8. Sınıf Lgs Hatay'ın Türkiye'ye Katılması Test 2

Soru 2 / 9

🎓 8. Sınıf Lgs Hatay'ın Türkiye'ye Katılması Test 2 - Ders Notu ve İpuçları

Merhaba genç tarihçiler! 👋 Bu ders notu, "Hatay'ın Türkiye'ye Katılması" konusunu derinlemesine anlamanız için hazırlandı. Karşınıza çıkan testteki sorular, bu kritik konunun uluslararası ilişkiler, Atatürk'ün dış politikası, diplomatik süreçler ve Türkiye'nin kararlılığı gibi farklı yönlerini ele alıyor. Amacımız, bu notlarla konuyu bir bütün olarak kavramanız ve LGS'de karşınıza çıkabilecek tüm sorulara hazır olmanız. Hadi başlayalım! 🚀

🌍 Hatay Sorunu'nun Ortaya Çıkışı ve Uluslararası Boyutları

Hatay, Misakımillî sınırları içinde olmasına rağmen, I. Dünya Savaşı sonrası imzalanan antlaşmalarla Türkiye dışında kalmış, özellikle de Fransa'nın Suriye üzerindeki mandater yönetimi nedeniyle bir sorun haline gelmiştir.

  • Ankara Antlaşması (1921): Türkiye ile Fransa arasında imzalanan bu antlaşma ile Hatay (İskenderun Sancağı), Fransa mandasındaki Suriye'ye bırakıldı. Ancak, Hatay'a özel bir yönetim, resmi dilin Türkçe olması ve Türk kültürünün korunması gibi maddelerle özerk bir statü tanındı. Bu madde, Hatay'ın Türk kimliğinin korunması açısından çok önemliydi. 🇹🇷
  • Fransa'nın Suriye'den Çekilmesi: Fransa'nın Suriye'deki mandaterliğini sona erdirme kararı almasıyla Hatay'ın geleceği belirsizleşti. Türkiye, bu durumu fırsat bilerek Hatay'ın bağımsızlığını ve ardından anavatana katılmasını talep etti.
  • Milletler Cemiyeti'nin Rolü: Fransa'nın konuyu Milletler Cemiyeti'ne taşımasıyla uluslararası bir boyut kazandı. Cemiyet, Hatay'a iç işlerinde bağımsız, dış işlerinde Suriye'ye bağlı özel bir statü verilmesine ve resmi dilin Türkçe olmasına karar verdi.
  • ⚠️ Dikkat: Milletler Cemiyeti'nin bu kararı, Hatay halkının millî ve kültürel bağlarını Türkiye ile güçlü tutmasına doğrudan katkı sağladı. Resmi dilin Türkçe olması, kültürel kimliğin korunmasında kilit rol oynadı.

💪 Türkiye'nin Kararlı Tutumu ve Atatürk'ün Rolü

Hatay sorunu, Atatürk'ün dış politikasında büyük bir öncelikti ve onun kişisel çabalarıyla çözüme kavuştu.

  • Atatürk'ün Kişisel İlgisi: Atatürk, hastalığına rağmen Hatay davasını yakından takip etti, sürekli talimatlar verdi ve çözüm için büyük bir kararlılık sergiledi. Onun "Hatay benim şahsi meselemdir" sözü, bu konuya verdiği önemi gösterir.
  • Diplomatik ve Siyasi Çabalar: Türkiye, sorunu barışçıl yollarla çözmek amacıyla Milletler Cemiyeti'ne başvurdu ve diplomatik temasları yoğunlaştırdı. Bu, Türkiye'nin uluslararası hukuka saygılı ve barışçıl bir dış politika izlediğinin göstergesidir. 🕊️
  • Askeri Baskı ve Caydırıcılık: Atatürk, diplomatik çabaların yanı sıra, Hatay sınırında askeri manevralar düzenleyerek Fransa üzerinde siyasi ve askeri baskı oluşturdu. Bu manevralar, Türkiye'nin Hatay konusunda ne kadar kararlı olduğunu gösterdi ve Fransa'nın tutumunu yumuşatmasında etkili oldu. (Örnek: "Ben Hatay'a doğru bir yürüyüş yapacağım" sözü ve Mersin'deki resmi geçit.)
  • 💡 İpucu: Atatürk'ün "Dış politikada güçlü olmanın temeli, iç politikada güçlü olmaktır" sözü, Hatay'ın anavatana katılmasıyla somutlaşmıştır. Güçlü bir iç yapı, dışarıda da iddialı ve başarılı politikalar izlemeyi mümkün kılar.

🔄 Fransa'nın Tutum Değişikliği

Başlangıçta Hatay'ın bağımsızlığına karşı çıkan Fransa, zamanla tutumunu değiştirdi. Bu değişiklikte iki temel faktör etkili oldu:

  • Avrupa'da Savaş Tehlikesinin Baş Göstermesi: II. Dünya Savaşı'nın ayak sesleri Avrupa'da duyulmaya başlamıştı. Fransa, Almanya'nın yayılmacı politikaları karşısında İngiltere ile birlikte hareket etme ihtiyacı duyuyordu. Bu ortamda Türkiye gibi stratejik bir müttefiki kaybetmek istemedi. ⚔️
  • Türkiye'nin Hatay Konusunda Kararlı Tutumu: Türkiye'nin diplomatik ve askeri baskıları, Fransa'yı Hatay konusunda uzlaşmaya zorladı. Türkiye'nin taviz vermeyen duruşu, Fransa'nın geri adım atmasında önemli rol oynadı.

