9. Sınıf Eski Çağ Medeniyetleri Ünite Değerlendirme Testi 8

Soru 13 / 16

🎓 9. Sınıf Eski Çağ Medeniyetleri Ünite Değerlendirme Testi 8 - Ders Notu ve İpuçları

Bu ders notu, 9. sınıf Eski Çağ Medeniyetleri ünitesinde karşılaşılabilecek temel konuları kapsamaktadır. Mezopotamya ve Anadolu uygarlıklarının kültürel, siyasi ve hukuki yapıları, tarih öncesi çağların özellikleri, İslam öncesi Türk devletlerinin yönetim anlayışları ve İlk Çağ ticaretinin dinamikleri gibi önemli başlıkları özetleyerek sınav öncesi hızlı bir tekrar yapmanızı sağlayacaktır. Unutmayın, bu konular tarih dersinin temel taşlarıdır! 🏛️

1. Mezopotamya Medeniyetleri: Sümerler ve Asurlar

  • Sümerler: Mezopotamya'nın ilk uygarlıklarından biridir. Yazıyı (çivi yazısı) icat eden ilk topluluktur. Şehir devletleri halinde yaşamışlardır.
  • Sümerlerde Urgakina Kanunları, tarihteki ilk yazılı hukuk kurallarından biridir. Bu kanunlar, geleneksel hukuktan yazılı hukuka geçişi sağlamış, rahiplerin yetkilerini sınırlayarak sivil yöneticilerin önemini artırmıştır. Ancak krallar, yönetim yetkilerini tanrıdan aldıklarını iddia etmişlerdir.
  • Asurlar: Mezopotamya'da güçlü bir imparatorluk kurmuşlardır. Ticaret ve savaşçılıkla öne çıkmışlardır.
  • Ninova Kütüphanesi, Asurların kültüre ve sanata verdikleri önemin en büyük göstergesidir. Bu kütüphane, tarihte bilinen ilk düzenli kütüphanelerden olup, arşivcilik ve belge yönetimi alanındaki gelişmişliklerini ortaya koyar. Savaş ve av sahnelerini tasvir eden heykellerle süslemeler de sanat anlayışlarının bir parçasıdır.
  • ⚠️ Dikkat: Yazıyı ilk kullanan Sümerler iken, ilk kütüphaneyi kuran Asurlardır. Bu iki bilgiyi karıştırmamak önemlidir!

2. Anadolu Uygarlıkları: Hititler ve İyonlar

  • Hititler: Kızılırmak yayı çevresinde kurulmuş, Anadolu'nun önemli uygarlıklarından biridir. Kuşatıcı bir imparatorluk özelliği taşırlar.
  • Hititler, ele geçirdikleri toplulukları ve kültürleri dışlamamış, aksine onları devlet sistemleri içinde kullanmış ve faydalanmışlardır. Bu durum, onların hoşgörülü ve merkeziyetçi bir imparatorluk yapısına sahip olduğunu gösterir. Örneğin, farklı tanrılara saygı duymaları "Bin Tanrılı İl" olarak anılmalarına neden olmuştur.
  • Kadeş Antlaşması: Hititler ile Mısırlılar arasında yapılan bu antlaşma, tarihte bilinen ilk yazılı antlaşmadır. Devletler hukuku açısından savunma ve saldırı konusunda eşit koşulları içermesi, diplomatik metinlerin ilk örneği olması ve devletlerin eşitliği ilkesiyle hazırlanması açısından büyük öneme sahiptir. Bu, uluslararası ilişkilerde bir dönüm noktasıdır.
  • İyonlar: Ege kıyılarında şehir devletleri (polisler) halinde yaşamışlardır. Merkezi bir yönetim yerine, her şehir kendi içinde bağımsız bir yapıya sahipti.
  • İyonlarda aristokratlar (soylular) krallar üzerinde etkili olmuş, bu durum bilimin ve felsefenin gelişmesi için daha özgür bir ortam sağlamıştır. Tales, Pisagor, Hipokrat gibi önemli bilim insanları ve filozoflar İyonya'da yetişmiştir. Bu, siyasi yapının bilimsel gelişmeye katkısının güzel bir örneğidir. 🧠

