Sorunun Çözümü
Verilen bilgilere göre Türkiye'nin yeni bir dünya savaşı tehlikesinin belirdiği dönemde aldığı önlemleri inceleyelim:
- Lozan Barış Antlaşması'nın "Boğazların her iki yakası askerden arındırılacak." maddesinin değiştirilmesi için Milletler Cemiyeti'ne başvurulması ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Boğazların güvenliğinin sağlanmasının Türkiye'ye bırakılması:
- Milletler Cemiyeti'ne başvurmak ve uluslararası bir sözleşme (Montrö) imzalamak diplomatik (II) bir adımdır.
- Boğazların güvenliğinin Türkiye'ye bırakılması, yani Boğazlar üzerinde asker bulundurma ve savunma hakkının geri alınması ise doğrudan askerî (I) bir önlemdir.
- Balkan Devletleri ile Balkan Antantı'nı; İran, Irak ve Afganistan ile Sadabat Paktı'nı imzalaması:
- Uluslararası ittifaklar kurmak ve paktlar imzalamak, ülkeler arası ilişkileri düzenleyen ve ortak güvenlik amaçlayan diplomatik (II) faaliyetlerdir. Bu paktlar aynı zamanda bölgesel barışı ve güvenliği sağlamaya yönelik siyasi adımlar olsa da, eylemin kendisi diplomatik bir nitelik taşır.
Bu değerlendirmelere göre:
- I. Askerî: Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Boğazların güvenliğinin Türkiye'ye bırakılması, askerî bir önlemdir.
- II. Diplomatik: Milletler Cemiyeti'ne başvurulması, Montrö Sözleşmesi'nin imzalanması, Balkan Antantı ve Sadabat Paktı'nın imzalanması diplomatik önlemlerdir.
- III. Siyasi: Alınan tüm bu önlemlerin siyasi bir amacı ve boyutu vardır. Ancak "diplomatik" önlemler, siyasi hedeflere ulaşmak için kullanılan belirli yöntemleri ifade eder ve metinde doğrudan bu yöntemler (başvuru, antlaşma imzalama) belirtilmiştir. Seçenekler arasında daha spesifik olan "askerî" ve "diplomatik" önlemler doğrudan metinden çıkarılabilir.
Dolayısıyla, verilen bilgiler ışığında Türkiye'nin hem askerî hem de diplomatik önlemler aldığı açıkça görülmektedir.
Cevap B seçeneğidir.