Milli Uyanış: Bağımsızlık Yolunda Atılan Adımlar Ünite Değerlendirme Test 8

Soru 2 / 15

🎓 Milli Uyanış: Bağımsızlık Yolunda Atılan Adımlar Ünite Değerlendirme Test 8 - Ders Notu ve İpuçları

Bu ders notu, Milli Mücadele döneminin kritik aşamalarını, bağımsızlık yolunda atılan adımları, bu süreçteki önemli kararları, kurulan kurumları ve karşılaşılan zorlukları kapsamaktadır. Özellikle Mondros Ateşkesi sonrası ortaya çıkan işgaller, cemiyetler, kongreler dönemi, Büyük Millet Meclisi'nin kuruluşu ve uluslararası antlaşmalar gibi ana konulara odaklanılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk'ün liderlik vasıfları da bu sürecin ayrılmaz bir parçası olarak ele alınmıştır. Bu notlar, sınav öncesi son tekrarınızı yapmanız için özenle hazırlanmıştır. İyi çalışmalar! 🇹🇷

Milli Mücadele'nin Başlangıcı ve İlk Adımlar 🚀

  • Mondros Ateşkes Antlaşması Sonrası Durum: Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkmasıyla imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması, Anadolu'yu işgallere açık hale getirmiştir. Bu antlaşma, Türk milletinin bağımsızlık ve toprak bütünlüğünü tehdit eden maddeler içermekteydi. Mustafa Kemal Paşa, İstanbul'daki işgal güçlerinin varlığını ve Osmanlı Hükümeti'nin acizliğini görerek, kurtuluşun Anadolu'da başlatılacak milli bir mücadele ile mümkün olacağına inanmıştır.
  • Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919): Milli Mücadele'nin yol haritasını çizen önemli bir belgedir. Bu genelge, bağımsızlık mücadelesinin temel prensiplerini belirlemiştir:
    • Gerekçe: "Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir. İstanbul Hükümeti, üzerine aldığı sorumluluğu yerine getirememektedir."
    • Amaç: "Milletin bağımsızlığını kurtarmak."
    • Yöntem: "Milletin azim ve kararı, milletin bağımsızlığını kurtaracaktır." (Yani, milletin kendi iradesiyle mücadele etmesi gerektiği vurgulanmıştır.)

💡 İpucu: Amasya Genelgesi'ndeki "Milletin azim ve kararı" ifadesi, milli egemenlik ilkesinin ilk kez üstü kapalı da olsa dile getirildiği yerdir. Bu, gelecekte TBMM'nin kuruluşuna zemin hazırlayan bir adımdır.

Milli Mücadele'yi Baltalayan ve Destekleyen Yapılar 🤝⚔️

  • Zararlı Cemiyetler: Milli Mücadele'nin karşısında yer alan ve ülkenin bütünlüğünü tehdit eden cemiyetlerdir. Bunlar iki ana gruba ayrılır:
    • Azınlıkların Kurduğu Cemiyetler:
      • Mavri Mira, Etnik-i Eterya, Pontus Rum: Özellikle Yunanistan ve Rumların Büyük Yunanistan (Megali İdea) ve Pontus Rum Devleti kurma hayalleriyle hareket etmişlerdir.
      • Hınçak ve Taşnak: Ermenilerin Doğu Anadolu'da bağımsız bir Ermeni devleti kurma amaçları gütmüşlerdir.

      ⚠️ Dikkat: Bu cemiyetler, Mondros Ateşkesi sonrası işgallerle birlikte faaliyetlerini hızlandırmış ve Osmanlı Devleti'ni parçalamayı hedeflemişlerdir.

    • Milli Varlığa Düşman Cemiyetler:
      • İngiliz Muhipleri Cemiyeti: Kurtuluşu İngiliz mandasına girmekte görmüşlerdir.
      • Teali İslam Cemiyeti: Hilafet ve saltanat yanlısı olup, kurtuluşu padişahın emirlerine uymakta aramışlardır.
      • Sulh ve Selamet-i Osmaniye Fırkası: Osmanlı Devleti'nin eski düzenini koruma ve padişaha bağlılık fikrini savunmuşlardır.
      • Kürt Teali Cemiyeti: Doğu Anadolu'da bağımsız bir Kürt devleti kurmayı amaçlamışlardır.

