8. Sınıf Lgs Türkiye'nin Çok Partili Hayata Geçişi Test 1

Soru 7 / 13

🎓 8. Sınıf Lgs Türkiye'nin Çok Partili Hayata Geçişi Test 1 - Ders Notu ve İpuçları

Bu ders notu, Türkiye'nin çok partili siyasi hayata geçiş sürecini, bu geçişin nedenlerini, önemli olaylarını, temel aktörlerini ve sonuçlarını kapsamaktadır. Demokrasinin temel ilkeleri, Atatürk dönemi denemeleri ve 1950 seçimleriyle başlayan yeni dönem, LGS için kritik bilgiler içermektedir. Bu notlar sayesinde konuyu bütüncül bir şekilde kavrayacak ve sınavda karşılaşabileceğin sorulara daha hazırlıklı olacaksın. 🚀

I. Demokrasinin Temel İlkeleri ve Çok Partili Hayat İlişkisi ⚖️

  • Çoğulculuk (Pluralizm): Farklı görüş ve düşüncelerin siyasi hayatta temsil edilmesidir. Çok partili hayat, bu ilkenin en somut göstergesidir. Tıpkı bir okul meclisinde farklı sınıflardan temsilcilerin olması gibi, ülkede de farklı fikirleri temsil eden partiler bulunur.
  • Milli Egemenlik: Yönetme yetkisinin millete ait olmasıdır. Seçimler aracılığıyla millet, kendi temsilcilerini seçerek bu egemenliği kullanır. Çok partili hayat, milletin egemenliğini daha geniş bir yelpazede kullanmasına olanak tanır.
  • Katılım: Vatandaşların siyasi süreçlere aktif olarak dahil olmasıdır. Oy kullanma, parti üyesi olma, gösterilere katılma gibi yollarla gerçekleşir. Çok partili sistem, katılım kanallarını artırır.
  • Özgürlük ve Denetim: Çok partili sistemde, vatandaşların düşünce ve ifade özgürlüğü güvence altına alınır. Muhalefet partileri, iktidarı denetleyerek şeffaflığı ve hesap verebilirliği sağlar. Bu, tıpkı bir futbol maçında hakemin kurallara uyulup uyulmadığını denetlemesi gibidir.

💡 İpucu: Demokrasinin temel ilkeleri, çok partili hayatın olmazsa olmazıdır. Birini gördüğünüzde diğerlerini de aklına getir!

II. Türkiye'de Çok Partili Hayata Geçiş Denemeleri (Atatürk Dönemi) 🇹🇷

Mustafa Kemal Atatürk, daha sağlığında çok partili hayatın gerekliliğine inanmış ve bu yönde denemeler yapmıştır. Amacı, farklı görüşlerin mecliste temsil edilmesi ve hükümetin daha etkin denetlenmesidir.

  • Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (1924): Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk muhalefet partisidir. Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Rauf Orbay gibi önemli isimler tarafından kurulmuştur. Ancak Şeyh Said İsyanı ile ilişkilendirilerek kapatılmıştır.
  • Serbest Cumhuriyet Fırkası (1930): Atatürk'ün isteğiyle Fethi Okyar tarafından kurulmuştur. Ekonomik bunalım ve halkın tepkilerini dile getirme amacı taşımıştır. Ancak kısa sürede rejim karşıtlarının odağı haline gelmesi ve istenmeyen olaylara yol açması nedeniyle kendiliğinden kapatılmıştır.

⚠️ Dikkat: Atatürk dönemi denemeleri, çok partili hayatın henüz tam olarak olgunlaşmadığını ve toplumsal şartların hazır olmadığını göstermiştir. Ancak bu denemeler, demokrasiye olan inancın bir göstergesidir.

