Milli Uyanış: Bağımsızlık Yolunda Atılan Adımlar Ünite Değerlendirme Test 14

Soru 10 / 15

🎓 Milli Uyanış: Bağımsızlık Yolunda Atılan Adımlar Ünite Değerlendirme Test 14 - Ders Notu ve İpuçları

Bu ders notu, Milli Mücadele dönemi ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarına dair temel bilgileri pekiştirmen için hazırlandı. Testteki sorular, Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'na girişi, Mondros Ateşkes Antlaşması'nın sonuçları, Milli Mücadele'nin başlangıcı, kongreler dönemi, Misakımillî ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) açılışı ile otoritesini sağlamaya yönelik adımlar gibi kritik konuları kapsıyor. Bu notlar sayesinde, sınavda karşına çıkabilecek benzer sorulara daha hazırlıklı olacaksın. Haydi başlayalım! 🚀

I. Dünya Savaşı ve Osmanlı Devleti'nin Son Durumu

  • Osmanlı'nın I. Dünya Savaşı'na Girişi: Osmanlı Devleti, başta Almanya ile yaptığı gizli ittifak antlaşması olmak üzere, kaybettiği toprakları geri alma ve siyasi yalnızlıktan kurtulma gibi nedenlerle savaşa girmiştir. Bu süreçte, Akdeniz'de İngiliz donanmasından kaçan Alman gemileri Goben (Yavuz) ve Breslav (Midilli)'ın Osmanlı'ya sığınması ve ardından bu gemilerin Rus limanlarını bombalaması, Osmanlı'nın savaşa fiilen katılmasına neden olmuştur. 🚢
  • Ermeni Meselesi ve Sevk ve İskân Kanunu (Tehcir Kanunu): I. Dünya Savaşı sırasında Doğu Anadolu'da Ermeni çetelerinin Rusya'nın kışkırtmasıyla isyanlar çıkarması ve bölgedeki Türk halkına yönelik saldırıları, Osmanlı Devleti'ni zor durumda bırakmıştır. Bölgede asayişi sağlamak ve cephe gerisi güvenliğini temin etmek amacıyla 1915 yılında Sevk ve İskân Kanunu çıkarılarak, isyancı Ermeniler güvenli bölgelere göç ettirilmiştir. Bu, bir güvenlik tedbiri olarak alınmıştır.
  • Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918): Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'ndan çekilmek zorunda kaldığı bu antlaşma, aslında bir ateşkes olmaktan öte, ülkenin işgaline zemin hazırlayan ağır şartlar içeriyordu. Özellikle 7. ve 24. maddeleri, İtilaf Devletleri'ne istedikleri stratejik bölgeleri işgal etme yetkisi vererek Osmanlı toprak bütünlüğünü tehlikeye atmış ve devleti savunmasız bırakmıştır. Bu durum, Osmanlı'nın hem askeri hem de siyasi olarak büyük bir başarısızlığa sürüklendiğinin göstergesidir. 💔

⚠️ Dikkat: Mondros Ateşkes Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin fiilen sona erdiğinin ve işgallerin başlayacağının habercisidir. Bu antlaşmanın maddelerini ve sonuçlarını iyi bilmek, Milli Mücadele'nin neden başladığını anlamak için çok önemlidir.

