Eylül ve Beste'nin verdiği bilgileri adım adım değerlendirelim:
- Eylül'ün Bilgisi: I. Dünya Savaşı sırasında yapılan gizli antlaşmalarla İzmir ve çevresi İtalya'ya bırakılmıştır. Bu bilgi, savaş dönemindeki ilk paylaşım planını göstermektedir.
- Beste'nin Bilgisi: Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra İzmir ve çevresi Yunanlılar tarafından işgal edilmiştir. Bu bilgi ise, savaş sonrası fiili durumu ve ilk plandan farklı bir işgalci gücü ortaya koymaktadır.
Şimdi yargıları inceleyelim:
- I. Gizli paylaşım antlaşmalarında değişiklik olmuştur.
Eylül'ün bilgisine göre İzmir İtalya'ya bırakılmışken, Beste'nin bilgisine göre Yunanlılar tarafından işgal edilmiştir. Bu durum, başlangıçtaki gizli paylaşım planının değiştiğini ve İzmir'in İtalya yerine Yunanistan'a verildiğini veya Yunanistan tarafından işgal edildiğini açıkça göstermektedir. Dolayısıyla bu yargıya ulaşılabilir.
- II. İzmir ve çevresinde nüfus üstünlüğünün Yunanlılara ait olduğu kanıtlanmıştır.
Verilen bilgilerde İzmir'deki nüfus yapısı veya demografik üstünlük hakkında herhangi bir veri bulunmamaktadır. Yunanlıların işgali, nüfus üstünlüğünü kanıtlamaz; bu, siyasi ve askeri bir karardır. Bu yargıya ulaşılamaz.
- III. İtalya Anadolu'yu işgalden vazgeçmiştir.
İzmir'in Yunanlılar tarafından işgal edilmesi, İtalya'nın Anadolu'daki tüm işgal planlarından vazgeçtiği anlamına gelmez. Sadece İzmir özelindeki planın değiştiğini gösterir. İtalya'nın Anadolu'nun başka bölgelerinde işgal girişimleri veya talepleri devam etmiş olabilir. Bu yargıya kesin olarak ulaşılamaz.
Bu değerlendirmeler sonucunda, sadece I. yargıya ulaşılabilmektedir.
Cevap A seçeneğidir.