Sorunun Çözümü
MS 395 yılında Roma İmparatorluğu'nun Batı ve Doğu Roma olarak ikiye ayrılması, özellikle Batı Roma İmparatorluğu'nun zayıflamasına ve nihayetinde 476 yılında yıkılmasına giden süreci hızlandırmıştır.
- A) Kavimler Göçü'nün yaşanması: Kavimler Göçü, Roma İmparatorluğu'nun bölünmesinden önce başlamış ve imparatorluğun zayıflamasında etkili olmuştur. Dolayısıyla, bölünmenin bir sonucu değil, daha çok bir nedeni veya eş zamanlı bir olayıdır.
- B) Feodal yönetimlerin kurulması: Batı Roma İmparatorluğu'nun yıkılmasıyla merkezi otorite boşluğu oluşmuş, bu durum yerel güçlerin (derebeylerin) ortaya çıkmasına ve toprak temelli, hiyerarşik bir yönetim sistemi olan feodalizmin Avrupa'da yaygınlaşmasına zemin hazırlamıştır. Bu, Roma'nın bölünmesinin ve Batı'daki çöküşünün doğrudan bir siyasi sonucudur.
- C) Skolastik bir anlayışın oluşması: Skolastik düşünce, Orta Çağ'da, özellikle 11. yüzyıldan sonra ortaya çıkan bir felsefi ve teolojik akımdır. Roma'nın bölünmesinin hemen ardından ortaya çıkan bir siyasi gelişme değildir.
- D) Ruhban sınıfının ortaya çıkması: Ruhban sınıfı, Hristiyanlığın ilk dönemlerinden itibaren var olmuştur. Roma'nın bölünmesiyle ortaya çıkmamıştır, ancak Orta Çağ'da güçleri artmıştır.
- E) Katolik-Ortodoks bölünmesi olması: Hristiyanlıkta Katolik ve Ortodoks mezhepleri arasındaki Büyük Bölünme (Şizma) 1054 yılında gerçekleşmiştir. Bu, Roma'nın 395'teki bölünmesinden çok daha sonraki bir olaydır.
Bu bağlamda, Roma'nın bölünmesinin ve Batı'daki merkezi otoritenin çöküşünün bir sonucu olarak ortaya çıkan en önemli siyasi gelişmelerden biri, feodal yönetimlerin kurulmasıdır.
Cevap B seçeneğidir.