      💡 İpucu: Bu cemiyetler, farklı ideolojilere sahip olsalar da, ortak noktaları milli iradeye ve tam bağımsızlık fikrine karşı olmalarıdır.

  • Yararlı Cemiyetler (Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri): İşgallere karşı bölgesel direnişi örgütleyen ve milli bilinci uyandıran cemiyetlerdir. Örneğin, Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, İzmir Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti gibi. Bu cemiyetler, Sivas Kongresi'nde tek çatı altında birleştirilmiştir.

Kongreler Dönemi: Milli İrade Yükseliyor 🇹🇷

  • Erzurum Kongresi (23 Temmuz - 7 Ağustos 1919): Bölgesel nitelikte toplanmasına rağmen ulusal kararlar alınmıştır. İlk kez "Manda ve himaye kabul edilemez" kararı alınarak tam bağımsızlık fikri vurgulanmıştır.
  • Sivas Kongresi (4-11 Eylül 1919): Milli Mücadele'nin en önemli dönüm noktalarından biridir.
    • Ulusal Birlik ve Beraberlik: Ülke genelindeki tüm milli cemiyetler, "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adı altında birleştirilmiştir. Bu, mücadelenin tek merkezden, daha güçlü ve organize bir şekilde yürütülmesini sağlamıştır. Tıpkı bir okul projesinde tüm grupların tek bir lider ve ortak bir planla çalışması gibi, bu birleşme de gücü artırmıştır.
    • Temsil Heyeti'nin Yetkisi: Temsil Heyeti'nin sadece Doğu Anadolu'yu değil, tüm yurdu temsil etmesi kararı alınmıştır. Bu, Heyet'in ulusal bir hükümet gibi hareket etme yetkisini pekiştirmiştir.
    • Tam Bağımsızlık: Manda ve himaye fikri, Erzurum Kongresi'nde reddedilmiş olmasına rağmen Sivas Kongresi'nde bir kez daha ve "kesin olarak" reddedilmiştir. Bu, hiçbir devletin himayesi altına girmeden, kendi kaderini tayin etme iradesinin net bir ifadesidir.

⚠️ Dikkat: Sivas Kongresi'nde alınan kararlar, Milli Mücadele'nin bölgesel olmaktan çıkıp ulusal bir karakter kazanmasında ve tam bağımsızlık hedefinin netleşmesinde hayati rol oynamıştır.

Büyük Millet Meclisi'nin Kuruluşu ve İç Tehditler 🏛️🔥

  • TBMM'nin Açılışı ve Temel Amaçları (23 Nisan 1920): Ankara'da açılan Büyük Millet Meclisi, Türk milletinin kendi kaderini tayin etme ve ulusal egemenliği gerçekleştirme iradesinin en somut göstergesidir.
    • Ulusal Bağımsızlık: Metinde de belirtildiği gibi, "Türk ulusu, şimdi yazgısını kendi ellerine alarak hukuksal durumunu yeniden kurmaya karar verdi." Bu, işgallere son verip tam bağımsızlığı sağlamak amacını taşır.
    • Ulusal Egemenlik: Meclisin açılışıyla birlikte, yönetimde milletin iradesi esas alınmıştır. İstanbul Hükümeti'ne destek olmak veya Osmanlı Devleti'nin yönetim merkezini değiştirmek gibi amaçlar gütmemiştir; tam tersine, yeni ve bağımsız bir devletin temellerini atmıştır.
  • TBMM'ye Karşı Çıkan İsyanlar: TBMM'nin otoritesini tanımayan ve Milli Mücadele'yi engellemek isteyen çeşitli isyanlar çıkmıştır. Bu isyanların bir kısmı İstanbul Hükümeti ve İtilaf Devletleri tarafından kışkırtılmış, bir kısmı da yerel eşkıyaların veya eski düzen yanlılarının ayaklanmaları şeklinde olmuştur (Bozkır, Anzavur, Yozgat, Milli Aşireti, Çerkez Ethem, Demirci Mehmet Efe isyanları gibi).
    • Özellikleri: Bu ayaklanmalar genellikle birbirinden kopuk, dağınık ve belli bir merkezden yönetilmeyen hareketlerdi. Kimi kısa sürede, kimi daha uzun sürede bastırılmıştır.
    • Bastırılması ve Hukuk Devleti Anlayışı: TBMM, bu isyanları bastırmak için düzenli orduyu kullanmış ve "İstiklal Mahkemeleri"ni kurmuştur. Bu mahkemeler, isyancılara hukuk kuralları içerisinde, yargılama yapılarak cezalar verilmesini sağlamıştır. Bu durum, yeni Türk devletinin hukuk devleti anlayışıyla hareket ettiğini göstermektedir.

