Türklerde İslam Anlayışının Oluşmasında Etkili Olan Şahsiyetler


Kategoriler: Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi

Türklerde İslam Anlayışının oluşmasında Etkili Olan Şahsiyetler

Türklerde İslam anlayışının oluşmasında Allah ve Hz. Muhammed sevgisini, hoşgörüyü ve yardımlaşmayı öğütleyen tasavvuf önderleri etkili olmuştur. Kur’an ve sünnete dayalı çözümler üreten alimlerin de İslam anlayışının oluşmasına katkıları olmuştur. Ayrıca sanat, edebiyat, mimari ve musiki gibi birçok alanda yaptıkları çalışmalarla birçok bilgin, Türklerin İslamiyet anlayışının, kültür ve medeniyetinin oluşumuna öncülük etmişlerdir.



1. Ebu Hanife

Asıl adı Numan bin Sabit olan Ebu Hanife, M. 1599’da Küfe’de doğdu ve M. 767’de Bağdat’ta vefat etti. Ebu Hanife, İslam hukukunu sistemleştirmiş ve Hanefilik mezhebinin önderi olmuştur. Ebu Hanife, Kur’an ve Hz. Peygamberin sünnetini yorumlamıştır. Kendisi hem ticaretle hem de ilimle uğraşmıştır. Ebu Hanife, üstün zekâsı ile Kur’an ve sünnete dayanarak dinî meselelerde getirmiş olduğu yorumlarla insanlara büyük kolaylıklar sağlayan yorumlar yapmıştır. Hanefilik mezhebi, başta Türkler olmak üzere Arap olmayan halklar arasında daha fazla yayılmıştır. En meşhur eseri Fıkh-ı Ekber’dir. Ebu Hanife’nin görüşleri daha çok Türkiye, Hindistan, Pakistan, Afganistan, Çin, Orta Asya ve Balkanlar’da yaygındır.

2. Maturidi

İmam Maturidi, M. 852’de Semerkant’ta doğdu ve M. 944’te aynı yerde vefat etti. Maturidi, Hanefilik mezhebinin yaygın olduğu bir ortamda yetişmiş ve genç yaşta ilim tahsil ettiği medresenin başına geçmiştir. Kelam, tefsir ve fıkıh alanında birçok eser vermiştir. Te’vilatu’l-Kur’an adlı tefsir kitabı en önemli eserlerinden biridir. Maturidi’nin akılcılık ve hoşgörü temellerine dayalı dini anlama ve yorumlama biçimi Maturidilik ekolünün doğmasına neden olmuştur. Bu ekol, önceleri Horasan ve Maveraünnehir’de, sonraları da Afganistan, Pakistan, Hindistan, Doğu Türkistan, Malezya, Endonezya, Kafkaslar, Rusya, Türkiye, Ortadoğu ve Balkanlar’da yaşayan Müslümanların büyük bir kısmı tarafından benimsenmiştir. Maturidi’ye göre insan, aklıyla Allah’ı bilebilir ve ancak güç yetirebildiği şeylerden sorumludur.



3. Şafii

Asıl adı Muhammed bin İdris olan İmam Şafii, M. 767’de Filistin’in Gazze şehrinde doğdu ve M. 820’de Mısır’da vefat etti. İmam Şafii, ilim için önce Mekke’ye, daha sonra da Medine’ye gitmiş, burada İmam Malik’ten ders almıştır. İmam Şafii, Abbasiler Döneminde yaşamıştır. Bu devirde Yunan felsefesi ile İran ve Hint kültürüne ait eserler Arapçaya tercüme edilmiştir. İmam Şafii, Şafiilik mezhebinin temellerini oluşturan ve İslam hukuk metodolojisi olan “Risale” isimli eseri yazmıştır. Şafii’nin Bağdat ve Mısır’a yaptığı iki seyahat düşünce dünyasında büyük değişikliklere neden olmuştur. Ömrünün sonlarına doğru Mısır’a yerleşmiş ve burada vefat etmiştir. İmam Şafii’nin görüşleri daha çok; Mısır, Suriye, Irak, Hicaz, Kuzey Afrika’nın bazı bölgeleri ile Anadolu ve Horasan gibi bölgelerde ve Türkiye’nin doğu ve güneydoğusunda yaygındır.

