Verilen senaryo, nüfus artış hızının ekonomik büyüme hızından yüksek olduğu bir ülkeyi tanımlamaktadır. Bu durum, genellikle gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkelerde görülür ve kişi başına düşen gelirin azalmasına, kaynakların yetersiz kalmasına ve yaşam standartlarının düşmesine neden olabilir. Bu bilgiler ışığında yargıları değerlendirelim:
- I. Nüfusun dağılışında doğal koşullara bağımlılık fazladır.
Gelişmekte olan ülkelerde ekonomik faaliyetler genellikle tarım gibi birincil sektörlere dayanır. Bu nedenle, nüfus genellikle verimli topraklar, su kaynakları ve uygun iklim gibi doğal koşulların elverişli olduğu bölgelerde yoğunlaşır. Sanayileşme ve şehirleşme daha az geliştiği için, insan yapımı altyapı yerine doğal faktörler nüfus dağılışında daha belirleyici olur. Bu yargıya ulaşılabilir.
- II. Ortalama yaşam süresi uzundur.
Nüfus artış hızının ekonomik büyüme hızını aşması, genellikle sağlık hizmetlerinin, beslenmenin ve hijyen koşullarının yetersiz olduğu bir durumu işaret eder. Bu tür koşullar, ortalama yaşam süresinin uzamasına değil, kısalmasına neden olur. Ortalama yaşam süresinin uzun olması, gelişmiş ülkelerin bir özelliğidir. Dolayısıyla, bu yargıya ulaşılamaz.
- III. Nüfusun eğitim düzeyi düşüktür.
Ekonomik büyümenin nüfus artışına yetişemediği ülkelerde, eğitim hizmetlerine ayrılan kaynaklar yetersiz kalabilir. Bu durum, eğitim kalitesinin düşmesine, okuryazarlık oranlarının düşük olmasına ve genel eğitim düzeyinin düşük olmasına yol açar. Bu yargıya ulaşılabilir.
- IV. Doğum oranları yüksektir.
Nüfus artış hızının yüksek olmasının temel nedenlerinden biri yüksek doğum oranlarıdır. Gelişmekte olan ülkelerde genellikle aile planlaması bilinci düşüktür ve çocuk sayısı fazladır. Bu yargıya ulaşılabilir.
Yukarıdaki değerlendirmelere göre, yalnızca II. yargıya ulaşılamaz.
Cevap B seçeneğidir.