Milli Uyanış: Bağımsızlık Yolunda Atılan Adımlar Ünite Değerlendirme Test 18

Soru 6 / 14

🎓 Milli Uyanış: Bağımsızlık Yolunda Atılan Adımlar Ünite Değerlendirme Test 18 - Ders Notu ve İpuçları

Bu ders notu, "Milli Uyanış: Bağımsızlık Yolunda Atılan Adımlar" ünitesi kapsamında I. Dünya Savaşı'nın sonu, Mondros Ateşkes Antlaşması'nın getirdiği ağır koşullar, Wilson İlkeleri'nin etkileri, Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğinde başlayan Milli Mücadele'nin ilk adımları, örgütlenme süreci ve bu dönemdeki önemli kongreler ile görüşmeleri kapsamaktadır. Amacımız, öğrencilerin bu kritik dönemeçleri bütünsel bir bakış açısıyla anlamalarını sağlamaktır. 🇹🇷

🌍 I. Dünya Savaşı'nın Sonu ve Osmanlı Devleti'nin Durumu

  • I. Dünya Savaşı, Osmanlı Devleti için ağır sonuçlar doğurmuş, birçok cephede mücadele etmiştir.
  • Osmanlı'nın Savaştığı Cepheler ve Nedenleri:
    • Kafkas Cephesi: Osmanlı'nın Rusya'ya karşı açtığı, Orta Asya Türkleri ile birleşme ve Bakü petrollerini ele geçirme amacı taşıyan cephedir. Mustafa Kemal'in buradaki başarıları, Rusların güneye inerek İngilizlerle birleşmesini engellemiştir.
    • Kanal Cephesi: Osmanlı'nın İngiltere'nin Uzak Doğu sömürgeleriyle bağlantısını kesmek amacıyla açtığı cephedir.
    • Irak Cephesi: İngilizlerin Musul petrollerini ele geçirmek ve Ruslarla birleşmek amacıyla açtığı cephedir.
    • Çanakkale Cephesi: İtilaf Devletleri'nin Rusya'ya yardım ulaştırmak ve İstanbul'u ele geçirerek Osmanlı'yı savaş dışı bırakmak amacıyla açtığı cephedir. Bu cephedeki zafer, Milli Mücadele ruhunu canlandırmıştır.
  • Arap İsyanları: İngilizler, I. Dünya Savaşı sırasında Arapları Osmanlı Devleti'ne karşı kışkırtmış ve onlara destek vererek cephe gerisinde sorunlar yaratmıştır. Bu durum, Osmanlı'nın güney cephelerinde zorlanmasına neden olmuştur.

⚠️ Dikkat: Cephelerin açılma nedenleri ve kimin kime karşı savaştığı karıştırılmamalıdır. Özellikle Osmanlı'nın taarruz (saldırı) ve savunma cepheleri ayrımına dikkat edin. Örneğin, Kafkas ve Kanal cepheleri Osmanlı'nın taarruz cepheleridir.

📜 Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918)

  • Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'ndan çekildiği, çok ağır şartlar içeren bir antlaşmadır.
  • Önemli Maddeleri ve Amaçları:
    • Ordu Terhisi ve Silahların Teslimi: Sınırların korunması ve iç güvenliğin sağlanması dışında Osmanlı ordusu terhis edilecek, tüm savaş gemileri, taşıt, araç, gereç, silah ve cephanelere el konulacaktı.
      💡 İpucu: Bu madde, Osmanlı'yı savunmasız bırakarak işgalleri kolaylaştırmayı amaçlamıştır. Düşünün, ordunuz yoksa ülkenizi nasıl savunursunuz?
    • İletişim ve Ulaşım Kontrolü: Tüm telsiz, telgraf hatları, Toros tünelleri ve bütün demir yollarının denetimi İtilaf Devletleri tarafından sağlanacaktı.
      💡 İpucu: Bu madde, işgallerin duyulmasını engelleyerek organize bir direnişin önüne geçmeyi hedeflemiştir. Halkın haberleşmesini kısıtlayarak örgütlenmeyi engellemek istemişlerdir. Tıpkı günümüzde internet erişiminin kısıtlanması gibi düşünebilirsiniz.
    • Stratejik Noktaların İşgali (7. Madde): İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit eden bir durum olursa herhangi bir stratejik noktayı işgal edebilecekti.
      💡 İpucu: Bu madde, yapılacak işgallere hukuki bir zemin oluşturmayı amaçlamıştır. İtilaf Devletleri'ne işgalleri için bahane uydurma yetkisi vermiştir. "Güvenliğimiz tehdit altında" diyerek istedikleri yeri işgal etme hakkını kendilerine tanımışlardır.
    • Doğu Anadolu'da Altı İl (Vilayet-i Sitte) (24. Madde): Altı ilde (Elazığ, Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakır, Sivas) karışıklık çıkarsa İtilaf Devletleri buraları işgal edebilecekti.
      💡 İpucu: Bu madde, Doğu Anadolu'da bir Ermeni devleti kurma hayallerine zemin hazırlamıştır. Bölgedeki etnik yapıyı değiştirmeyi hedeflemişlerdir.
  • Sonuçları: Osmanlı Devleti fiilen sona ermiş, ülke toprakları işgallere açık hale gelmiştir.
  • Mustafa Kemal'in Mondros'a Tepkisi: Mustafa Kemal, Mondros'un ağır şartlarına ve işgallere karşı çıkmış, bağımsızlığa düşkünlüğü ve kararlılığı ile bu emirlere uymak yerine komutayı bırakmayı göze almıştır. "İngilizlerin aldatıcı tavırlarına karşı nazik davranmamızı isteyen emirlerinizi yerine getirmeye yaratılışım elverişli değildir. Bunları yapmaktansa kumandayı bırakmaya hazırım." sözü bu duruşunu özetler.

