Küresel iklim değişikliğinin neden olduğu kuraklık sorunundan hangi bölgelerin daha az etkileneceğini belirlemek için, verilen bölgelerin mevcut iklim özelliklerini ve kuraklığa karşı hassasiyetlerini değerlendirmemiz gerekmektedir.
- I numaralı bölge (Kuzey Amerika'nın güneydoğusu): Bu bölge nemli subtropikal iklime sahiptir. Tarım faaliyetlerinin yoğun olduğu bu bölge, kuraklığın şiddetinin artması veya kurak alanların genişlemesi durumunda su kaynakları ve tarımsal üretim açısından önemli ölçüde etkilenecektir. Mevcut nemli koşullardan kuraklığa geçiş, büyük bir ekolojik ve ekonomik değişime yol açar.
- II numaralı bölge (Güney Amerika'da Ekvator çevresi - Amazon Havzası): Bu bölge Ekvatoral iklime sahip olup yıl boyunca bol yağış alır ve dünyanın en büyük yağmur ormanlarına ev sahipliği yapar. Küresel iklim değişikliği ile bu bölgede de yağış rejimlerinde değişiklikler ve kuraklık riskleri artabilir. Ancak, mevcut yüksek yağış miktarı göz önüne alındığında, kuraklığın şiddetinin artması veya kurak yerlerin genişlemesi bu bölge için büyük bir dönüşüm ve ciddi bir etki anlamına gelecektir.
- III numaralı bölge (Kuzey Afrika - Sahra Çölü): Bu bölge dünyanın en büyük sıcak çölüdür ve zaten aşırı kurak bir iklime sahiptir.
- IV numaralı bölge (Avustralya'nın iç kesimleri): Avustralya'nın büyük bir kısmı çöl ve yarı kurak iklime sahiptir.
Soru, "böyle bir durumdan daha az etkilenir" ifadesini kullanmaktadır. Bu ifadeyi, bölgelerin mevcut durumlarına göre kuraklığın getireceği ekstra değişimin veya marjinal etkinin büyüklüğü açısından yorumlayabiliriz.
- I ve II numaralı bölgeler, mevcut durumda nemli veya çok yağışlı iklimlere sahip oldukları için, kuraklığın artması bu bölgelerdeki ekosistemler ve insan faaliyetleri için çok daha büyük ve yıkıcı bir değişim anlamına gelecektir. Yani, bu bölgeler kuraklıktan çok etkilenecektir.
- III ve IV numaralı bölgeler ise zaten aşırı kurak çöl bölgeleridir. Bu bölgelerin ekosistemleri ve varsa insan yerleşimleri zaten en uç kuraklık koşullarına adapte olmuştur. Kuraklığın şiddetinin daha da artması veya kurak alanların genişlemesi, bu bölgeler için elbette olumsuz bir durumdur. Ancak, zaten en uç noktada olan bir bölge için, "daha da kuraklaşma"nın getireceği göreceli değişim veya ekolojik şok, nemli bir bölgenin kuraklaşmasıyla yaşayacağı şoktan daha az olabilir. Başka bir deyişle, zaten kuraklığa adapte olmuş bir sistemde, kuraklığın bir miktar daha artması, nemli bir sistemin tamamen kuraklaşması kadar dramatik bir "değişim" yaratmayabilir. Bu bağlamda, III ve IV numaralı bölgeler, diğerlerine kıyasla kuraklık sorunundan daha az etkilenecek olarak değerlendirilebilir.
Bu nedenle, mevcut iklim koşulları ve adaptasyon seviyeleri göz önüne alındığında, zaten aşırı kurak olan III ve IV numaralı bölgeler, kuraklığın şiddetinin artmasından veya kurak alanların genişlemesinden diğer nemli bölgelere kıyasla "daha az etkilenecek" olarak kabul edilebilir.
Cevap E seçeneğidir.