🇹🇷 Hatay'ın Bağımsızlık Süreci ve Anavatana Katılması

Hatay'ın anavatana katılma süreci, aşamalı bir şekilde gerçekleşti ve tam bağımsızlık ilkesine uygun olarak tamamlandı.

  • Hatay Devleti'nin Kuruluşu (1938): Milletler Cemiyeti'nin kararları doğrultusunda, Hatay iç işlerinde tam bağımsız, dış işlerinde Suriye'ye bağlı bir devlet olarak kuruldu. Kendi anayasası ve resmi dili Türkçe idi. Bu, anavatana katılımın ilk adımıydı.
  • Hatay Millet Meclisi'nin Kararı (29 Haziran 1939): Hatay Millet Meclisi, oy birliğiyle aldığı kararla Hatay'ın Türkiye'ye katılmasını onayladı. Bu karar, Hatay halkının kendi iradesiyle Türkiye'ye bağlanma isteğini gösteriyordu.
  • Anavatana Katılım (7 Temmuz 1939): Hatay, Millet Meclisi'nin kararıyla resmen Türkiye Cumhuriyeti'ne katıldı ve Hatay ili olarak Türkiye topraklarına dahil oldu. Bu, Misakımillî hedeflerinden birinin daha gerçekleşmesi anlamına geliyordu. 🎉
  • ⚠️ Dikkat: Hatay'ın anavatana katılması Atatürk döneminde gerçekleşmiş önemli bir dış politika başarısıdır. Ancak, Atatürk bu olayı göremeden vefat etmiştir. (Atatürk 10 Kasım 1938'de vefat etti, Hatay 1939'da katıldı.)

🎯 Atatürk Dönemi Dış Politika İlkeleri ve Hatay

Hatay sorununun çözümü, Atatürk'ün dış politika ilkelerinin başarılı bir uygulamasıdır:

  • Misakımillî Hedefleri: Hatay, Misakımillî sınırları içinde yer alan ve çözüme kavuşturulması gereken önemli bir konuydu. Anavatana katılmasıyla bu hedef büyük ölçüde gerçekleşti.
  • Barışçıl Yollarla Çözüm Arayışı: Türkiye, sorunu Milletler Cemiyeti'ne taşıyarak ve diplomatik yollarla çözmeye çalışarak barışçıl bir yaklaşım sergiledi. Ancak gerektiğinde askeri caydırıcılık kullanmaktan da çekinmedi.
  • Tam Bağımsızlık: Hatay'ın anavatana katılması, Türkiye'nin tam bağımsızlık ilkesini sadece kendi sınırları içinde değil, komşu bölgelerdeki Türk varlığı için de savunduğunu gösterir.
  • Gerçekçi ve Pragmatik Yaklaşımlar: Uluslararası konjonktürü (II. Dünya Savaşı tehlikesi) iyi değerlendiren Türkiye, Fransa ile uzlaşarak sorunu kendi lehine çözmeyi başardı.

🔍 Genel Dış Politika Sorunları ve Misakımillî

Atatürk döneminde çözüme kavuşturulmaya çalışılan diğer önemli dış politika sorunları şunlardır:

  • Musul Sorunu: Lozan'da çözülemeyen ve İngiltere ile yaşanan bu sorun, Milletler Cemiyeti'ne taşınmış ve Türkiye aleyhine sonuçlanmıştır (1926 Ankara Antlaşması ile Musul Irak'a bırakıldı). Bu, Misakımillî'ye uygun çözülemeyen önemli bir sorundur.
  • Boğazlar Sorunu: Lozan'da uluslararası bir komisyonun yönetimine bırakılan Boğazlar, Türkiye'nin tam egemenliğine aykırıydı. Bu sorun, 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Türkiye lehine çözüldü ve tam egemenlik sağlandı.
  • Yabancı Okullar Sorunu: Lozan'da Türkiye'nin iç meselesi olarak kabul edilen bu sorun, Fransa ile yaşanan gerginliklere rağmen Türkiye'nin egemenlik hakları çerçevesinde çözüldü (Türk müfettişlerin denetimi).
  • 💡 İpucu: Misakımillî'ye uygun olarak çözülemeyen sorunlar genellikle Musul ve Boğazlar'ın Lozan'daki ilk hali olarak kabul edilir. Hatay ise Misakımillî'ye uygun olarak çözülmüştür. Yabancı okullar sorunu ise daha çok iç egemenlik meselesiydi.

Bu ders notları, Hatay'ın anavatana katılması sürecini ve Atatürk dönemi dış politikasının temel dinamiklerini anlamanıza yardımcı olacaktır. Unutmayın, tarih sadece olayları ezberlemek değil, olaylar arasındaki neden-sonuç ilişkilerini ve uluslararası bağlantıları kavramaktır. Başarılar dilerim! ✨

  • Cevaplanan
  • Aktif
  • Boş