III. Çok Partili Hayata Geçişin Nedenleri (Atatürk Sonrası Dönem) 🌍

Atatürk'ün vefatından sonra İsmet İnönü döneminde, özellikle II. Dünya Savaşı sonrasında, Türkiye'de çok partili hayata geçiş süreci hızlanmıştır. Bu geçişin hem iç hem de dış nedenleri vardır.

A. İç Nedenler 🇹🇷

  • Demokratikleşme Talepleri: Halkın ve aydınların daha fazla özgürlük ve siyasi katılım isteği artmıştır. Tek parti yönetiminin getirdiği bazı kısıtlamalar eleştirilmeye başlanmıştır.
  • Ekonomik ve Sosyal Sorunlar: II. Dünya Savaşı'nın getirdiği ekonomik sıkıntılar (karne uygulaması, Varlık Vergisi vb.) ve sosyal hoşnutsuzluklar, hükümete karşı muhalefet seslerinin yükselmesine neden olmuştur.
  • "Dörtlü Takrir" ve Parti İçi Muhalefet: 1945 yılında CHP içinden Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan, demokratikleşme yönünde talepler içeren bir önerge (Dörtlü Takrir) vermiştir. Bu talepler arasında kanunlarda eşitliğin sağlanması, meclisin hükümeti denetlemesi ve serbest seçimler yapılması vardı. Bu, parti içi muhalefetin önemli bir adımıydı.

B. Dış Nedenler 🌐

  • II. Dünya Savaşı Sonrası Dünya Konjonktürü: Savaş sonrası dünyada demokrasi, özgürlük ve insan hakları gibi değerler ön plana çıkmıştır. Birleşmiş Milletler'in kurulması ve demokratik yönetimlerin yaygınlaşması, Türkiye üzerinde de baskı oluşturmuştur.
  • Birleşmiş Milletler ve Batı Bloku ile Yakınlaşma İsteği: Türkiye, Birleşmiş Milletler'in kurucu üyelerinden biriydi ve Batılı demokratik ülkelerle siyasi ve ekonomik ilişkilerini güçlendirmek istiyordu. Bu ülkeler, Türkiye'den demokratikleşme adımları atmasını bekliyordu.
  • Sovyet Tehdidi: II. Dünya Savaşı sonrası Sovyetler Birliği'nin Türkiye üzerindeki toprak talepleri ve tehditleri, Türkiye'yi Batı Bloku'na yakınlaşmaya itmiştir. Batılı ülkeler ise tam demokrasiye sahip ülkelerle ittifak kurmayı tercih ediyordu.

💡 İpucu: İç nedenler genellikle halkın talepleri ve ekonomik durumla ilgiliyken, dış nedenler uluslararası siyaset ve ittifak arayışlarıyla ilgilidir.

IV. Çok Partili Hayata Geçiş Süreci ve Önemli Olaylar 🗓️

İsmet İnönü, savaşın bitimiyle birlikte demokratikleşme adımlarının atılacağını açıkça belirtmiş ve çok partili hayata geçişi desteklemiştir.

  • Milli Kalkınma Partisi'nin Kuruluşu (Temmuz 1945): Nuri Demirağ tarafından kurulan bu parti, Türkiye'nin çok partili hayata geçişindeki ilk adımdır.
  • Demokrat Parti'nin Kuruluşu (7 Ocak 1946): "Dörtlü Takrir"i veren Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan, CHP'den ayrılarak Demokrat Parti'yi kurmuşlardır. Bu, Türkiye siyasi tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır.
  • 1946 Genel Seçimleri: Türkiye'nin ilk çok partili genel seçimidir. Açık oy, gizli tasnif (sayım) yöntemiyle yapılmıştır. Seçimleri CHP kazanmış, ancak Demokrat Parti de mecliste önemli sayıda milletvekiliyle temsil edilmiştir. Bu seçim, çok partili hayatın fiilen başladığını göstermiştir.
  • 1950 Genel Seçimleri ("Beyaz İhtilal"): Gizli oy, açık tasnif yöntemiyle yapılan bu seçimlerde Demokrat Parti büyük bir zafer kazanarak 27 yıllık CHP iktidarına son vermiştir. Celal Bayar Cumhurbaşkanı, Adnan Menderes Başbakan olmuştur. Bu olay, Türk siyasi tarihinde "Beyaz İhtilal" (kansız devrim) olarak adlandırılır.

