7. Sınıf Atatürk ve Demokrasi Test 3

Soru 14 / 14

🎓 7. Sınıf Atatürk ve Demokrasi Test 3 - Ders Notu ve İpuçları

Bu ders notu, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecinde ve sonrasında yaşanan önemli demokratikleşme adımlarını, Millî Mücadele'nin temel ilkelerini ve Atatürk'ün millî egemenlik anlayışını kapsamaktadır. Özellikle ulusal iradenin yönetime yansıması, çok partili hayat denemeleri ve demokrasinin temel prensipleri üzerinde durulacaktır. 🇹🇷

1. Millî Mücadele'nin Temel İlkeleri ve Ulusal Egemenliğe Geçiş ✊

Millî Mücadele, sadece düşman işgalinden vatanı kurtarma mücadelesi değil, aynı zamanda milletin kendi kaderini tayin etme ve yönetimde söz sahibi olma mücadelesidir. Bu süreçte alınan kritik kararlar, ulusal egemenliğin temelini atmıştır.

  • Milletin Azim ve Kararı: Millî Mücadele'nin en temel ilkesi, milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararının kurtaracağıdır. Bu, Amasya Genelgesi gibi önemli belgelerde açıkça vurgulanmıştır. Yani, kurtuluş için dış güçlere değil, kendi iç dinamiklerimize güvenilmiştir.
  • Millî İradeyi Hâkim Kılmak: Kuvâ-yi Millîye'yi etkin, millî iradeyi hâkim kılmak esastır. Bu ilke, halkın yönetimde söz sahibi olmasını, kararların millet adına alınmasını ve uygulanmasını ifade eder. Bu, padişahlık veya tek kişi egemenliğine karşı bir duruştur.
  • TBMM'nin Açılması (23 Nisan 1920): Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nin açılması, millî iradenin somutlaşmış halidir. "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ilkesiyle açılan Meclis, halkın temsilcilerinden oluşur ve tüm kararları millet adına alır. Bu, ulusal egemenliğin en büyük adımıdır.

⚠️ Dikkat: Millî Mücadele'nin hazırlık dönemindeki kararlar (Amasya, Erzurum, Sivas) genellikle ulusal bağımsızlık ve ulusal egemenlik kavramlarını bir arada barındırır. "Vatan bir bütündür, parçalanamaz" ifadesi ulusal bağımsızlıkla ilgiliyken, "milletin azim ve kararı", "millî iradeyi hâkim kılmak" gibi ifadeler doğrudan ulusal egemenliği vurgular.

2. Cumhuriyet Dönemi'nde Demokrasi Adımları ve Gelişmeleri 🏛️

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuyla birlikte, demokrasiyi güçlendirmeye yönelik önemli adımlar atılmıştır.

  • Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922): Kişi hakimiyetine son verilerek, ulusal egemenlik yolunda çok önemli bir adım atılmıştır. Artık yönetimde tek bir ailenin değil, milletin sözü geçecektir.
  • Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923): Yönetim şeklinin cumhuriyet olarak belirlenmesi, egemenliğin doğrudan halka ait olduğunun anayasal güvencesidir. Bu, demokrasinin temelini sağlamlaştırmıştır.
  • Çok Partili Hayata Geçiş Denemeleri: Atatürk, farklı görüşlerin mecliste temsil edilmesini ve hükümetin denetlenmesini sağlamak amacıyla çok partili siyasi hayata geçişi desteklemiştir. Bu, demokrasinin temel ilkelerinden olan çoğulculuk ilkesinin bir gereğidir.
    • Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (1924): Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk muhalefet partisidir.
    • Serbest Cumhuriyet Fırkası (1930): İkinci çok partili hayat denemesidir.
  • Siyasi Partilerin Rolü: Demokrasilerde siyasi partiler, farklı görüşleri temsil eder, halkın siyasi hayata katılımını sağlar ve hükümetin denetlenmesinde önemli bir rol oynar. Bu, eşitlik ve özgürlük ilkelerinin de bir yansımasıdır.

💡 İpucu: Çok partili hayata geçiş denemeleri, Atatürk'ün demokrasiye olan inancının ve Türkiye'yi çağdaş medeniyetler seviyesine çıkarma arzusunun bir göstergesidir. Bu denemeler, bazı iç ve dış nedenlerle başarısız olsa da, demokrasi yolunda atılmış cesur adımlardır.

3. Atatürk'ün Demokrasi ve Millî Egemenlik Anlayışı 🌟

Mustafa Kemal Atatürk'ün tüm inkılapları ve devlet yönetimi anlayışı, millî egemenlik ve demokrasi ilkeleri üzerine kurulmuştur.

  • Halkın Yönetimde Söz Sahibi Olması: Atatürk'e göre, devlet yönetiminde asıl güç millete aittir. Meclisin açılması, cumhuriyetin ilanı, çok partili hayata geçiş denemeleri gibi tüm adımlar, halkın kendi kendini yönetme hakkını pekiştirmeye yöneliktir.
  • Meşruiyetin Kaynağı Millet: Alınan her kararın meşruiyetini (yasallığını ve haklılığını) milletten alması gerektiğini vurgulamıştır. Yani, hiçbir karar milletin rızası ve onayı olmadan geçerli değildir.
  • Demokrasinin Temel İlkeleri:
    • Eşitlik: Tüm vatandaşların kanun önünde ve siyasi haklar açısından eşit olmasıdır.
    • Özgürlük: Bireylerin başkalarının haklarına zarar vermeden düşündüklerini ifade etme, istedikleri gibi yaşama ve siyasi tercihler yapma hakkıdır.
    • Çoğulculuk: Toplumdaki farklı görüşlerin, düşüncelerin ve siyasi eğilimlerin temsil edilmesi ve ifade özgürlüğüne sahip olmasıdır. Çok partili hayat, çoğulculuğun en önemli göstergesidir.

⚠️ Dikkat: Millî egemenliği geliştiren çalışmalar arasında TBMM'nin açılması, Cumhuriyetin ilanı, Saltanatın kaldırılması ve çok partili hayata geçiş denemeleri yer alır. Ancak Harf İnkılabı gibi kültürel ve eğitimsel inkılaplar, doğrudan millî egemenliği geliştirmekten ziyade, çağdaşlaşma ve modernleşme amacı taşır.

💡 İpucu: Demokrasi, sadece seçim yapmak değildir. Aynı zamanda farklı görüşlere saygı duymak, azınlık haklarını korumak, hukukun üstünlüğünü sağlamak ve halkın yönetime katılımını sürekli kılmaktır. Örneğin, okul meclisi seçimleri, sınıf başkanlığı seçimleri veya bir konuda oylama yapmak, demokrasinin günlük hayattaki küçük örnekleridir.

Bu ders notları, Atatürk ve Demokrasi konusundaki temel bilgileri pekiştirmenize ve sınavlara daha bilinçli hazırlanmanıza yardımcı olacaktır. Başarılar dileriz! 🚀

  • Cevaplanan
  • Aktif
  • Boş