1980 Sonrası Türk Şiiri Temsilcileri Özellikleri AYT


Kategoriler: Türk Dili ve Edebiyatı

1980 SONRASI TÜRK ŞİİRİ

1980 şiiri “80 Askeri Darbesi”nin gölgesinde gelişmiştir. 1980 şiiri, tek tip bir şiir değildir. İmgeci şiirden anlatımcı şiire, marjinal şiirden geleneksel şiire pek çok şiir anlayışı bir aradadır. Üstelik farklı anlayıştaki şairlerin şiirleri aynı dergilerde yayımlanmıştır. 1980 şiirinin genel özellikleri şunlardır;



Özgün imgelere başvurmuşlar, imgeyi ön plana çıkarmışlar, genellikle kapalı anlatımı benimsenmişlerdir.

Şiiri düzyazıya yaklaştırmışlar, büyük harf ve noktalama işaretlerini genelde kullanmamışlardır.

Şiiri araç olarak değil amaç olarak görmüşlerdir.

Yer yer halk ve divan şiiri gelenekleriyle dünya şiirinin çağdaş örnekleri arasında ilişkiler kurmuşlardır.

Dünya görüşierini yansıtabilmek için şiirin tekniklerini yansıtmaktan taviz vermemişlerdir.

Başta İkinci Yeni olmak üzere, Türk şiirinin çeşitli şair ve akımlarından etkilenmişlerdir.

Biçim bakımından ironiden öykülemeye, imgecilikten somut şiire uzanan geniş bir alana yayılmıştır.

12 Eylül darbesinin etkisiyle söylevci-Slogancı anlayıştan saf şiire doğru değişme olmuştur.



Bireyin toplum, kültür ve varlık karşısındaki konumunu farklı bakış açılarıyla anlatmışlardır.

— 1980 şiirindeki eğilimler aşağıda açıklanmıştır:

1) İmgeci Şiir: 1980 Kuşağı imgeci şairleri özellikle “estetik” kavramı üzerinde durmuşlardır. Şiirin bir imge sanatı olduğunu, şiirin imgelerle yazılması gerektiğini düşünen imgeci şairler toplumcu şiire ve anlatımcı şiire karşı çıkmışlardır. Temsilcileri: Tuğrul Tanyol (1953-…), Metin Celal (1961—…), Mehmet Müfit (1952—…), Enver Ercan (1958-…), Oktay Taftalı (1958—…), Ahmet Güntan (1955—…), Seyhan Erözçelik (1962-2011), Sami Baydar (1961—2012), Nilgün Marmara (1958—1987)

2) Anlatımcı (Narrative) Şiir: Anlatımcı şiir, başı sonu belli olan, bir hikâyeye dayanan, olay örgüsü ve kişileri olan, neden-sonuç ilişkisine dayanan şiirdir. Temsilcileri: Şavkar Altınel (1953-…), Roni Margulies (1955—…)

3) Folklorik / Mitolojik Şiir: Halk şiirine, halk kültürüne ve yerel değerlere dayanan şiir anlayışıdır. Yaşar Miraç Karadeniz folklorunu, Adnan Özer Trakya folklorunu, Murathan Mungan Doğu folklorunu ön planda tutmuştur. Temsilcileri: Yaşar Miraç (1953-…), Müslim Çelik (1951-…), Adnan Özer (1 957-. ..)

4) Mistik-Metafizikçi Şiir: Kimi eleştirmenler “Müslüman şiir, İslamcı şiir” olarak nitelemiş ancak bu adlandırmalar uygun görülmemiştir. 1980 kuşağı mistik-metafizik şairleri, Necip Fazıl ve Mehmet Akif’ten değil, Sezai Karakoç ve İsmet Özel’den büyük ölçüde etkilenmişlerdir. Temsilcileri: İhsan Deniz, Lale Müldür, Mehmet Ocaktan, Osman Konuk, Gülseli İnal, Necat Çavuş, Arif Dülger, Hüseyin Atlansoy, Ali Günvar, Ebubekir Eroğlu, Cahit Koy’tak

5) Gelenekselci Şiir: Gelenekselci şiiri benimseyen şairler, Cumhuriyet döneminin bazı şairlerini usta kabul etmişler, onların şiirleri doğrultusunda yazmışlardır. Gelenekselci şiirde kimi zaman dolaylı kimi zaman doğrudan bir usta—çırak ilişkisi vardır. Gelenekselci şiir anlayışını benimseyen şairler; metinlerarası ilişki, eski sözcüklere yer verme, geleneğe dayalı söyleyiş kullanma, klasik mazmunlara yer verme, eski temaları diriltme gibi özellikler taşır. Temsilcileri: Osman Hakan A. (1959—…), Vural Bahadır Bayrıl (1962-…), Sefa Kaplan (1956—…)