🇺🇸 Wilson İlkeleri (8 Ocak 1918)

  • ABD Başkanı Wilson tarafından I. Dünya Savaşı'nın bitişini hızlandırmak ve kalıcı bir barış ortamı sağlamak amacıyla yayımlanan ilkelerdir.
  • Başlıca Maddeleri:
    • Sömürgecilik ve devletler arası gizli antlaşmalar yapılmayacak.
    • Her ulus çoğunlukta olduğu yerde kendi kaderini kendisi belirleyecek (self-determinasyon).
    • Silahsızlanma, açık diplomasi gibi barışçıl esaslar.
  • Uygulamadaki Sonuçları:
    • Barışçı esaslar taşımasına rağmen, İtilaf Devletleri kendi çıkarları doğrultusunda ilkeleri yorumlamış ve uygulamada amacına ulaşamamıştır.
    • "Manda ve Himaye" anlayışı ortaya çıkmıştır. Bu, sömürgeciliğin adını değiştirerek devam ettirilmesidir. Tıpkı bir ülkenin başka bir ülkeyi "koruma" bahanesiyle yönetmesi gibidir.
    • Azınlıklar, "her ulus kendi kaderini tayin eder" ilkesini bahane ederek devlet kurma taleplerini artırmış, bu da yeni sorunlara yol açmıştır.
  • 💡 İpucu: Wilson İlkeleri, görünüşte barışçıl olsa da, İtilaf Devletleri tarafından kendi çıkarları için çarpıtılarak kullanılmış, Milli Mücadele döneminde de azınlıkların faaliyetlerini artırmasına neden olmuştur.

🇹🇷 Milli Mücadele'nin Başlangıcı ve Örgütlenme Dönemi

Mustafa Kemal Atatürk'ün Liderliği ve Kişilik Özellikleri

  • Vatanseverlik: Vatanın ve milletin kurtuluşu için askerlik mesleğinden istifa ederek sivil bir lider olarak mücadeleye devam etmiştir. "Mübarek vatan ve milleti parçalanma tehlikesinden kurtarmak..." sözleri bunun en güzel örneğidir.
  • Kararlılık ve Bağımsızlığa Düşkünlük: Mondros'un ağır şartlarına karşı çıkmış, "Bağımsızlık ya hep ya hiç!" anlayışıyla hareket etmiştir. "Kumandayı bırakmaya hazırım" diyerek bağımsızlık uğruna her şeyi göze aldığını göstermiştir.
  • Liderlik ve Örgütleyicilik: İstanbul'daki durumun vatanın kurtuluşu için yetersiz olduğunu görerek Anadolu'ya geçme kararı almış, halkı örgütleyerek Milli Mücadele'yi başlatmıştır.
  • İleri Görüşlülük: Mondros'un maddelerinin işgallere zemin hazırlayacağını öngörmüş ve buna karşı önlemler almıştır.
  • Halkına Güven: Resmi sıfat ve yetkilerden sıyrıldıktan sonra "yalnız milletin sevgi ve fedakârlığına güvenerek" vicdani görevine devam etmiştir.

💡 İpucu: Mustafa Kemal'in askerlikten istifası, onun Milli Mücadele'yi kişisel bir dava olarak değil, milletin davası olarak gördüğünü ve sivil bir lider olarak halkla bütünleşme arzusunu gösterir. Bu, onun halkla birlikte hareket etme ve milli egemenliği esas alma anlayışının bir göstergesidir.

