliye birliklerinin kurulmasında;

  • Mondros Ateşkes Anlaşması hükümleri doğrultusunda Türk ordusunun terhis edilmesiyle Anadolu’nun savunmasız kalması
  • İstanbul Hükümetinin işgaller karşısında sessiz kalması
  • Anlaşma Devletlerinin Mondros Ateşkes Anlaşması’nın hükümlerini tek taraflı uygulayarak Anadolu’yu işgal etmeye başlamaları

etkili olmuştur.

İşgalci güçlere karşı ilk direniş Hatay ilinin Dörtyol ilçesinde başlamıştır (19 Aralık 1918). Kısa sürede Maraş, Urfa ve Antep’te de Fransızlara karşı büyük bir mücadele başlatılmıştır. Kuvayımilliye hareketi, Ege Bölgesi’nde ise ilk defa Yunanlıların İzmir’i işgal etmesine tepki olarak doğmuştur.

Kuvayımilliye birlikleri;

  • Batı Anadolu’daki Yunan ilerleyişini yavaşlatmışlardır.
  • Güney illerinin işgalden kurtulmasına katkı sağlamışlardır.
  • Rum ve Ermeni çetelerine karşı halkı korumuşlardır.
  • TBMM’ye karşı çıkarılan isyanları bastırmada önemli rol oynamışlardır.
  • Düzenli ordunun kurulmasına zemin hazırlamışlardır.

Kuvayımilliye’nin tek merkezden yönetilmeyen düzensiz birlikler olmaları, düşmanı yurttan atacak güçten yoksun olmaları, ihtiyaçlarını karşılamada halka baskı uygulamaları bu birliklerin kaldırılarak düzenli orduya geçilmesini zorunlu kılmıştır.



Kuvayımilliye’nin Millî Mücadele’ye Sağladığı Yararlar

  • Yunan ordularının Anadolu’da rahatça ilerlemelerini engellemişlerdir.
  • Türk köylerini Rum ve Ermeni çetelerin saldırılarına karşı korumuşlardır.
  • Güney Cephesi’nde Kuvayımilliye birliklerinin gayretleriyle Urfa, Antep ve Maraş işgalden kurtarılmıştır.
  • İç ayaklanmaları bastırmışlardır.
  • Düzenli ordunun kurulması ve teşkilatlanması için zaman kazandırmışlardır.
  • Millî Mücadele’nin ilk silahlı direniş gücü olmuşlar, düzenli ordunun temelini oluşturmuşlardır.
  • Ulusal bilincin uyanmasını sağlamışlardır.

 Cemiyetler: Direniş ve Kurtuluş Yolları Arayışı

Anlaşma Devletleri, Mondros Ateşkesi’nin 7. maddesine dayanarak yurdun çeşitli yerlerini işgale başladılar. İstanbul Hükümetinin teslimiyetçi tutumu ve işgalci güçlerin zulümleri karşısında direnişe geçen Türk milleti, siyasi olarak Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, askerî olarak ise Kuvayımilliye adı altında örgütlenmiştir. Osmanlı Hükümetinin politikalarına bağlı kalınarak ya da güçlü devletlerin manda ve himayesiyle kurtuluşun gerçekleşeceğini düşünen kişilerde çeşitli cemiyetler kurmuşlardır. Ermeni ve Rumlar da Anlaşma Devletlerinden aldıkları destekle kendi devletlerini kurmak için çalışmalar yürütmüşlerdir.

Millî Cemiyetlerin Genel Özellikleri

  • Mondros Ateşkesinden sonra işgallerin başlaması ve İstanbul Hükümetinin işgallere karşı kayıtsız kalması üzerine Türk halkı tarafından kurulmuşlardır.
  • Bir yandan işgal güçlerine, bir yandan da azınlıklara karşı mücadele etmişlerdir.
  • Birbirinden habersiz kurulan millî Cemiyetler, bulundukları bölgelerin kurtuluşunu ve bağımsızlığını sağlamayı amaçlamışlardır.
  • Kuruluşlarında Türkçülük duygusu hakimdir.
  • Çıkardıkları dergi ve gazetelerle, düzenledikleri mitingler ve kongrelerle millî bilincin uyanmasına katkı sağlamışlardır.
  • Sivas Kongresi’nde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirilmişlerdir.

Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a Çıkışı (19 Mayıs 1919)



Havza Genelgesi (28 Mayıs 1919)

Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919)



Erzurum Kongresi (23 Temmuz-7 Ağustos 1919)



Sivas Kongresi (4-11 Eylül 1919)

Amasya Görüşmeleri (20–22 Ekim 1919)

Temsil Heyeti’nin Ankara’ya Gelmesi (27 Aralık 1919)

Mustafa Kemal, Mebuslar Meclisinin İstanbul’da toplanması kesinleşince Sivas’ta komutanlarla görüşmüş, görüşme sonunda Temsil Heyetinin Ankara’ya taşınmasına karar verilmiştir. Bu kararın alınmasında Ankara’nın, Ali Fuat Paşa’nın emrindeki millî kuvvetlerin kontrolünde, güvenli bir yer olması, İstanbul’daki gelişmeleri yakından izleme olanağının bulunması, Batı Cephesi’ne yakın olması demir yolu ulaşımı ve haberleşme yönünden elverişli olması etkili olmuştur. Mustafa Kemal ve Temsilciler Kurulu üyeleri 27 Aralık 1919’da Ankara’ya geldiler. Ankara, bu tarihten itibaren Millî Mücadele’nin merkezi olmuştur.



Son Osmanlı Mebusan Meclisi ve Misak-ı Millî (12–28 Ocak 1920)

İstanbul’un Resmen İşgali (16 Mart 1920)

Soru: Mustafa Kemal, 28 Mayıs 1919’da komutanlara, valilere ve ulusal kuruluşlara gönderdiği genelgede, işgalleri protesto için düzenlenecek mitinglerin köylere kadar yayılmasını istemiştir.
Mustafa Kemal’in bu tutumuyla öncelikle aşağıdakilerden hangisini amaçladığı savunulabilir?
A) İstanbul Hükümeti üzerindeki baskının sona ermesini
B) Anlaşma Devletleri arasında görüş ayrılıklarının çıkmasını
C) Dünyada Türk davası lehine kamuoyu oluşmasını
D) Vatanın bağımsızlığı ve bütünlüğü için millî bilincin uyanmasını
E) Mebusan Meclisinin açılmasını

Soru: Amasya Genelgesi’nde, “Her türlü etki ve denetimden uzak bir ulusal kurulun varlığı şarttır.” kararının alınmasında aşağıdakilerden hangisinin etkili olduğu savunulabilir?
A) Paris Barış Konferansı’nda Osmanlı Devleti’yle yapılacak barış koşullarının belirlenememesinin
B) Osmanlı Hükümetinin Anlaşma Devletlerinin baskısı altında olmasının
C) Anadolu halkını Osmanlı halifesinin etrafında birleştirme isteğinin
D) İşgal devletleri arasında çıkar çatışmalarının çıkmasının
E) Kuvayımilliye birliklerinin işgallerin durdurulmasında yetersiz kalmasının

Soru: “Manda ve himaye kabul edilemez.”
Erzurum ve Sivas Kongrelerinde alınan bu karara dayanarak Kurtuluş Savaşının parolası olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilebilir?
A) “Yurtta sulh, cihanda sulh!”
B) “Ne mutlu Türk’üm diyene”
C) “Ya istiklal ya ölüm!”
D) “Bir Türk dünyaya bedeldir.”
E) “Egemenlik verilmez, alınır.”