3. Tarih Öncesi Çağlar ve İnsanlık Tarihinin Dönüm Noktaları

  • Tarih Öncesi Devirlerin Adlandırılması: Bu devirler, insanların kullandığı araç gereç ve malzemelerin türüne göre adlandırılmıştır. Örneğin, Bakır Devri, Tunç Devri, Demir Devri gibi. Tunç Devri, bakır ile kalayın alaşımından yapılan eşyaların ve silahların kullanılmaya başlandığı dönemdir. Bu adlandırma, o dönemin teknolojik gelişimini yansıtır.
  • Yerleşik Hayata Geçiş (Neolitik Dönem): Tarım üretimiyle birlikte insanlar yerleşik yaşama geçmiştir. Bu durum, günlük yaşamda köklü değişikliklere yol açmıştır.
  • Yerleşik hayata geçiş, avcılığın tamamen bırakılması veya hayvansal gıdalardan vazgeçilmesi anlamına gelmez; ancak beslenme alışkanlıkları ve yaşam biçimi önemli ölçüde değişir. Köyler, kasabalar kurulur, sosyal yapılar karmaşıklaşır. Tıpkı bugün bir şehrin, geçmişteki bir köyden çok farklı olması gibi. 🏡
  • Yerleşik ve Konargöçer Toplumlar:
    • Yerleşik toplumlar genellikle tarımsal üretim ile geçinir ve üretimde üstünlük kurarlar.
    • Konargöçer toplumlar ise hayvancılık ile uğraşır, askerlik alanında yeteneklidirler ve temel ihtiyaçlarını karşılamak için savaşı etkili bir yöntem olarak kullanabilirler. Kaynakları sınırlı olduğu için sık sık yer değiştirirler. 🐎
  • 💡 İpucu: Yerleşik hayata geçişle birlikte insanlar her şeyi bir anda bırakmaz, yaşam tarzlarında kademeli bir değişim ve adaptasyon süreci yaşanır.

4. İlk Çağ Hukuk Sistemleri ve Gelişimi

  • Urgakina Kanunları: Sümerlerde ortaya çıkan ve tarihin bilinen ilk yazılı kanunlarıdır. Sosyal adaleti sağlamaya yönelik düzenlemeler içerir.
  • Hammurabi Kanunları: Babil Kralı Hammurabi tarafından hazırlanan bu kanunlar, "göze göz, dişe diş" prensibiyle bilinen kısas esasına dayanır. Günümüzdeki ceza hukukunun ilk örneklerindendir.
  • 12 Levha Kanunları: Roma'da plepler ile patriciler arasındaki sınıf mücadelesi sonucunda ortaya çıkmıştır. Roma hukukunun temelini oluşturur ve halkın haklarını korumayı amaçlar.
  • Justinianus Kanunları: Doğu Roma İmparatoru Justinianus tarafından hazırlanan bu kanunlar, Roma hukukunun en kapsamlı derlemesidir. Aile ve miras hukuku gibi konularda günümüz medeni hukukuna önemli katkılar sağlamıştır. Suçluyu sadece cezalandırmakla kalmayıp, iyileştirme ve topluma kazandırma amacı da taşımıştır. Bu kanunlar, kamu ve özel hukuk ayrımını ilk defa net bir şekilde yapmıştır. Modern Avrupa hukuk sistemlerinin temelini oluşturur. ⚖️
  • Cengiz Han Yasası (Yasa-i Büzürg): Türk ve Moğol törelerinin düzenlenmesiyle ortaya çıkmış, geniş bir coğrafyada geçerli olmuş, askeri ve idari düzenlemeleri içeren kapsamlı bir hukuk sistemidir. Tıpkı bir ülkenin anayasası gibi, büyük bir imparatorluğun işleyişini düzenlemiştir.
  • 💡 İpucu: Hukuk sistemlerinin gelişimini kronolojik sıraya göre ve her birinin kendine özgü temel özelliğini bilmek, soruları çözerken çok yardımcı olacaktır. Örneğin, ilk yazılı hukuk Urgakina, kısas Hammurabi, Avrupa hukuku temeli Roma/Justinianus.