4. Eş’ari

Yemenli sahabe Ebu Musa el-Eş’ari’nin soyundan gelen Eş’ari, M. 874’de Basra’da doğmuş ve M. 9136’da Bağdat’ta vefat etmiştir. İlk eğitimini babasından alan Eş’ari, sade bir hayat sürmüş, İslam’ın inanç konularını aklın ilkeleriyle savunarak Kur’an ve sünneti ön plana çıkarmıştır. Akli metotları kullanması Irak’ta büyük yankı uyandırmış ve farklı fıkıh ekollerine mensup olan âlimleri etkilemiştir. Bu sayede Eş’ari’nin ekolü, kısa bir zamanda yayılmıştır. Eş’ari’nin görüşleri, Hindistan’dan Endülüs’e kadar uzanan bir coğrafyada yaşayan ve farklı etnik kökenlere mensup olan birçok Müslüman tarafından benimsenmiştir. Onun özellikle İslam’ın inanç esasları ile ilgili görüşleri Türkler arasında yayılmış ve kabul görmüştür.

5. Ahmet Yesevi

Türk tasavvuf geleneğinin öncüsü olan Hoca Ahmet Yesevi, bugünkü Kazakistan’ın Çimkent şehri yakınlarındaki Sayram kasabasında doğmuş, Türkistan’ın Yesi şehrinde M. 1167’de vefat etmiştir. İlk eğitimini babasından almıştır. Arslan Baba ve Yusuf Hemedani’den ders almıştır. Hemedani’yle birlikte Merv, Semerkant ve Herat gibi bölgeleri dolaşarak dini konularda insanları aydınlatmıştır. Ahmet Yesevi, basit bir dille ifade ettiği hikmet dolu sözleriyle, İslam’ı Orta Asya’da yaşayan özellikle Kırgız, Kazak, Özbek, Türkmenlere sevdirmiş ve benimsetmiştir. Divan-ı Hikmet, onun hikmet dolu şiirlerinin yer aldığı eseridir. Bu kitap, Türk tasavvuf edebiyatının en eski ve önemli eseridir. Ahmet Yesevi bu eserde Türklere Allah ve Peygamber sevgisini, İslam dininin esaslarını, İslam ahlakını ve hoşgörüyü anlatmıştır.



6. Ahi Evran

Anadolu’daki Ahilik teşkilatının kurucusu olan Ahi Evran, Asya’dan Anadolu’ya gelip yerleşen 13. yüzyıl tasavvuf büyüklerindendir. Azerbaycan’ın Hoy kasabasında doğmuş ve ilk eğitimini burada almıştır. Ahi Evran, Bağdat’ta bulunduğu sırada dönemin halifesi ile tanışmış ve Fütüvvet teşkilatının ileri gelenleriyle görüşmüştür. Anadolu’da Ahilik teşkilatının kurulması ve yayılması için gayret etmiştir. Hacı Bektaş ile yakın ilişkileri bulunan Ahi Evran, Kırşehir’e yerleşmiş ve burada vefat etmiştir. Ahi Evran, Osmanlı Devleti Döneminde esnafın piri olarak kabul edilmiş ve ünü, bütün Anadolu, Rumeli, Bosna ve Kırım’a yayılmıştır. Kurduğu esnaf teşkilatı, Moğol istilasından kaçıp Anadolu’ya yerleşen sanatkâr ve tacirlerin dayanışma içinde olmasını sağlamıştır. Bu sayede meslek ahlakını ve kaliteli üretimi kurumsal hale getirmiştir. Kırşehir’deki zaviyesi, 20. yüzyılın başlarına kadar esnaf üzerindeki manevi etkisini sürdürmüştür.

7. Hacı Bektaş Veli

Hacı Bektaş Veli, Horasan’ın Nişabur şehrinde doğmuş ve Hoca Ahmet Yesevi geleneğinin bir temsilcisi olarak Anadolu’ya gelip Türklerin Müslümanlaşmasına büyük katkı sağlamıştır. Ayrıca Türkler arasında imanın, hoşgörünün ve insan sevgisi gibi değerlerin kök salmasında Hacı Bektaş’ın etkisi büyüktür Hacı Bektaş Veli, Anadolu’da büyük bilginlerle görüşmüş ve yetiştirdiği öğrencileri, her tarafa göndererek sahip olduğu değerlerin yaygınlaşmasını sağlamıştır. Ayrıca Ahilik teşkilatı içinde yer almış, Osmanlı ordusunun bel kemiği olan Yeniçeri Ocağı’nın piri kabul edilmiştir. Yeniçeri ocağı sayesinde Hacı Bektaş’ın fikirleri Anadolu’dan Balkanlara kadar yayılmıştır. Onun özlü sözlerinin yer aldığı “Makala ” adlı kitabı en önemli eseridir. Hacı Bektaş Veli’nin mezarı bugün Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesindedir.

