Sorunun Çözümü
Verilen tabloyu adım adım inceleyelim:
- Hazînî (?-1155): "Her cismi yerkürenin merkezine doğru çeken bir güç vardır." tezini ortaya koymuştur. Bu ifade, yer çekimi kavramının erken bir tanımıdır.
- Bîrûnî (973-1048): "Dünya dönüyorsa, ağaçlar ve taşlar neden fırlamıyor?" sorusuna, "Merkezde bir çekicilik olduğu için her şey dünyanın merkezine düşer." cevabını vermiştir. Bu da yer çekimi prensibini açıklamaktadır.
- Newton (1643-1727): Kütle Çekim Kanunu'nu sistemleştirerek bilim dünyasına kazandırmıştır. Newton, bu kavramı matematiksel olarak formüle eden ve evrensel bir yasa haline getiren kişidir.
Şimdi seçenekleri değerlendirelim:
- A) Türk-İslam bilginleri Newton'dan çok önce yer çekiminin olduğunu belirtmişlerdir. Hazînî ve Bîrûnî, Türk-İslam bilginleridir ve yaşam tarihleri (10. ve 12. yüzyıllar) Newton'dan (17. yüzyıl) çok daha öncedir. Her ikisi de cisimlerin yerkürenin merkezine doğru çekildiğini açıkça ifade etmişlerdir. Bu seçenek, tablodaki bilgilerle tamamen uyumludur.
- B) Newton'a kadar Batı'da astronomi alanında çalışma olmamıştır. Tablo, Batı'daki astronomi çalışmalarına dair genel bir bilgi vermemektedir. Ayrıca bu ifade, Kopernik, Galileo, Kepler gibi bilim insanlarının varlığı göz önüne alındığında yanlıştır.
- C) Kütle Çekim Kanunu sonrası bilimsel keşif yaşanmamıştır. Bu ifade kesinlikle yanlıştır. Kütle Çekim Kanunu sonrası bilim dünyasında pek çok önemli keşif yapılmıştır. Tablo bu konuda bir bilgi sunmamaktadır.
- D) Çağdaş bilim sadece Müslüman dünyasının eseridir. Tablo, Müslüman bilginlerin önemli katkılarını gösterse de, Newton gibi Batılı bir bilim insanının da katkısını belirtmektedir. Çağdaş bilim, farklı kültür ve medeniyetlerin birikimiyle oluşmuştur. Bu ifade yanlıştır.
Tablodaki bilgilere göre, Hazînî ve Bîrûnî gibi Türk-İslam bilginleri, Newton'dan yüzyıllar önce yer çekimi prensibini dile getirmişlerdir. Newton ise bu prensibi matematiksel bir kanun olarak sistemleştirmiştir. Dolayısıyla A seçeneği, tablodan çıkarılabilecek en doğru sonuçtur.
Cevap A seçeneğidir.