Fabl Genel Özellikleri

  • Fabllar, olaya dayalı sanatsal metinlerdir.
  • Fabllarda, sembolik ve alegorik bir anlatım benimsenir.
  • Fabllarda, özellikle “teşhis” (kişileştirme) ve “intak” (konuşturma) sanatları kullanılır.
  • Fabllarda verilen ahlak dersi bir cümleyle özetlenir ve “Kıssadan hisse” niteliği taşır.
  • Fabllar, genellikle manzum biçimde yani ölçülü uyaklı olur.
  • Fabllar, oldukça kısa yazılardır.
  • Fabllar, öğretici ve eğitici nitelikler taşır.
  • Fabllarda dostluk, dayanışma, öfke, kurnazlık, korku, kıskançlık, cesaret, kibir, kahramanlık gibi konular işlenir.
  • Fabllar, bazı kaynaklarda “didaktik şiir” türüne dâhil edilir.
  • Fabllar, masallardan farklı olarak anonim değildir, yani yazarları bellidir.
  • Fabllar, sade ve anlaşılır bir dille yazılırlar.
  • Fablları, masallardan ayıran en önemli özellik, fablların sonunda ahlak dersinin yer almasıdır.
  • Fabllarda, masallarda yer alan “cin, peri, Kaf Dağı, Zümrüdüanka, dev” gibi unsurlara yer verilmez.
  • İyi bir şiirde bulunan nitelikleri taşır. Şiirsel ifadelere yer verilir. Öğretici üslup benimsenir.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Kahramanları bitki, cansız varlık, hayvan gibi insan dışındaki varlıklardır. Öğreticilik amaçlanır, okura bir konuda ders verme amacı güdülür. Özellikle çocuklara, iyi ve ahlaki davranışlar kazandırma bakımından eğitici özellikler taşır. Bir ahlâk ilkesini veya bir davranış kuralını semboller aracılığıyla anlatır. Kahramanlar, kendi özelliklerini korumakla birlikte insan gibi konuşturulur. Ayrıca kahramanlar olağanüstü güçlere sahiptir. Yalın, gülmece ağırlıklı ahlaki öyküler olan fabllar, masallar gibi, sözlü edebiyat ürünleridir. Şehzade, ihtiyara teşekkür etmiş, elini öpmek için eğildiği zaman karşısında kimseyi bulamamış, İhtiyar birdenbire ortadan yok olmuş. Hemen yola çıkarak yürümeye başlamış. Çok geçmeden dağın arkasına varmış. Biraz sonra gül bahçesine ulaşmış. Güllerin arasına dalmış. Elleri dikenlerden kan içinde kaldığı hâlde, bir gül koparıp “Ne güzel güller!" diye koklamış. Oradan çıkmış. Suyu kan gibi akan dere ile karşılaşmış. Kenarına gidip eğilmiş, "Aman ne temiz su!" diyerek biraz içmiş, kalkıp yolu- na devam etmiş. Köpeğin önündeki otu, atın önüne, atın önündeki eti de köpeğin önüne koyarak oradan uzaklaşmış. Biraz sonra karşısına iki kapı çıkmış. Açık kapıyı kapatmış, kapalı kapıyı açarak içinden geçmiş ve devin meyve bahçesine girmiş. Yukarıda verilen metin bir masalın hangi bölümünü oluşturmaktadır?