Sorunun Çözümü
Verilen görsele göre Divan-ı Hümayun ile ilgili yargıları adım adım inceleyelim:
- I. Dinî konularla ilgili hukuki çalışmalar yapılmaktadır.
- Metinde "Ayrıca çözülemeyen şeri ve örfi davaların karara bağlandığı en yüksek mahkeme ve idari makamdı." ifadesi geçmektedir. "Şeri davalar" dini hukuki konuları kapsar.
- "Şeyhülislam"ın görevi "Kararların dine uygun olup olmadığını denetlerdi." olarak belirtilmiştir. Bu da dini konularla ilgili bir denetim ve çalışma olduğunu gösterir.
- "Kazasker"in görevi "Kadıların ve müderrislerin atamalarını yapardı." şeklindedir. Kadılar (hakimler) hukuki işlerle ilgilenir ve Osmanlı'da şeri hukuk önemli bir yer tutar.
- Bu bilgiler ışığında, birinci yargı doğrudur.
- II. Alınan kararların geçerliliği padişahın onayına bağlıdır.
- Metinde "Divan teşkilatı padişaha devlet idaresinde yardımcı olurdu. Ancak son kararı padişah verirdi." ifadesi açıkça belirtilmiştir. Bu, Divan'da alınan kararların nihai geçerliliğinin padişahın onayına bağlı olduğunu gösterir.
- Bu bilgiye göre, ikinci yargı doğrudur.
- III. Ekonomik konulardan nişancı sorumludur.
- Metinde "Nişancı"nın görevi "Padişahın fermanlarına ve beratlarına tuğra çekerdi." olarak açıklanmıştır. Bu, nişancının daha çok yazışma ve mühürleme gibi idari işlerden sorumlu olduğunu gösterir.
- Ekonomik konulardan sorumlu olan kişi ise "Defterdar" olarak belirtilmiştir: "Bütçeyi hazırlamak gibi mali işlemlerden sorumluydu."
- Bu nedenle, üçüncü yargı yanlıştır.
Yukarıdaki incelemeler sonucunda I ve II numaralı yargıların doğru olduğu anlaşılmaktadır.
Cevap A seçeneğidir.