Milli Uyanış: Bağımsızlık Yolunda Atılan Adımlar Ünite Değerlendirme Test 1

Soru 14 / 15
Merhaba sevgili öğrenciler! 📚 Bugün, tarihimizin en kritik ve şanlı dönemlerinden biri olan "Milli Uyanış: Bağımsızlık Yolunda Atılan Adımlar" ünitesini detaylıca inceleyeceğiz. Bu ünite, zorlu şartlar altında bir milletin nasıl yeniden diriliş destanı yazdığını anlatır. Hazırsanız, bağımsızlık meşalesinin nasıl yakıldığını adım adım keşfedelim! ✨

I. Dünya Savaşı Sonrası Durum ve Mondros Ateşkes Antlaşması'nın Gölgesi 💔

I. Dünya Savaşı, Osmanlı Devleti için acı bir yenilgiyle sonuçlandı. Savaştan yenik çıkan Osmanlı, İtilaf Devletleri ile Mondros Ateşkes Antlaşması'nı (30 Ekim 1918) imzalamak zorunda kaldı. Bu antlaşma, aslında bir ateşkes değil, Osmanlı'yı fiilen bitiren bir "teslimiyet belgesi" niteliğindeydi. 🤔

  • 7. Madde: "İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit edecek bir durum ortaya çıkarsa herhangi bir stratejik noktayı işgal edebilecektir." Bu madde, Anadolu'nun her yerinin işgaline yasal zemin hazırladı. 🛡️
  • 24. Madde: "Doğu Anadolu'daki altı ilde (Vilayet-i Sitte) karışıklık çıkarsa, İtilaf Devletleri bu illeri işgal edebilecektir." Bu madde ise Doğu'da bir Ermeni devleti kurma amacını taşıyordu. 🇦🇲
  • Osmanlı ordusu terhis edildi, silah ve cephaneye el konuldu, haberleşme ve ulaşım araçları kontrol altına alındı. Kısacası, devlet savunmasız bırakıldı.

Mondros'un ardından Anadolu dört bir yandan işgal edilmeye başlandı. Halk, bu işgaller karşısında önce bölgesel direniş örgütleri olan Kuva-yi Milliye'yi kurdu. Ayrıca, işgallere karşı protesto mitingleri düzenlendi ve haklılıklarını dünyaya duyurmak için Milli Cemiyetler kuruldu. Ancak bazı zararlı cemiyetler de (azınlıklar ve İstanbul Hükümeti yanlıları) ülkeyi daha da karıştırmaya çalışıyordu. 😠

Mustafa Kemal'in Samsun'a Çıkışı ve Milli Mücadele'nin İlk Adımları 🚀

Mustafa Kemal Paşa, Mondros sonrası başlayan işgaller karşısında İstanbul Hükümeti'nin sessiz kalmasına dayanamadı. 19 Mayıs 1919'da 9. Ordu Müfettişi olarak Samsun'a çıktı. Resmi görevi Karadeniz'deki asayişi sağlamak olsa da, onun asıl amacı milli mücadeleyi başlatmaktı. 🇹🇷

  • Havza Genelgesi (28 Mayıs 1919): Mustafa Kemal, ilk olarak Havza'dan tüm komutanlara bir genelge göndererek işgalleri protesto etmelerini ve mitingler düzenlemelerini istedi. Bu, milli bilinci uyandırmaya yönelik ilk adımdı. 🗣️
  • Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919): Milli Mücadele'nin amacı, gerekçesi ve yöntemi ilk kez burada açıkça belirtildi. Bu genelge, adeta bir "ihtilal bildirisi" niteliğindeydi. 📜
    • "Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir." (Gerekçe)
    • "İstanbul Hükümeti, üzerine aldığı sorumluluğu yerine getirememektedir. Bu durum milletimizi yok saymaktadır." (Gerekçe)
    • "Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır." (Amaç ve Yöntem - Ulusal Egemenlik vurgusu! 💪)
    • Her ilden seçilecek delegelerin Sivas'ta toplanacak bir kongreye katılmaları istendi.

Kongreler Dönemi: Milli İrade Şekilleniyor 🤝

Amasya Genelgesi'nde belirtilen kongreler, milli mücadelenin yol haritasını çizdi ve ulusal birliğin sağlanmasında büyük rol oynadı.

