Soruyu adım adım inceleyelim:
- İlk cümle: "Eczacı Nurten Hanım her gelene 'Papatyayı seviyorsun diye papatyanın da seni sevmesi şart mı?' derdi." Bu ifade, iyiliğin veya sevginin karşılık beklemeden yapılması gerektiği fikrini çağrıştırır. Bu, C seçeneği ile ilişkilendirilebilir.
- İkinci cümle: "Eczaneye gelen her çocuğa çikolata verir, içten içe bu davranışından dolayı içinde huzur hissederdi." Bu cümle, Nurten Hanım'ın yaptığı iyiliğin (çocuklara çikolata vermesi) kendisinde yarattığı duyguyu açıkça belirtir: "içinde huzur hissederdi."
Soruda Eczacı Nurten Hanım'ın asıl vurgulamak istediği düşünce sorulmaktadır. İlk cümle genel bir felsefi yaklaşımı ifade ederken, ikinci cümle Nurten Hanım'ın kendi deneyimini ve bu deneyimden aldığı kişisel sonucu anlatır. Kendi yaptığı iyilikten dolayı "huzur hissetmesi", iyilik yapmanın insana verdiği içsel tatmini ve huzuru doğrudan vurgular.
Seçenekleri değerlendirdiğimizde:
- A) Çocuklara sevgi gösterilmelidir. Evet, çocuklara çikolata veriyor ama bu, asıl vurgulanan genel mesaj değil, bir eylem örneğidir.
- B) İyilik yapmak insana huzur verir. Bu ifade, Nurten Hanım'ın kendi davranışının (çikolata vermesi) doğrudan sonucu olan "içinde huzur hissederdi" cümlesiyle birebir örtüşmektedir. Bu, metindeki en güçlü ve doğrudan vurgudur.
- C) İyilik karşılık beklemeden yapılmalıdır. İlk cümle bu fikri desteklese de, metnin ikinci ve daha kişisel olan kısmı, iyiliğin karşılığından ziyade, iyilik yapmanın kişiye sağladığı içsel faydaya odaklanmıştır. Asıl vurgu, iyiliğin sonucunda hissedilen huzurdur.
- D) İyilik içten gelmelidir. Metinde iyiliğin içten gelip gelmediği değil, yapıldıktan sonra hissedilen huzurdan bahsedilmektedir.
Bu durumda, Nurten Hanım'ın kendi eylemleri ve bu eylemlerden duyduğu hisler, iyilik yapmanın insana huzur verdiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Cevap B seçeneğidir.