Sorunun Çözümü
Atatürk'ün sözü, bir toplumun ancak kadın ve erkeğin eşit haklara sahip olması ve birlikte yükselmesiyle gerçek anlamda ilerleyebileceğini vurgulamaktadır. Kadınların toplumda geri bırakılmasının, tüm toplumun ilerlemesini engelleyeceğini belirtir.
- I. Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesi: 1926'da kabul edilen Türk Medeni Kanunu, kadınlara evlilik, boşanma, miras ve meslek seçimi gibi konularda erkeklerle eşit haklar tanımıştır. Bu durum, kadınların toplumsal hayattaki yerini güçlendirerek Atatürk'ün sözündeki "yükseltme" ilkesiyle doğrudan örtüşmektedir.
- II. Kadınlara siyasal hakların verilmesi: Kadınlara belediye seçimlerinde (1930), muhtarlık seçimlerinde (1933) ve milletvekili seçimlerinde (1934) seçme ve seçilme hakkının tanınması, kadınların siyasi alanda erkeklerle eşit konuma gelmesini sağlamıştır. Bu da toplumun "diğer parçasının" yükseltilmesi ve "göklere yükselmesi" anlamına gelmektedir.
- III. Takvim, saat ve ölçülerde değişiklik yapılması: Bu değişiklikler (miladi takvim, uluslararası saat, metre ve kilogram gibi ölçü birimlerinin kabulü) Türkiye'yi çağdaş dünyayla bütünleştirme ve ekonomik ilişkileri kolaylaştırma amacı taşımıştır. Ancak, Atatürk'ün yukarıdaki sözünde vurgulanan kadın-erkek eşitliği ve toplumsal cinsiyet rolleriyle doğrudan bir bağlantısı yoktur.
Bu bağlamda, Atatürk'ün sözüyle doğrudan ilişkili olan gelişmeler I ve II numaralı öncüllerde yer almaktadır.
Cevap B seçeneğidir.