Sorunun Çözümü
- I. Dijital belgeler, üzerinde çeşitli şekillerde değişiklik yapılabileceği için daha az güvenilirdir. Bu ifade tartışmalıdır. Dijital belgelerin değiştirilme potansiyeli bir risk olsa da, dijital imza, zaman damgası gibi teknolojilerle güvenilirlikleri artırılabilir. Ayrıca, fiziksel belgelerde de sahtecilik ve tahrifat mümkündür. Dolayısıyla, dijital belgelerin "daha az güvenilir" olduğu genellemesi her zaman doğru değildir; farklı türde güvenilirlik sorunları ve doğrulama yöntemleri gerektirirler. Bu nedenle bu yargı doğru kabul edilemez.
- II. Dijitalleşme öncesindeki araştırmalar daha fazla maliyet ve zaman gerektirir. Dijitalleşme öncesinde tarihçiler, belgelere ulaşmak için fiziksel arşivlere gitmek, uzun yolculuklar yapmak, belgeleri elle taramak ve kopyalamak zorundaydı. Bu durum, ulaşım, konaklama ve manuel çalışma nedeniyle hem daha fazla maliyet hem de daha fazla zaman gerektiriyordu. Dijitalleşme ile birçok belgeye uzaktan ve daha hızlı erişim mümkün hale gelmiştir. Bu nedenle bu yargı doğrudur.
- III. Dijital tarih araştırmalarında dikkat edilmesi gerekenlerle ilgili henüz oluşturulmuş yasal zorunluluklar yoktur. Bu ifade yanlıştır. Dijital tarih araştırmaları da telif hakları, veri koruma (örneğin GDPR), kişisel verilerin gizliliği ve fikri mülkiyet hakları gibi çeşitli yasal ve etik düzenlemelere tabidir. Akademik kurumların kendi etik kuralları da bu araştırmaları kapsar. Dolayısıyla, yasal zorunlulukların olmadığı iddiası doğru değildir.
- Doğru Seçenek B'dır.