Uluslararası Gelişmeler ve Bağımsızlık Mücadelesi 🌍📜

  • I. Dünya Savaşı Sonrası Barış Konferansları:
    • Paris Barış Konferansı (18 Ocak 1919): Yenen devletlerle yenilen devletler arasında yapılacak barış antlaşmalarının şartlarını belirlemek üzere toplanmıştır. Bu konferansta, ABD Başkanı Wilson'ın "Yenilen devletlerden savaş tazminatı ve toprak alınmayacak" maddesi, İngiltere ve Fransa tarafından "manda ve himaye" adı altında yeni bir sömürgecilik düzeniyle geçersiz hale getirilmiştir.
    • San Remo Konferansı (Nisan 1920): Sevr Antlaşması'nın taslağının hazırlandığı konferanstır. İtilaf Devletleri, Osmanlı Devleti'ni bu ağır antlaşmayı imzalamaya zorlamak amacıyla Anadolu'daki işgallere devam etmişlerdir.
  • Sevr Antlaşması (10 Ağustos 1920): Osmanlı Hükümeti tarafından imzalanan ancak TBMM tarafından kesinlikle reddedilen, Türk milleti için bir "ölüm fermanı" niteliğindeki antlaşmadır.
    • İçeriği: Türk milletine yaşama hakkı tanımayan, Anadolu'yu parçalayan ve Türk egemenliğini yok sayan ağır hükümler içermekteydi. Haritalar incelendiğinde, Musul'un İngilizlere, Doğu Karadeniz'in bir kısmının Ermenilere bırakıldığı, Ege ve Akdeniz'de Yunan nüfuz bölgelerinin oluşturulduğu görülür.
    • TBMM'nin Reddetme Nedenleri:
      • Antlaşma, Türk milletine yaşama hakkı tanımıyordu.
      • TBMM'nin onayı olmadan imzalanmıştı; dolayısıyla milli iradeye aykırıydı ve hukuken geçersizdi.

⚠️ Dikkat: Sevr Antlaşması, Osmanlı Mebusan Meclisi tarafından onaylanmadığı ve TBMM tarafından reddedildiği için hukuken hiçbir zaman yürürlüğe girmemiştir. Bu, Milli Mücadele'nin en büyük hedeflerinden biri olmuştur.

Mustafa Kemal Atatürk'ün Liderlik Özellikleri ⭐

  • Liderlik: Milli Mücadele yıllarında karşılaşılan sorunlara çözüm bulması, farklı grupları bir araya getirerek ortak bir amaç etrafında birleştirmesi onun en belirgin liderlik özelliğidir. Tıpkı bir takım kaptanının tüm oyuncuları motive edip zafere taşıması gibi.
  • Cesaret ve Kararlılık: Anafartalar Savaşı'nda göğsüne şarapnel parçası isabet etmesine rağmen cephede savaşmaya devam etmesi, onun cesaretini ve kararlılığını açıkça göstermektedir.
  • Vatanseverlik: Mondros sonrası İstanbul'daki durumu görüp "Hata ettim, İstanbul'a gelmemeliydim. Ne yapıp edip Anadolu'ya dönmenin çaresine bakmalı." demesi, vatanın kurtuluşu için her türlü riski göze alacak kadar vatansever olduğunu kanıtlar. Bu, vatan sevgisinin sadece sözde kalmayıp, eyleme dökülmesidir.
  • İleri Görüşlülük: Henüz işgallerin başında, gelecekteki tehlikeleri önceden sezerek Anadolu'da bir milli mücadele başlatmayı planlaması, onun ileri görüşlü bir lider olduğunu gösterir.

💡 İpucu: Mustafa Kemal'in kişilik özellikleri, Milli Mücadele'nin başarıya ulaşmasında kilit rol oynamıştır. Sorularda verilen olaylar üzerinden bu özelliklerin hangi bağlamda ortaya çıktığını iyi anlamak önemlidir.

  • Cevaplanan
  • Aktif
  • Boş