Sorunun Çözümü
Atatürk'ün "Dış politikada güçlü olmanın temeli, iç politikada güçlü olmaktır." sözü, bir ülkenin uluslararası alandaki başarısının, kendi içindeki sağlamlığa, birliğe ve istikrara bağlı olduğunu vurgular.
- A) II. Dünya Savaşı'nın dışında kalınması: Bu, Türkiye'nin savaşın yıkıcı etkilerinden korunma yönünde başarılı bir dış politika stratejisiydi. Ancak bu durum, doğrudan iç politikadaki güçlülüğün bir toprak kazanımı veya ulusal bir hedefin gerçekleştirilmesi şeklinde somut bir kanıtı olmaktan ziyade, mevcut durumu koruma başarısıdır.
- B) Sadabat Paktı'nın kurulması: Türkiye'nin doğu sınırlarını güvence altına almak amacıyla bölgesel bir iş birliğiydi. Bu bir dış politika başarısıdır, ancak iç gücün doğrudan bir toprak kazanımına veya ulusal bir sorunun çözümüne yol açtığını göstermez.
- C) Balkan Antantı'nın oluşturulması: Türkiye'nin batı sınırlarını korumak için Balkan ülkeleriyle yaptığı bir ittifaktır. Bu da bir dış politika başarısıdır, ancak yine iç gücün doğrudan bir toprak kazanımına veya ulusal bir sorunun çözümüne yol açtığını göstermez.
- D) Hatay'ın anavatana katılması: Hatay sorunu, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan itibaren çözülmesi gereken önemli bir ulusal meseleydi. Türkiye, iç politikadaki istikrarı, güçlü diplomatik duruşu ve ulusal birliği sayesinde, II. Dünya Savaşı öncesindeki çalkantılı uluslararası ortama rağmen Hatay'ın anavatana katılmasını sağlamıştır. Bu başarı, iç politikadaki gücün, dış politikada somut bir ulusal hedefe ulaşılmasını nasıl mümkün kıldığının en açık kanıtıdır. Türkiye'nin içindeki birlik ve kararlılık, dışarıdaki diplomatik çabaları desteklemiş ve bu önemli toprak parçasının barışçıl yollarla kazanılmasını sağlamıştır.
Bu nedenle, Hatay'ın anavatana katılması, iç politikadaki gücün dış politikada somut bir başarıya dönüşmesinin en güçlü örneğidir.
Cevap D seçeneğidir.