Verilen soruda, Kur'an'ın ilk nüshaları ile günümüzdeki nüshaları arasında fark olmadığı ve Rabb'imizin inkârcıların Kur'an'ın ilahi kaynaklı olmadığı iddialarını reddettiği belirtilmektedir. Bu bağlamda, boşluğa getirilecek ayetin hem Kur'an'ın ilahi kaynağını hem de korunmuşluğunu vurgulaması gerekmektedir.
- A) "Kur'an okunduğu zaman hemen dikkat kesilerek ona kulak verin, susup dinleyin ki rahmete eresiniz." (A'râf suresi, 204. ayet)
Bu ayet, Kur'an okunurken dinleme adabını ve rahmete nail olmayı vurgular. Konuyla doğrudan ilgili değildir.
- B) "Hiç şüphesiz biz o kitabı, düşünüp anlamanız için Arapça bir Kur'an olarak indirdik." (Yusuf suresi, 2. ayet)
Bu ayet, Kur'an'ın Arapça indiriliş amacını belirtir. İlahi kaynaklı oluşuna değinse de, korunmuşluk ve inkârcıların iddialarını reddetme bağlamına tam oturmaz.
- C) "Biz Kur'an'dan, müminlere gönüllere deva ve rahmet olan şeyler indiriyoruz..." (İsra suresi, 82. ayet)
Bu ayet, Kur'an'ın müminler için şifa ve rahmet oluşunu ifade eder. Konunun ana teması olan korunmuşluk ve ilahi kaynak iddialarını reddetme ile doğrudan ilgili değildir.
- D) "Kesin olarak bilesiniz ki bu kitabı kuşkusuz biz indirdik ve onu mutlaka koruyan da yine biziz." (Hicr suresi, 9. ayet)
Bu ayet, iki temel noktayı vurgular:
- "kuşkusuz biz indirdik": Kur'an'ın ilahi kaynaklı olduğunu kesin bir dille ifade ederek inkârcıların iddialarını reddeder.
- "ve onu mutlaka koruyan da yine biziz": Kur'an'ın zaman içinde hiçbir değişikliğe uğramadan korunacağını belirtir. Bu da, ilk nüshaları ile günümüzdeki nüshaları arasında fark olmamasının nedenini açıklar.
Bu ayet, parçadaki boşluğa getirilebilecek en uygun ayettir çünkü hem Kur'an'ın ilahi kaynağını hem de korunmuşluğunu net bir şekilde ifade ederek parçanın ana fikrini destekler.
Cevap D seçeneğidir.