  • Erzurum Kongresi (23 Temmuz - 7 Ağustos 1919): Bölgesel bir kongre olarak toplansa da, aldığı kararlar ulusal nitelikteydi.
    • "Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz." (İlk kez Milli Sınırlar kavramı vurgulandı.) 🗺️
    • "Manda ve himaye kabul edilemez." (İlk kez tam bağımsızlık ilkesi vurgulandı. Başka bir devletin koruyuculuğu altına girmek kesinlikle reddedildi. 🙅‍♀️)
    • "Kuva-yi Milliye'yi etkin, milli iradeyi hakim kılmak esastır." (Ulusal egemenlik vurgusu.)
    • Doğu illerini temsil etmek üzere bir Temsil Heyeti oluşturuldu.
  • Sivas Kongresi (4-11 Eylül 1919): Tüm yurdu kapsayan ulusal bir kongreydi. Erzurum Kongresi kararlarını genişletti ve pekiştirdi.
    • "Manda ve himaye kesin olarak reddedilmiştir." (Tam bağımsızlık ilkesi bir kez daha ve kesin olarak vurgulandı. 🚫)
    • Bütün milli cemiyetler "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adı altında birleştirildi. (Milli birliğin sağlanması. 🤝)
    • Temsil Heyeti, tüm yurdu temsil eder hale geldi ve yetkileri genişletildi.
    • Milli Mücadele'nin sesini duyurmak için İrade-i Milliye Gazetesi çıkarıldı. 📰

Sivas Kongresi sonrası Temsil Heyeti'nin gücü arttı ve İstanbul Hükümeti ile ilişkiler gerildi. Hatta Temsil Heyeti, İstanbul Hükümeti ile Amasya Görüşmeleri'ni (Ekim 1919) yaparak İstanbul Hükümeti'nin temsil yetkisini tanımış oldu. Bu görüşmeler sonucunda Mebusan Meclisi'nin toplanması kararı alındı.

Son Osmanlı Mebusan Meclisi ve Misakımillî 🇹🇷

Mebusan Meclisi, İstanbul'da toplandı. Mustafa Kemal, meclisin Ankara'da toplanmasını istese de, İstanbul Hükümeti buna izin vermedi. Meclis, "Felâh-ı Vatan Grubu" adıyla bir araya gelen milli mücadele yanlısı milletvekillerinin çabalarıyla, Misakımillî (Milli Yemin) kararlarını kabul etti (28 Ocak 1920). Bu kararlar, Türk milletinin bağımsızlık ve toprak bütünlüğü konusundaki kırmızı çizgileriydi. ❤️‍🩹

  • Misakımillî Kararları'nın Temel İlkeleri:
    • Mondros Ateşkesi imzalandığı sırada işgal edilmemiş bölgelerin Türk vatanının ayrılmaz bir parçası olduğu (Milli Sınırlar).
    • Arap topraklarının geleceğinin halkın oylarıyla belirlenmesi.
    • Kars, Ardahan ve Batum'da halk oylaması yapılması.
    • Batı Trakya'nın geleceğinin halk oylamasıyla belirlenmesi.
    • Kapitülasyonların kaldırılması (Tam bağımsızlık için ekonomik bağımsızlık şartı). 💰
    • Azınlık haklarının komşu ülkelerdeki Müslümanlara tanınan haklar kadar olması (Eşitlik ilkesi).
    • Boğazların dünya ticaretine açılması, ancak bunun Osmanlı Devleti'nin ve İstanbul'un güvenliği sağlanarak yapılması.

Misakımillî kararları, İtilaf Devletleri'ni çok kızdırdı. Bunun üzerine 16 Mart 1920'de İstanbul'u resmen işgal ettiler, Mebusan Meclisi'ni dağıttılar ve milletvekillerini tutukladılar. Bu durum, yeni bir meclisin kurulmasını zorunlu hale getirdi. 😠

Yeni Bir Dönem: Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Açılması ve İlk Adımlar 🏛️

İstanbul'un işgali ve Mebusan Meclisi'nin dağıtılması üzerine Mustafa Kemal, Ankara'da yeni bir meclisin toplanması için çalışmalara başladı. 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) açıldı. Bu, Türk tarihinde yeni bir dönemin başlangıcıydı. 🎉

  • TBMM'nin Özellikleri:
    • Ulusal egemenliğe dayalı, halkın iradesini temsil eden bir meclistir.
    • Olağanüstü yetkilere sahipti (yasama, yürütme, yargı yetkileri kendisinde toplandı).
    • Yeni Türk Devleti'nin temelleri atıldı.
    • Kurucu bir meclis niteliğindeydi.

TBMM'ye Karşı Çıkan Ayaklanmalar ve Alınan Önlemler ⚔️

TBMM'nin açılmasıyla birlikte, hem İstanbul Hükümeti hem de İtilaf Devletleri, yeni meclisi tanımamak ve milli mücadeleyi engellemek için çeşitli ayaklanmaları kışkırttı. Ayrıca Kuva-yi Milliye'nin düzenli orduya geçişini istemeyen bazı Kuva-yi Milliye liderleri de isyan etti.

