7. Sınıf Topraktan Üretir, Toprağı Yönetiriz (Toprak Ana) Test 6

Soru 6 / 13

🎓 7. Sınıf Topraktan Üretir, Toprağı Yönetiriz (Toprak Ana) Test 6 - Ders Notu ve İpuçları

Bu ders notu, 7. sınıf Sosyal Bilgiler dersinin "Topraktan Üretir, Toprağı Yönetiriz" ünitesi kapsamında, tarih boyunca toprak ve tarımın insanlık, devletler ve ekonomi üzerindeki etkilerini, farklı uygarlıkların toprak yönetim sistemlerini, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemindeki tarım politikalarını ve Türkiye'nin jeopolitik konumunu kapsayan temel bilgileri özetlemektedir. Sınav öncesi konuları tekrar etmen için harika bir rehber olacak! ✨

Toprağın İnsan Yaşamındaki Temel Rolü 🌍

  • Tarım Devrimi: İnsanların göçebe avcı-toplayıcı yaşamdan yerleşik hayata geçişini sağlamıştır. Bu önemli geçiş, insanların yaşam biçimlerini ve üretim alışkanlıklarını kökten değiştirmiştir. Artık insanlar, yiyecek aramak yerine yiyecek üretmeye başlamıştır.
  • Beslenmenin Temeli: Toprak, bitkisel ve hayvansal gıda üretiminin ana kaynağıdır. Tarlalarımızdan sofralarımıza gelen sebze, meyve, tahıl ve hayvansal ürünler toprağa bağlıdır.
  • Ham Madde Kaynağı: Sanayi ve günlük yaşam için gerekli birçok ham madde (kil, madenler, orman ürünleri vb.) topraktan elde edilir. Örneğin, evlerimizin yapımında kullanılan tuğla ve kiremit kilden yapılır.
  • Tarıma Dayalı Üretim: Tekstil, gıda sanayii, ilaç sanayii gibi birçok sektör, varlığını tarımsal ürünlere borçludur. Pamuktan kumaş, buğdaydan ekmek, zeytinden yağ üretimi hep toprağın bize sunduklarıyla gerçekleşir.

💡 İpucu: Toprak sadece bir üretim aracı değil, aynı zamanda uygarlıkların gelişiminde ve yerleşik hayata geçişte kilit rol oynamış bir yaşam kaynağıdır.

Antik Çağ ve Orta Çağ'da Toprak Yönetimi ve Uygarlıklar 📜

  • Hammurabi Kanunları (Mezopotamya):
    • Bütün toprakların sahibi kraldı. Kral, bu toprakların kullanım hakkını belirli kişilere bağışlayabilirdi ("İlku" sistemi).
    • Toprak mülkiyeti miras bırakılamazdı; yani bir kişi toprağı kullansa bile çocuklarına devredemezdi.
    • Askerî başarı gösterenlere toprak verilirdi ve barış zamanında bu askerler toprağı işlerdi. Bu, hem askerî gücü destekler hem de üretimi sağlardı.
    • Bu sistem, merkezi otoriteyi güçlendirmeyi ve askerî başarıları ödüllendirmeyi amaçlardı. Özel mülkiyetin gelişimini kısıtlayan bir yapıya sahipti.
  • Frigler (Anadolu):
    • Anadolu'da kurulan Frigler, tarım ve hayvancılığa büyük önem vermişlerdir. Ekonomileri büyük ölçüde buna dayanıyordu.
    • Kanunları, tarım ve hayvancılığı korumaya yönelikti. Örneğin, öküz kesmenin veya saban kırmanın cezası ölümdü. Bu, üretimin ne kadar değerli olduğunu gösterir.
    • Bereket tanrıçası Kibele'ye inanışları, dini inançlarında tarımın ve toprağın etkisini açıkça ortaya koyar.
  • Anadolu Uygarlıklarında Toprak Sistemi: Hititler, Araplar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar gibi tarımsal ağırlıklı ekonomiye sahip birçok uygarlık, benzer toprak yönetim sistemleri uygulamıştır. Bu durum, Anadolu coğrafyasının tarıma elverişliliği ve uygarlıklar arası etkileşimin bir göstergesidir.
  • Magna Carta (İngiltere, 1215):
    • İngiltere'de ilan edilen bu önemli belge ile kralın yetkileri ilk kez kısıtlanmıştır.
    • Demokratikleşme ve hukukun üstünlüğü yolunda atılan önemli bir adımdır.

⚠️ Dikkat: Hammurabi Kanunları'nda toprak mülkiyeti krala aittir ve miras bırakılamaz; bu durum özel mülkiyetin gelişimini engellerken, merkezi otoriteyi güçlendirir.