5. İslam Öncesi Türk Devletlerinde Yönetim ve Toplum Yapısı

  • Kut Anlayışı: Yönetme yetkisinin Gök Tanrı tarafından hanedana verildiğine inanılmasıdır. Bu anlayış, hükümdarın meşruiyetini güçlendirirken, aynı zamanda hanedanın her üyesinin tahta geçme hakkı olduğu düşüncesini doğurmuştur.
  • Veraset Anlayışı: "Ülke toprakları hanedanın ortak malıdır" anlayışı, kimin tahta geçeceğinin belirsiz olmasına yol açmıştır. Bu durum, sık sık taht kavgalarının yaşanmasına, merkezi otoritenin zayıflamasına ve devletlerin kısa sürede parçalanmasına neden olmuştur. Tıpkı bir mirasın birden fazla varise kalması ve kimin ne kadar alacağının net olmaması gibi. 👑
  • İkili Teşkilat (İkili Yönetim): Türk devletlerinde ülkenin doğu ve batı (veya sağ ve sol) olarak ikiye ayrılarak yönetilmesi sistemidir. Geniş coğrafyaları daha kolay yönetmek amacıyla uygulanmıştır. Doğu kanadını kağan, batı kanadını ise genellikle kağanın kardeşi veya bir hanedan üyesi yönetirdi. Ancak bu sistem, zaman zaman batı kanadının bağımsızlık eğilimleri göstermesine ve devletin parçalanmasına da zemin hazırlamıştır.
  • Sosyal Yapı: İslam öncesi Türk toplumlarında genellikle sosyal sınıflaşma belirgin değildir. Göçebe yaşam tarzı ve ortak mülkiyet anlayışı, bu durumun temel nedenlerindendir. Herkesin temel haklara sahip olduğu bir yapı mevcuttu.
  • Ordu Sistemi: Mete Han döneminde geliştirilen onlu sistem, Türk ve dünya askeri tarihinde önemli bir yeniliktir. Bu sistem, ordunun düzenli ve disiplinli olmasını sağlamıştır. Tıpkı modern ordulardaki bölük, tabur, alay gibi hiyerarşik yapılar gibi. ⚔️
  • ⚠️ Dikkat: Kut anlayışı ve veraset sistemi, merkezi otoriteyi zayıflatan ve taht kavgalarına yol açan temel unsurlardır. İkili teşkilat ise yönetimi kolaylaştırma amacı taşısa da, aynı zamanda parçalanmaya da zemin hazırlayabilir.

6. İlk Çağ'da Ekonomi ve Ticaret

  • Yunan Kent Devletlerinde Ticaret: Yunanlar, coğrafi koşulları (denize kıyılarının olması, tarım alanlarının sınırlı olması) nedeniyle ticarete büyük önem vermişlerdir. Deniz ticareti sayesinde farklı bölgelerle yoğun alışveriş yapmışlardır.
  • Karadeniz kıyılarından, Mısır'dan ve Sicilya'dan buğday, hayvan, balık, kürk gibi temel gıda ve hammadde ürünleri ithal etmişlerdir.
  • Doğu'dan (Etruria, Mısır, Afrika) tunç, papirüs, yünlü kumaşlar, lüks halı ve kokular, fildişi gibi lüks tüketim malzemeleri almışlardır. Bu durum, doğu-batı ticaretinin geliştiğini gösterir.
  • Yunanlar, kendi ürettikleri zeytinyağı, incir, bal, mermer, kurşun, gümüş madeni eşya, dokumalar ve çömlek gibi ürünleri dışarıya satmışlardır. Bu ticaret ağı, onların ekonomik refahını artırmıştır. 🚢
  • 💡 İpucu: Bir bölgenin coğrafi koşulları (dağlık olması, denize kıyısı olması, verimli toprakları olması gibi) o bölgedeki ekonomik faaliyetleri (tarım, ticaret, hayvancılık) doğrudan etkiler. Tıpkı bugün Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarının turizmde, İç Anadolu'nun tarımda öne çıkması gibi.
  • Cevaplanan
  • Aktif
  • Boş