Sorunun Çözümü
Sultan II. Mahmud'un "Ben tebaamdan Müslümanları camide, Hristiyanları kilisede, Musevileri havrada görmek isterim." sözü, farklı inançlara sahip vatandaşların kendi ibadethanelerinde serbestçe ibadet etme haklarına saygı duyulduğunu ve bu hakların güvence altına alındığını ifade eder.
- Adım 1: Sözün Anlamını Çözümleme
Sultan, tebaasındaki her dinî grubun (Müslüman, Hristiyan, Musevi) kendi inançlarına uygun ibadet yerlerinde (cami, kilise, havra) bulunmasını istediğini belirtmiştir. Bu, devletin farklı inançlara hoşgörüyle yaklaştığını ve onların ibadet özgürlüğünü tanıdığını gösterir. - Adım 2: Demokrasinin Temel İlkelerini Değerlendirme
- A) Çoğulculuk: Farklı görüş ve grupların varlığını ve temsilini ifade eder. Sözde farklı gruplar olsa da, temel vurgu onların siyasi katılımından ziyade inançlarını yaşama biçimlerinedir.
- B) Özgürlük: Bireylerin inanç, düşünce, ifade gibi temel haklarını kısıtlamadan kullanabilmesidir. Sultan'ın sözü, tebaasının din ve ibadet özgürlüğüne doğrudan bir vurgu yapmaktadır. Herkesin kendi inancını özgürce yaşayabilmesi bu ilkenin bir parçasıdır.
- C) Millî egemenlik: Yönetme yetkisinin millete ait olmasıdır. Bu sözün millî egemenlikle doğrudan bir ilgisi yoktur.
- D) Katılım: Vatandaşların yönetim süreçlerine dahil olmasıdır. Bu sözün katılım ilkesiyle doğrudan bir ilgisi yoktur.
- Adım 3: Doğru İlkeyi Belirleme
Sultan'ın sözü, bireylerin inançlarını özgürce yaşama ve ibadet etme hakkına saygı duyulduğunu gösterdiğinden, demokrasinin temel ilkelerinden özgürlük (özellikle inanç ve ibadet özgürlüğü) ile doğrudan ilişkilidir.
Cevap B seçeneğidir.