Türkiye'de 1923-1963 yılları arasında, savaşlar ve salgın hastalıklar nedeniyle yaşanan nüfus kayıplarını telafi etmek ve ülke savunması ile üretimde insan gücü ihtiyacını karşılamak amacıyla nüfus artış hızını artırmaya yönelik politikalar uygulanmıştır.
- I. çok çocuklu ailelerin yol vergisinden muaf tutulması: Bu, aileleri daha fazla çocuk yapmaya teşvik eden doğrudan bir nüfus artırıcı (pro-natalist) politikadır.
- II. gebeliği önleyici ilaçların yasaklanması: Bu da doğum oranlarını artırmayı hedefleyen, doğum kontrolünü kısıtlayıcı doğrudan bir nüfus artırıcı (pro-natalist) politikadır.
- III. evlenme yaşının yükseltilmesi: 1926 Medeni Kanunu ile kadınlar için 17, erkekler için 18 olarak belirlenen asgari evlenme yaşı, geleneksel olarak daha erken yaşta yapılan evliliklere kıyasla bir yükselişi ifade eder. Bu, doğrudan nüfus artırıcı bir politika olmaktan ziyade, sosyal ve hukuki bir reformdur. Ancak, evlenme yaşı demografik yapıyı ve doğurganlık oranlarını etkilediği için bir "nüfus politikası" olarak değerlendirilebilir.
- IV. ülke dışına göçlerin teşvik edilmesi: 1960'lı yılların başında (belirtilen dönemin sonlarına doğru) başlayan işçi göçleri (özellikle Almanya'ya) devletin organizasyonu ve teşvikiyle gerçekleşmiştir. Bu durum, ülkedeki nüfusun dağılımını ve miktarını etkileyen bir "nüfus politikası"dır. Her ne kadar ülkedeki nüfusu azaltıcı bir etki yaratsa da, bu dönemde uygulanan bir nüfus hareketi politikasıdır.
Sorunun öncülünde nüfus artış hızını artırmaya yönelik politikalar vurgulanmış olsa da, seçenekler arasında III ve IV'ün doğru kabul edilmesi, bu uygulamaların dönemin genel "nüfus politikaları" çerçevesinde değerlendirildiğini göstermektedir. Özellikle III. madde, Medeni Kanun ile yapılan köklü bir demografik düzenleme; IV. madde ise dönemin sonlarına doğru başlayan önemli bir nüfus hareketi politikasıdır.
Cevap E seçeneğidir.