Sorunun Çözümü
Hz. Muhammed tarafından kurulan İslam Devleti, başlangıçta Arap Yarımadası'nda ortaya çıkmış olsa da, kısa sürede sınırlarını genişleterek çok uluslu bir yapıya bürünmüştür. Bu durum, devletin sadece bir Arap devleti olmadığını gösteren önemli kanıtlar sunar.
- I. Sınırların genişlemesiyle Arap olmayan unsurların dahil olması: İslam Devleti'nin fetihlerle genişlemesiyle birlikte İranlılar, Mısırlılar, Berberiler, Türkler gibi farklı etnik kökenlere sahip topluluklar devletin bünyesine katılmıştır. Bu durum, devletin sadece Araplardan oluşmadığını ve çok uluslu bir yapıya sahip olduğunu gösterir.
- II. Emeviler Dönemi'nde İspanya'nın fethedilmesi: Emeviler döneminde İspanya'nın (Endülüs) fethedilmesi, İslam Devleti'nin coğrafi olarak Arap Yarımadası ve çevresinin çok ötesine yayıldığını, Avrupa kıtasına ulaştığını ve bu bölgelerdeki Arap olmayan halkları da yönetimi altına aldığını kanıtlar. Bu, devletin etnik ve coğrafi sınırlarının Arap kimliğinin çok ötesinde olduğunu gösterir.
- III. Abbasiler Dönemi'nde Türklerin devlet kademelerinde görev alması: Abbasiler döneminde Türklerin ordu ve yönetim kademelerinde önemli görevlere getirilmesi, devletin yönetiminde Arap olmayan unsurların da etkin rol oynadığını açıkça ortaya koyar. Bu durum, devletin etnik temelde bir Arap devleti olmaktan çıkıp, farklı milletlerden insanların da yönetime katıldığı evrensel bir İslam devleti niteliği kazandığını gösterir.
Yukarıdaki tüm maddeler, İslam Devleti'nin zamanla bir Arap devleti olmaktan çıkarak çok uluslu ve evrensel bir yapıya büründüğünü desteklemektedir.
Cevap E seçeneğidir.