Osmanlı Devleti'nde Toprak Yönetimi ve Ekonomi 🕌

  • Miri Topraklar: Devlete ait topraklardır. Gelirleri doğrudan hazineye aktarılır veya belirli hizmetler karşılığında devlet görevlilerine tahsis edilirdi. Osmanlı topraklarının büyük çoğunluğunu oluştururdu.
  • Vakıf Toprakları: Gelirleri medrese, hastane, cami, köprü, kervansaray gibi sosyal ve dini kurumların ihtiyaçlarını karşılamak üzere ayrılan topraklardır. Bu sistem, devletin kasasından para çıkmadan sosyal hizmetlerin sürdürülmesini sağlayan önemli bir mekanizmaydı.
  • Dirlik Sistemi (Tımar Sistemi):
    • Devlete ait olan Miri arazilerin gelirlerinin, hizmet veya maaş karşılığı olarak devlet görevlilerine (sipahilere) bırakılmasıdır. Sipahiler bu topraklardan elde ettikleri gelirle kendi geçimlerini sağlar, belirli sayıda asker (cebelü) yetiştirir ve bölgenin güvenliğini sağlardı.
    • Faydaları:
      • Tarımsal üretimin sürekliliğini sağlardı, çünkü toprağı işleyen köylü toprağı terk edemezdi ve sürekli üretim yapmak zorundaydı.
      • Tımarlı sipahilerin yetiştirilmesini ve beslenmesini sağlardı, böylece devlet hazinesinden para çıkmadan büyük ve güçlü bir ordu kurulurdu.
      • Devlet otoritesinin en ücra köşelere kadar ulaşmasını ve asayişin sağlanmasını kolaylaştırırdı.
      • Vergilerin toplanmasını basitleştirirdi.
    • Amacı: Tarımsal üretimi artırmak, devlet gelirlerini sağlamak, asker yetiştirmek ve asayişi temin etmek gibi birden fazla önemli işlevi vardı.
    • Sonu: Dirlik sistemi, değişen koşullar ve bozulmalar nedeniyle 1839'da yayımlanan Tanzimat Fermanı ile tamamen ortadan kaldırılmıştır.
  • Tahrir Defterleri: Osmanlı Devleti'nde fethedilen bölgelerin veya belirli aralıklarla yapılan sayımların kaydedildiği resmi defterlerdir. Bu defterlerde; arazilerin mülkiyet durumu, vergi gelirleri, nüfus bilgileri ve tımar sistemiyle ilgili detaylar yer alırdı. Devletin toprak ve vergi düzenini gösteren önemli kaynaklardır.

💡 İpucu: Dirlik sistemi, Osmanlı Devleti'nin hem askerî hem de ekonomik yapısının temel taşlarından biriydi. Üretimi, vergi toplamayı ve asker ihtiyacını aynı anda çözen çok yönlü bir sistemdi.

Cumhuriyet Dönemi Tarım Politikaları 🇹🇷

  • Atatürk'ün Tarıma Verdiği Önem: Mustafa Kemal Atatürk, "Kılıç ve saban" sözüyle, askerî zaferler kadar tarımsal üretimin de bir devletin bağımsızlığı ve devamlılığı için hayati önem taşıdığını vurgulamıştır. Gerçek fethin sadece kılıçla değil, sabanla (yani üretimle) yapılabileceğini belirtmiştir. Bu anlayış, Cumhuriyetin ilk yıllarındaki ekonomi politikalarının temelini oluşturmuştur.
  • İzmir İktisat Kongresi (Şubat 1923):
    • Cumhuriyetin ilk yıllarında ekonomik politikaların belirlendiği, ülkenin dört bir yanından temsilcilerin katıldığı önemli bir kongredir.
    • Tarım başta olmak üzere ülke ekonomisinin temelleri atılmış, milli ve bağımsız bir ekonomi modeli hedeflenmiştir.
    • Alınan Kararlar ve Yapılan Çalışmalar:
      • Aşar vergisi (köylüden alınan onda bir oranındaki ürün vergisi) kaldırılmıştır. Bu, köylünün üzerindeki ağır yükü hafifletmiş ve tarımsal üretimi teşvik etmiştir.
      • Ham maddesi tarıma dayalı sanayinin kurulması desteklenmiştir. Örneğin, şeker fabrikaları, tekstil fabrikaları gibi.
      • Ziraat Bankası yeniden düzenlenerek çiftçiye verilen krediler artırılmıştır. Bu sayede çiftçilerin modern tarım araçları alması ve üretimlerini geliştirmesi amaçlanmıştır.
      • Mustafa Kemal Atatürk'ün öncülüğünde Gazi Orman Çiftliği gibi örnek çiftlikler kurulmuştur. Bu çiftlikler, modern tarım tekniklerini yaygınlaştırmayı, kaliteli tohum ve hayvan ırklarını geliştirmeyi ve bilinçli üretimi teşvik etmeyi amaçlamıştır.
    • Amaçlar: Tarımsal üretimi artırmak, köylüyü kalkındırmak, bilinçli üretim faaliyetlerini yaygınlaştırmak ve ülkeyi tarım ürünleri ithalatından bağımsız hale getirmektir.

⚠️ Dikkat: Cumhuriyetin ilk yıllarındaki tarım politikalarının temel amacı, ülkeyi tarımda kendi kendine yeterli hale getirmek ve köylüyü kalkındırmaktır; tarım ürünleri ithalatını kalıcı hale getirmek değil, aksine azaltmaktır.

Türkiye'nin Jeopolitik Konumu: Türk Boğazları 🚢

  • Stratejik Önem: İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile Marmara Denizi'nden oluşan Türk Boğazlar sistemi, Karadeniz'i Akdeniz'e bağlayan tek su yoludur. Bu coğrafi konum, Türkiye'ye uluslararası alanda büyük bir stratejik avantaj sağlar.
  • Ekonomik ve Askerî Etki:
    • Karadeniz'e kıyısı olan ülkeler için dünya piyasalarına açılan ana ticaret güzergahıdır. Bu, bölge ülkelerinin ekonomisi için hayati öneme sahiptir.
    • Hem Türkiye hem de bölge ülkeleri için ekonomik ve askerî güvenlik açısından büyük önem taşır. Deniz yoluyla yapılan ticaret ve askerî geçişler bu boğazlar üzerinden gerçekleşir.
  • Çok Yönlü Etki: Boğazların önemi sadece ekonomiyle sınırlı değildir; aynı zamanda askerî, siyasi ve kültürel açıdan da büyük öneme sahiptir.

⚠️ Dikkat: Türk Boğazları'nın önemi sadece ekonomik değil, aynı zamanda askerî ve stratejiktir. Bu önemi sadece tek bir alana indirgemek yanlıştır.

  • Cevaplanan
  • Aktif
  • Boş