Verilen metinde, İslam Devleti'nde halifelerin belirlenme yönteminde önemli bir değişimden bahsedilmektedir:
- Dört Halife Dönemi: Halifeler seçimle belirleniyordu. Bu, yönetimin toplumsal rızaya ve istişareye dayandığını gösterir.
- Emeviler Dönemi: Muaviye'nin oğlu Yezid'i halife olarak tayin etmesiyle halifelik saltanat (monarşi) haline dönüşmüştür. Bu, yönetimin babadan oğula geçen bir hanedanlık sistemine evrildiğini gösterir.
Şimdi öncülleri bu bilgiler ışığında değerlendirelim:
- I. Yönetimde çoğulculuk hâkim olmuştur.
Dört Halife Dönemi'nde seçimle belirlenme bir tür çoğulculuk veya istişareyi ifade etse de, Emeviler Dönemi'nde halifeliğin saltanata dönüşmesiyle bu durum sona ermiş, tek kişinin (hanedanın) egemenliği pekişmiştir. Dolayısıyla, bu değişim süreci genelinde "çoğulculuk hâkim olmuştur" demek doğru değildir; aksine çoğulculuktan uzaklaşılmıştır.
- II. Egemenlik anlayışı değişmiştir.
Kesinlikle doğrudur. Dört Halife Dönemi'nde egemenlik, ümmetin seçimi ve rızasına dayanırken, Emeviler Dönemi'nde saltanata dönüşümle birlikte egemenlik anlayışı, hanedanlığa ve veraset sistemine dayalı hale gelmiştir. Bu, egemenliğin kaynağı ve meşruiyetinde köklü bir değişimdir.
- III. Siyasi otorite güç kaybetmiştir.
Metin, halifeliğin saltanata dönüşmesini anlatmaktadır. Saltanat sistemi, genellikle merkezi siyasi otoritenin güçlenmesi ve kalıtsal hale gelmesi anlamına gelir. Muaviye'nin kendi oğlunu halife tayin edebilmesi, siyasi otoritesinin zayıfladığını değil, aksine pekiştiğini ve mutlaklaştığını gösterir. Bu nedenle bu ifade yanlıştır.
Yukarıdaki değerlendirmeler sonucunda, metinde belirtilen değişimle ilgili olarak sadece II. Egemenlik anlayışı değişmiştir ifadesi doğrudur.
Cevap B seçeneğidir.