Milli Mücadele'nin Başlangıcı ve İlk Adımlar

  • Mustafa Kemal'in Samsun'a Çıkışı (19 Mayıs 1919) ve Amaçları: Mustafa Kemal Paşa, Mondros sonrası başlayan işgallere karşı halkı bilinçlendirmek, örgütlemek ve milli bir direniş başlatmak amacıyla Samsun'a gönderilmiştir. Ancak onun asıl amacı, milli bağımsızlığı sağlamaktı. İngiliz temsilcileri, onun Anadolu'daki faaliyetlerini yakından takip etmiş ve İstanbul Hükümeti'ne sürekli raporlar göndererek Mustafa Kemal'in geri çağrılmasını talep etmişlerdir.
  • Yararlı Cemiyetler: Bölgesel Direnişin Öncüleri: İşgallere karşı Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde halk tarafından kurulan cemiyetler (örneğin Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, Doğu İlleri Milli Hakları Savunma Derneği, Trabzon Muhafazaay-ı Hukuk Cemiyeti), başlangıçta kendi bölgelerinin kurtuluşunu amaçlamışlardır. Ancak zamanla bu bölgesel direnişler, ulusal bir mücadeleye dönüşmüştür. Bu cemiyetlerin ortak özelliği, işgallere karşı halkı örgütlemek ve direnişi sağlamaktır. Saltanat ve hilafeti korumak gibi amaçları yoktur. 💪
  • Havza Genelgesi (28 Mayıs 1919): İlk Uyarı ve Halkı Bilinçlendirme: Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'dan sonra yayımladığı ilk genelge olan Havza Genelgesi, işgallere karşı yurt genelinde protesto mitingleri düzenlenmesini istemiştir. Ancak bu mitinglerde Hristiyan azınlıklara kötü davranılmaması ve taşkınlık yapılmaması özellikle vurgulanmıştır. Bunun temel amacı, işgalci devletlerin "Türkler azınlıklara kötü davranıyor" şeklindeki olumsuz propagandalarını engellemektir.

💡 İpucu: Mustafa Kemal'in Havza Genelgesi'ndeki "Hristiyanlara kötü davranılmasın" uyarısı, Milli Mücadele'nin haklılığını uluslararası kamuoyuna duyurma ve düşman propagandalarını çürütme amacı taşır. Bu, onun ileri görüşlülüğünü ve diplomatik zekasını gösterir.

Kongreler Dönemi: Milli İradenin Şekillenmesi

  • Erzurum Kongresi (23 Temmuz - 7 Ağustos 1919): Milli Sınırlar ve Bağımsızlık Vurgusu: Milli Mücadele'nin önemli dönüm noktalarından biri olan Erzurum Kongresi'nde alınan kararlar, vatanın bütünlüğünü ve milli egemenliği temel almıştır.
    • "Kuvayımilliye'yi tek kuvvet olarak tanımak ve milli iradeyi hakim kılmak esastır." maddesi, milli egemenliğin ve halkın yönetimdeki gücünün önemini vurgular.
    • "Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, bölünemez." maddesi ise vatanın bölünmez bütünlüğünü ve tam bağımsızlığı hedeflediğini açıkça ortaya koyar.
  • Sivas Kongresi (4-11 Eylül 1919): Milli Mücadelenin Birleştirici Gücü: Mustafa Kemal Paşa, Sivas Kongresi'ne ulaşmak için büyük zorluklar ve engellerle karşılaşmıştır. Ancak tüm tehlikelere rağmen Sivas'a ulaşma kararlılığı, onun hedefine ulaşma konusundaki azmini ve liderlik vasfını göstermiştir. Bu kongre, tüm bölgesel cemiyetleri "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adı altında birleştirerek milli mücadeleye ulusal bir karakter kazandırmıştır.

Misakımillî: Milli Andımız

  • Misakımillî (Milli Ant): Son Osmanlı Mebusan Meclisi tarafından kabul edilen Misakımillî, milli ve bölünmez Türk vatanının sınırlarını çizmiştir. Bu sınırlar, Türk ve Müslüman halkın çoğunluğunun bulunduğu yerleri kapsar. Bağımsızlık ve egemenlik ilkeleri doğrultusunda, halkın kendi kaderini tayin etme hakkına (referandum) vurgu yapılmış, Kars, Ardahan ve Batum gibi bölgelerin geleceği halk oylamasına bırakılmıştır. İstanbul'un ve boğazların güvenliği de Misakımillî'de önemli bir madde olarak yer almıştır. 🇹🇷

⚠️ Dikkat: Misakımillî, yeni Türk Devleti'nin kurulacağı toprakları belirleyen temel belgedir. Bu belge, tam bağımsızlık ve vatanın bölünmez bütünlüğü ilkelerini içerir.