Soru: “Anlaşma Devletleri ile Osmanlı Devleti arasında toplanacak konferansa Temsil Heyeti tarafından uygun görülen kimselerin katılması sağlanacaktır. Temsil Heyetinin rızası olmadan düşmanlarla barış görüşmelerine gidilmeyecektir.”
Amasya Protokolü’nde yer alan bu hüküm ile ilgili,
I. Barış görüşmelerine ulus haklarını savunacak delegelerin katılması amaçlanmıştır.
ll. Temsil Heyeti dış politikada İstanbul Hükümeti üzerinde denetim kurmak istemiştir.
lll. Temsil Heyeti üyeleri padişah tarafından Seçilmiştir.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
A) Yalnız l B) Yalnız Il C) Yalnız lll
D) l ve ll E) ll ve lll



Soru: Erzurum Kongresi’nin aşağıdaki maddelerinden hangisiyle hem işgalcilere hem de saltanata karşı çıkıldığı savunulabilir?
A) Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür. Birbirinden ayrılamaz.
B) Kuvayımilliyeyi etkili ve millîiradeyi hâkim kılmak esastır.
C) Hristiyan azınlıklara siyasi hâkimiyet ve sosyal dengemizi bozacak imtiyazlar verilemez.
D) Manda ve himaye kabul olunamaz.
E) Mebuslar Meclisinin derhal toplanması için çalışılacaktır.

Soru: Aşağıdakilerden hangisi, Sivas Kongresi’nin sonuçları arasında gösterilemez?
A) işgallere karşı ilk protesto mitinglerinin düzenlenmesi
B) İrade-i Milliye gazetesinin çıkarılması
C) Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin kurulması
D) Manda ve himaye tartışmalarının sona ermesi
E) Damat Ferit Hükümetinin düşürülmesi

Soru: Temsil Heyeti Başkanı Mustafa Kemal Paşa ile İstanbul Hükümeti temsilcisi Salih Paşa arasında yapılan Amasya Görüşmeleri’nde, Mebusan Meclisinin açılması konusunda taraflar görüş birliğine varmışlardır. Mustafa Kemal Paşa’nın bu yolla aşağıdakilerden hangisini amaçladığı savunulabilir?
A) Hükümet faaliyetlerinin, millî iradenin denetimi altında yürütülmesini
B) İstanbul Hükümetinin otoritesinin güçlendirilmesini
C) Temsil Heyeti üyelerinin Meclis tarafından seçilmesini
D) Millî Mücadelenin İstanbul’dan yürütülmesini
E) Geçici bir hükümetin kurulmasını

Soru: l. Sivas Kongresi’nin dağıtılmak istenmesi
Il. Temsil Heyetinin kurulması
lll. Batı Anadolu’da kongrelerin toplanması
IV. Misakımillî’nin kabul edilmesi
V. Amasya Genelgesi’nden sonra Mustafa Kemal’in İstanbul’a geri çağrılması
Kurtuluş Savaşı’nın hazırlık döneminde görülen yukarıdaki gelişmelerden hangileri, Millî Mücadele’yi engellemeye yöneliktir?
A) I ve ıı B) l ve V c) Il ve ııı
D) ııı ve ıv E) ıv veV

Soru: Osmanlı Mebusan Meclisinin Misakımillî kararlarını kabul etmesi üzerine İstanbul’u işgal eden Anlaşma Devletleri, işgalin geçici olduğunu ve padişahın isyanlara karşı korunduğunu ileri sürmüşlerdir. Anlaşma Devletleri bu tutumlarıyla aşağıdakilerden hangisini hedeflemişlerdir?
A) Türk halkının tepkisini önlemeyi
B) Padişahın otoritesini sağlamlaştırmayı
C) Halkın, Millî Mücadele’yi desteklemesini sağlamayı
D) Düzenli ordunun oluşturulmasını hızlandırmayı
E) İç isyanları azınlıklar lehine sonuçlandırmayı

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
13 Haziran 2020 Cumartesi