8. Mevlana

Mevlana, M. 1207’de Afganistan’daki Horasan’ın Belh şehrinde doğmuştur. Ailesiyle birlikte Selçuklu Sultanı Alaattin Keykubat’ın davetiyle Konya’ya yerleşmiştir. Mevlana, Karaman’da eğitimini almış ve burada evlenmiştir. Daha sonra babasının yerine onun medresesine yirmi dört yaşındayken hoca olmuştur. Arap dili ve edebiyatı, lügat, fıkıh, tefsir ve hadis alanlarında dönemin büyük âlimlerinden ders almıştır. Onun din ve tasavvuf düşüncesinin kaynağı Kur’an ve sünnettir. Tanıştığı Şems—i Tebrizi’den sonra fikirleri değişmiş, kendisi uzun süre inzivaya (halkın arasından uzaklaşmak) ve tasavvufa yönelmiştir. “Mesnevi”, Mevlana’nın en önemli eseridir. Mevlana insan sevgisi, hoşgörü ve alçak gönüllülüğü ile değişik din ve düşüncelerdeki birçok insanı etkilemiş ve eserleri birçok dile çevrilmiştir. Mevlana’nın görüşleri tüm Anadolu, Arap dünyası ve Balkanlar’a kadar yayılmıştır. Mevlana, M. 1273 tarihinde Konya’da vefat etmiştir. Ölümü, çok sevdiği Allah’a kavuşma olarak gören Mevlana, bu mutlu gün için düğün günü anlamına gelen “Şebiarus” ifadesini kullanmıştır.

9. Yunus Emre



Türk tasavvuf edebiyatının en büyük şairlerindendir. Yunus Emre’nin, M. 1240—1320 yılları arasında yaşadığı tahmin edilmektedir. Anadolu’nun birçok yerinde Yunus’a ait olduğu ileri sürülen mezarlar bulunmakla beraber Sarıköy’deki (Eskişehir) mezar, onun mezarı olarak daha çok kabul görmüştür. Yunus Emre, Türkçeyi çok sade bir şekilde kullanmış ve şiirleri tüm Anadolu’da dilden dile dolaşmıştır. Yunus Emre, şekli değil manayı önemseyen ve ilahi aşkı en güzel bir şekilde ifade eden bir tasavvuf şairidir. Yunus Emre fikir olarak Ahmet Yesevi ekolünden beslenir. Yunus emre yaratılanları, onları yaratandan dolayı hoş görmeyi ve sevmeyi, bu sayede bütün varlıklara sevgi beslemeyi öğütlemiştir.

10. Hacı Bayram Veli

Hacı Bayram Veli, M. 1352’de Ankara’da doğmuş ve M. 1430’da vefat etmiştir. Düşüncelerinin şekillendirdiği Bayramiyye tarikatı, Anadolu’daki ilk Türk tasavvuf tarikatı olarak kabul edilir. İnsanları etkileyen iyi bir hatip olarak çevresindeki birçok kişiyi etkilemiş, onları yetiştirmiş ve İslamiyet’in Anadolu’da yayılmasına önemli katkılar sağlamıştır. Osmanlı padişahlarından I. Murat, Yıldırım Bayezit, Çelebi Mehmet ve II. Murat dönemlerine tanıklık etmiş, sevgiyi, dayanışmayı ve iyiliği öğütlemiş, bu sayede Anadolu’nun dini ve ahlaki yapısının şekillenmesine büyük katkı sağlamıştır. Zenginlerden topladığı yardımları fakirlere dağıtmış, kendi geçimini sağlamak için çiftçilik yapmıştır.

Temel Yeterlilik Sınavı (TYT)
13 Haziran 2020 Cumartesi