6) Toplumcu Gerçekçi Şiir: Slogancı bir söyleyişi benimsemişlerdir. Toplumcu-gerçekçi şiir bu dönemde hapishanelere vurgu yapmıştır. 1988’de yayımlanan “Yenibütün: Kendini Biriktiren Bireyin Şiiri” başlıklı manifesto (bildiri) toplumcu söylemi ortaya koyar. Temsilcileri: Salih Bolat (1956-…), Şükrü Erbaş (1953—…), Nevzat Çelik (1960-…), Orhan Alkaya (1958—…), Emirhan Oğuz (1958-…), Akif Kurtuluş (1959-…), Tuğrul Keskin (1961- …), Hüseyin Haydar (1956-…), Ali Asker Barut (1964-…)

7) Beatnik—Marjinalci Şiir: 1960’larda Amerika’da gelişen “Beat generition” hareketinin edebiyatımızdaki yansımasıdır. Kurallara karşı çıkma, yeraltını, isyankârlığı, aykırılığı yansıtma, uçlarda yaşayanların dünyaya bakışını anlatma marjinalci şiirin temel özellikleridir. İlk olarak Ece Ayhan ve Can Yücel’in şiirini etkileyen Beatnik şiirin asıl temsilcisi Küçük İskender’dir.

8) Yeni Garipçi Şiir: Orhan Veli’nin şiir anlayışını 1980’den sonra devam ettirmişlerdir. Yeni Garipçi şiirin temsilcileri şunlardır: Oğuzhan Akay (1955—…), Metin Üstündağ (1965-…), Akgün Akova (1962—…)



HAYDAR ERGÜLEN (1956—…)

Kendisine özgü temalarda derinleşmesi, sözcük ve imge kadrosunu bilerek dar tutması, onun başlıca özellikleridir.

Müzikaliteyi, imajları geniş dizeli şiirlerinde ustaca şekillendirir.

Her şiirini bir imge etrafında şekillendirir, şiirlerinde çağrışım zenginliğine yer verir.

Şiirlerinin içeriğiyle insana verdiği değeri gösterir.

İnsan-dünya ilişkisini, insanın varoluşunu: ölüm-yaşam karmaşasını sorgular; ölüm, yalnızlık, yabancılaşma, hüzün, çocukluk, anne, hayat, dostluk, kardeşlik, sevgi, aşk gibi konuları işler.

Eserleri
Şiir: Karşılığını Bulmamış Sorular, Sokak Prensesi, Sırat Şiirleri, Eskiden Terzi, Ölüm Bir Skandal, Karton Valiz, Nar, Hafız ile Semender, Keder Gibi Ödünç, 40 Şiir ve Bir, Yağmur Cemi, Hafıza, Üzgün Kediler Gazeli, Zarf, Aşk Şiirleri Antolojisi

MURATHAN MUNGAN (1955-…)

Şiirlerinde folklor ögelerinden geniş ölçüde yararlanırken Doğu’nun kültürel zemininde yürüyen şairlerdendir.

Şiirlerindeki tema ve söyleyişler halk hikâyelerinden seçilmiş izlenimi verir.

Şiirleri geniş ölçüde folklorik ögelere dayanır ama daha çok lirik aşk şiirleriyle tanınır.

Eserleri



Oyun: Geyikler Lanetler, Mahmud ile Yezida, Taziye, Bir Garip Orhan Veli

Şiir: Osmanlıya Dair Hikayat, Kum Saati, Şahtiyan, Yaz Sinemaları, Yaz Geçer, Omayra, Metal, Oyunlar İntiharlar Şarkılar, Timsah Sokak Şiirleri, Erkekler İçin Divan, Mürekkep Balığı, Başkalarının Gecesi, Oda Poster ve Şeylerin Kederi, Eteğimdeki Taşlar, Dağ

Hikâye: Son İstanbul, Kırk Oda, Lal Masallar, Kaf Dağının Ölümü, Üç Aynalı Kırk Oda

Roman: Yüksek Topuklar, Şairin Romanı

HÜSEYİN FERHAD (1954-…)

Folkloru güncel yanıyla değil daha çok tarihsel yönüyle kaynak olarak seçmiştir.

Mitolojiyi önceleyen bir şairdir, kendisini “öznel gerçekçi” olarak tanımlamıştır.