Milli Mücadele'nin İlk Adımları

  • Mustafa Kemal'in İstanbul'daki Gözlemleri: Mondros sonrası İstanbul'a gelen Mustafa Kemal, siyasi çözümlerin yetersizliğini ve işgallere karşı etkin bir hükümetin olmadığını görmüş, bağımsızlık için mücadele edilmesi gerektiği kanaatine varmıştır.
  • Havza Genelgesi (28 Mayıs 1919):
    • İşgallere karşı mitingler düzenlenerek protesto edilmesi istenmiştir.
    • Gösterilerde düzenin korunması ve Hristiyan halka saldırı yapılmaması vurgulanmıştır.
  • Havza Genelgesi'nin Amaçları:
    • Halkın işgallere karşı kayıtsız kalmasını engellemek ve milli bilinci uyandırmak.
    • Milli Mücadele'nin haklılığını dünyaya duyurmak.
    • Mondros Ateşkesi'nin bahane edilerek işgallerin yaygınlaşmasını önlemek (7. maddeye karşı tedbir).
    • İstanbul Hükümeti'ne yardım etmek gibi bir amacı yoktur; tam tersine, halkı bağımsızlık mücadelesine hazırlamaktır.

Örgütlenme Dönemindeki Önemli Gelişmeler

  • Erzurum Kongresi (23 Temmuz - 7 Ağustos 1919):
    • Mustafa Kemal'in askerlikten istifa ettikten sonra sivil olarak katıldığı ilk kongredir.
    • Önemli Kararları: Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz. Kuva-yi Milliye'yi etkin, milli iradeyi hakim kılmak esastır. Manda ve himaye kabul edilemez.
    • 💡 İpucu: Erzurum Kongresi, bölgesel toplanmasına rağmen aldığı kararlar açısından ulusal niteliktedir. Manda ve himayenin reddi, tam bağımsızlık ilkesinin temelini oluşturur. Mustafa Kemal'in "Ulusal bağımsızlığı tehlikede gören ve her yönden istila edilen Rus ulusu bu genel baskıya karşı tüm bireylerinin ortak gücüyle çarpıştı." sözleri, milli birlik ve beraberliğin önemini vurgular.
  • Sivas Kongresi (4-11 Eylül 1919):
    • Ulusal düzeyde toplanan ilk kongredir.
    • Önemli Kararları: Erzurum Kongresi kararları genişletilerek onaylanmıştır. Tüm cemiyetler "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adı altında birleştirilmiştir. Temsil Heyeti'nin yetkileri tüm yurdu kapsar hale getirilmiştir.
  • Temsil Heyeti'nin Güçlenmesi ve İstanbul Hükümeti ile İlişkiler:
    • Sivas Kongresi sonrası Temsil Heyeti, Anadolu'da denetimi sağlamış ve Damat Ferit Paşa Hükümeti'nin istifasına neden olmuştur. Bu, Temsil Heyeti'nin ilk siyasi başarısıdır.
    • Yeni kurulan Ali Rıza Paşa Hükümeti, Temsil Heyeti ile iletişime geçmek zorunda kalmıştır.
  • Amasya Görüşmeleri (20-22 Ekim 1919):
    • Temsil Heyeti (Mustafa Kemal) ile İstanbul Hükümeti (Salih Paşa) arasında yapılmıştır.
    • Önemli Kararlar (Anlaşmaya Varılmayanlar da Dahil): Temsil Heyeti'nin onayı alınmadan barış görüşmelerine katılınmayacak ve barış imzalanmayacaktı. Mebusan Meclisi'nin toplanması kararlaştırıldı.
    • İstanbul Hükümeti'nin Tutumu: İstanbul Hükümeti, Temsil Heyeti'nin gücünü kabul etmek istememiş, merkezi otoritesini korumayı ve kendi yetkilerini Temsil Heyeti'ne devretmemeyi amaçlamıştır. Bu nedenle Temsil Heyeti'nin bazı kararlarını (özellikle barış görüşmeleriyle ilgili olanı) reddetmiştir.
  • 💡 İpucu: Amasya Görüşmeleri, İstanbul Hükümeti'nin Temsil Heyeti'ni resmen tanıması anlamına gelir ve Milli Mücadele'nin siyasi bir güç olarak kabul edildiğinin göstergesidir. Bu görüşmeler, Milli Mücadele'nin ilerleyişinde önemli bir dönüm noktasıdır.

Bu ders notu, Milli Uyanış döneminin temel taşlarını anlamanız için hazırlanmıştır. Unutmayın, her olay bir diğerinin sonucudur ve bu dönemin ruhunu kavramak için olaylar arasındaki bağlantıları iyi kurmalısınız. Başarılar dileriz! 🚀

  • Cevaplanan
  • Aktif
  • Boş