TBMM'nin Açılışı ve Yeni Bir Devletin Doğuşu

  • Milli Egemenliğin Temsilcisi: TBMM'nin Açılışı (23 Nisan 1920): Ankara'da açılan Büyük Millet Meclisi, milli egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu ilan etmiştir. Bu, padişahlık ve hilafet makamının yetkilerinin halka geçtiği, demokratik esaslara dayalı yeni bir yönetim anlayışının başlangıcıdır. TBMM, Türkiye'nin geleceğini elinde tutan tek egemen kuvvettir ve İstanbul Hükümeti'nin hukuki bir geçerliliğinin olmadığını açıkça belirtmiştir. Bu durum, Milli Mücadele sırasında İstanbul Hükümeti'nden destek alınmadığını, aksine TBMM'nin ona karşı mücadele ettiğini gösterir.
  • TBMM'nin Otoritesini Sağlama Çabaları: Yasama ve Yargı Yetkileri: TBMM, yeni kurulan devletin otoritesini sağlamak ve iç isyanları bastırmak için önemli adımlar atmıştır.
    • Hıyanet-i Vataniye Kanunu (29 Nisan 1920): Meclise karşı çıkanları vatan haini sayan bu kanun, TBMM'nin yasama yetkisini kullanarak kendi otoritesini koruma ve iç düşmanlarla mücadele etme çabasını gösterir.
    • İstiklal Mahkemeleri: Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nu uygulamak ve isyancıları yargılamak amacıyla kurulan İstiklal Mahkemeleri ise TBMM'nin yargı yetkisini kullandığının kanıtıdır. Bu mahkemeler, hızlı ve etkili kararlar alarak devlet otoritesini güçlendirmiştir.
  • TBMM'ye Karşı Çıkan İsyanlar ve Alınan Tedbirler: TBMM'nin açılmasının ardından hem İstanbul Hükümeti'nin kışkırtmaları hem de bazı azınlıkların ve Kuva-yı Milliye liderlerinin çıkardığı isyanlar, Milli Mücadele'ye büyük zarar vermiştir. Bu isyanlar, milli mücadele hareketine zaman kaybettirmiş ve silahlı çatışma ortamı yaratmıştır. Ancak TBMM, Hıyanet-i Vataniye Kanunu ve İstiklal Mahkemeleri gibi tedbirlerle bu isyanları bastırarak otoritesini sağlamlaştırmıştır.

💡 İpucu: Yasama, kanun yapma; yürütme, kanunları uygulama; yargı ise kanunlara uymayanları cezalandırma yetkisidir. TBMM, Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nu çıkararak yasama, İstiklal Mahkemelerini kurarak yargı yetkisini kullanmıştır. Unutma ki, ilk TBMM'de güçler birliği ilkesi benimsenmiştir, yani yasama, yürütme ve yargı yetkileri Meclis'te toplanmıştır. Bu, hızlı karar alıp uygulamak içindi. ⚡

Mustafa Kemal Atatürk'ün Liderlik Özellikleri

  • Askeri Dehası ve Komutanlık Yeteneği: Mustafa Kemal, Çanakkale Savaşı gibi kritik cephelerde gösterdiği üstün komutanlık yeteneği, doğru sevk ve idare anlayışı ile düşman komutanlarının bile takdirini kazanmıştır. Onun askeri dehası, Milli Mücadele'nin başarıya ulaşmasında kilit rol oynamıştır. 🎖️
  • Kararlılık ve Azim: Sivas Kongresi'ne ulaşma çabasında olduğu gibi, Milli Mücadele'nin her aşamasında karşılaştığı engellere rağmen hedeflerinden asla sapmaması, onun kararlı ve azimli bir lider olduğunu gösterir.

Bu ders notu, Milli Uyanış döneminin temel taşlarını anlamana yardımcı olacaktır. Konuları bütüncül bir şekilde ele alarak, olaylar arasındaki neden-sonuç ilişkilerini kurmaya çalış. Başarılar dilerim! 🌟

  • Cevaplanan
  • Aktif
  • Boş