Eserleri

Şiir: Deniz Çobanları, Ve Yürürdük Gecenin Ateşleri İçinden, Söyle Gölgen de Gitsin, Hayal Ülkesinin Keşfi, Kılıç İpekte Sınanır, Hazer İçin Birkaç Sarı Gül, Simurg, Beni de Ezberine Al

LALE MÜLDÜR (1956-…)

Bir dönem “İslamcı duyuşu, Müslümanca yaşayışı benimsediğini” söylese de sonraları bundan vazgeçmiş, şiirinin kaynaklarını sadece mistik verimlerle sınırlı tutmamış, farklı ayrıntılara açık olmuştur.

Şiiri mistisizme dayanan kimi zaman İslamiyet’in, kimi zaman da Hıristiyanlık veya Musevilik’in mistik-metafizik kültüründen yoğun biçimde beslenen bir şiirdir.

Bir kısmı İngilizce olan şiirlerinin yanı sıra şiirlerinde bol miktarda İngilizce sözcük ve terim kullanmıştır. Şiirlerinde noktalama işaretlerini pek kullanmamıştır.



Eserleri

Şiir: Uzak Fırtına, Voyıcır 2, Seriler Kitabı, Divanü Lügati’t—Türk, Kuzey Defterleri, Ultrazone’da Ultrason, Güneş Tutulması 1999, Buhurumeryem, Siyah Sistanbul, Saatler/Geyikler, Anemon

Roman: Bizansiyya

HÜSEYİN ATLANSOY (1962-…)

Mistik-metafizikçi eğilimli şairler içerisinde hayatla birebir ilişkisinin yetkin örneklerini vermiştir.

Dünyadan, çevreden, eşyadan, günlük hayattan yola çıkarak var olanın ötesini kurcalayan, sorgulamalarını buradan yapan bir şairdir.

Şiirlerinde, kimi zaman derin bir lirizm kimi zaman sürprizlerle dolu bir ironi boy gösterir.

Metafizik kaygıyı önce fiziğe bulaşarak, önce fiziğe dokunarak, fiziği çözüp ayrıştırarak vermeye çalışması şiirlerinin ayırıcı özelliğidir.

Şiirlerinde, imge ve çağrışımlara ağırlık vermiştir.

Eserleri
Şiir: İntihar İlacı, Balkon Çıkmazında Efendilik Tarihi, Şehir Konuşmaları, Kaçak Yolcu, İlk Sözler, Karşılama Töreni, Su Burcu, Yarın Bekleyebilir

AHMET ERHAN (1958-2013)

Şiirde değişiklikten değil ısrardan, derinleşmeden yanadır.

Şiirlerindeki toplumculuğu “vicdani” bir toplumculuktur.

Şiirlerinde, kişisel bakış açısına ve duyarlığına yaslanan bir gerçeklik görülür.

Şiirlerinde Akdeniz duyarlığını yansıtmaya çalışmıştır.



Şiirlerinde aşk, yalnızlık, hastalık, ölüm korkusu, fizyolojik çöküş, yaşlılık gibi temaları işlemiştir. “Alacakaranlıktaki Ülke” kitabı 1980 şiiri için bir anıttır.

“Bugün de Ölmedim Anne” adlı şiiri bestelenmiştir.

Eserleri

Şiir: Alacakaranlıktaki Ülke, Yaşamın Ufuk Çizgisi, Akdeniz Lirikleri, Ateşi Çalmayı Deneyenler İçin, Ölüm Nedeni Bilinmiyor, Kuş Kanadı Kalem Olsa, Resimli “Ahmetler” Tarihi, Sevda Şiirleri, Kaybolmuş Köpek İlanı, Şehirde Bir Yılkı Atı, Çağdaş Yenilgiler Ansiklopedisi,

Öykü: Köpek Yılları

SUNAY AKIN (1961-…)

1980’lerin ortasında başladığı şiir serüvenine 1990’larda hız vermiş, daha sonra şiirden uzaklaşmıştır.

1990’ların sonlarına doğru çeşitli sahnelerde tek kişilik gösteriler düzenlemiş, ardından televizyon programlarında yer almaya başlamıştır, şiiri nerdeyse bırakan Sunay Akın, hâlâ televizyon programlarına devam etmektedir.

Orhan Veli tarzı kısa şiiri benimsemiştir. Şiir kitapları arasında Makiler, Antik Acılar, Kaza Süsü, 62 Tavşanı, Çorap Kaçığı vardır.

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
20 Haziran 2020 Cumartesi