  • Ayaklanmaların Nedenleri:
    • İstanbul Hükümeti'nin TBMM'yi yok sayması ve kendi otoritesini sürdürme isteği.
    • İtilaf Devletleri'nin işgallerini kolaylaştırmak istemesi.
    • Bazı Kuva-yi Milliye liderlerinin düzenli orduya katılmak istememesi.
    • Halkın dini duygularının kötüye kullanılması.
  • Ayaklanmalara Karşı Alınan Önlemler:
    • Hıyanet-i Vataniye Kanunu (29 Nisan 1920): TBMM'nin otoritesini güçlendirmek ve vatana ihanet edenleri cezalandırmak amacıyla çıkarıldı. ⚖️
    • İstiklal Mahkemeleri: Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nu uygulamak için kurulan özel mahkemelerdi. Bu mahkemelerin kararları kesindi ve hemen uygulanırdı. Bu sayede:
      • Yargılama süresi kısaldı. ⏳
      • Ayaklanmalar kısa sürede bastırıldı. 💥
      • TBMM'nin otoritesi güçlendi. 💪
      • Asker kaçakları ve isyancılar hızla cezalandırıldı.
    • Anadolu Ajansı kuruldu (Halkı doğru bilgilendirmek için). 📢
    • İstanbul Hükümeti ile tüm ilişkiler kesildi.

Sevr Barış Antlaşması: Bir Ölüm Fermanı 📜❌

İtilaf Devletleri, Osmanlı Devleti ile 10 Ağustos 1920'de Sevr Barış Antlaşması'nı imzaladı. Ancak bu antlaşma, Osmanlı'nın topraklarını tamamen parçalayan, bağımsızlığını yok eden ve Türk milletini esir etmeyi amaçlayan bir "ölüm fermanı" niteliğindeydi. 💀

  • Sevr'in Temel Maddeleri:
    • Osmanlı toprakları İtilaf Devletleri arasında paylaştırıldı.
    • Doğu Anadolu'da bağımsız bir Ermenistan ve Kürdistan kurulması öngörüldü.
    • İstanbul Osmanlı'nın başkenti olarak kalacak, ancak azınlık hakları korunmazsa elinden alınacaktı.
    • Boğazlar uluslararası bir komisyonun yönetimine bırakılacaktı.
    • Osmanlı ordusu sınırlandırılacak, ağır silahları olmayacaktı.
    • Kapitülasyonlar devam edecekti.

Önemli Not: Sevr Antlaşması, Osmanlı Mebusan Meclisi kapalı olduğu için onaylanamadı ve hukuken geçersiz sayıldı. Türk milleti de bu antlaşmayı asla kabul etmedi ve milli mücadeleyi daha da güçlendirerek bağımsızlık yolunda kararlılıkla ilerledi. 🇹🇷

Özet ve Anahtar Bilgiler 🔑

Sevgili öğrenciler, bu ünite, bir milletin varoluş mücadelesini anlatır. Unutmayın ki:

  • Mondros Ateşkes Antlaşması, Osmanlı'yı fiilen bitiren ve işgallere zemin hazırlayan ilk adımdı.
  • Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışı, milli mücadelenin başlangıcıdır.
  • Amasya Genelgesi, milli mücadelenin amacını, gerekçesini ve yöntemini belirledi. Özellikle "Milletin azim ve kararı kurtaracaktır" ilkesiyle ulusal egemenliğe vurgu yapıldı.
  • Erzurum ve Sivas Kongreleri, milli birliğin sağlanmasında ve tam bağımsızlık (manda ve himayenin reddi) ile milli sınırlar ilkelerinin benimsenmesinde çok önemli rol oynadı.
  • Misakımillî, Türk milletinin bağımsızlık ve toprak bütünlüğü konusundaki son kararlarıydı.
  • TBMM'nin açılması (23 Nisan 1920), ulusal egemenliğe dayalı yeni Türk Devleti'nin temellerini attı.
  • Hıyanet-i Vataniye Kanunu ve İstiklal Mahkemeleri, TBMM'nin otoritesini güçlendirmek ve ayaklanmaları bastırmak için alınan kritik önlemlerdi.
  • Sevr Antlaşması, Türk milletinin bağımsızlık ruhuna aykırı, parçalayıcı bir antlaşma olduğu için asla kabul edilmedi ve uygulanmadı.

Bu dönemde atılan her adım, bağımsızlık ve ulusal egemenlik hedefine ulaşmak içindi. Unutmayın, tarih sadece geçmişi anlatmaz, geleceğe ışık tutar. Bu ruhu anlamak, bugünü ve yarını daha iyi inşa etmemizi sağlar! 💪🇹🇷

  • Cevaplanan
  • Aktif
  • Boş