⚠️ Dikkat: 1946 seçimleri ilk çok partili seçimdir, ancak 1950 seçimleri iktidar değişikliğinin yaşandığı ve demokrasinin tam anlamıyla yerleştiği seçimdir.

V. Çok Partili Hayatın Sonuçları ve Önemi ✨

  • Demokrasinin Güçlenmesi: Farklı görüşlerin temsil edilmesi, halkın siyasi hayata katılımının artması ve iktidarın denetlenmesiyle demokratik devlet anlayışı pekişmiştir.
  • Milli Egemenliğin Pekişmesi: Seçimlerle iktidarın el değiştirmesi, milletin egemenliğini doğrudan kullanmasının en somut örneği olmuştur.
  • Farklı Görüşlerin Temsili: Meclis, ülkedeki tüm siyasi yelpazeyi daha iyi yansıtmaya başlamıştır. Bu, toplumdaki çeşitli kesimlerin sesinin duyulmasını sağlamıştır.
  • Hükümet Denetimi: Muhalefet partilerinin varlığı, iktidarın çalışmalarını daha şeffaf ve hesap verebilir hale getirmiştir.
  • Uluslararası İtibar: Türkiye'nin demokratikleşme adımları, Batı dünyasındaki itibarını artırmış ve uluslararası platformlarda daha güçlü bir konuma gelmesini sağlamıştır.

VI. Çok Partili Hayatın İlk Yıllarındaki Gelişmeler ve Zorluklar (27 Mayıs'a Giden Süreç) 🌪️

Demokrat Parti iktidarı, Türkiye'de önemli değişimlere imza atmıştır. Ancak bu dönemde bazı tartışmalı olaylar ve siyasi gerilimler de yaşanmıştır.

  • DP İktidarı Dönemi: Ekonomide liberalleşme, altyapı yatırımları (yol, baraj), kırsal kesime yönelik destekler gibi politikalar uygulanmıştır.
  • Bazı Tartışmalı Olaylar:
    • Köy Enstitüleri: DP iktidarı döneminde Köy Enstitüleri kapatılmıştır. Bu durum, eğitim alanında önemli bir tartışma konusu olmuştur.
    • Türkçe Ezan: 1932'den beri Türkçe okunan ezan, 1950'de tekrar Arapça aslına döndürülmüştür. Bu, toplumun bazı kesimlerinde farklı tepkilere yol açmıştır.
    • 6-7 Eylül Olayları (1955): İstanbul'da Rum azınlığa yönelik yağma ve saldırı olayları yaşanmıştır. Bu olaylar, uluslararası alanda Türkiye'nin imajına zarar vermiştir.
    • Öğrenci Olayları: Özellikle 1950'lerin sonlarına doğru, siyasi gerilimin artmasıyla birlikte öğrenci gösterileri ve çatışmalar meydana gelmiştir.
  • 27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi: Yaşanan siyasi gerilimler, toplumsal kutuplaşma ve bazı olaylar, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yönetime el koymasına neden olmuştur. Bu, Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki ilk askeri müdahaledir ve çok partili hayatın kesintiye uğramasına yol açmıştır.

⚠️ Dikkat: 27 Mayıs darbesinin nedenleri arasında, DP'nin bazı uygulamaları ve artan siyasi gerilimler önemli rol oynamıştır. Bu olaylar, çok partili hayatın henüz tam olarak olgunlaşmadığı ve demokrasi kültürünün tam yerleşmediği bir dönemin zorluklarını göstermektedir.

  • Cevaplanan
  • Aktif
  • Boş