Endoplazmik retikulum (ER), ökaryotik hücrelerde bulunan, tek zarlı bir organel sistemidir ve hücre içi madde taşınması, sentezi ve depolanmasında önemli rol oynar. İki ana tipi vardır: Granüllü (pürüzlü) endoplazmik retikulum (GER) ve Granülsüz (düz) endoplazmik retikulum (DER).
- I. Protein sentezinin yoğun olduğu hücrelerde granüller şeklinde ribozom taşıyabilir.
Bu ifade Granüllü Endoplazmik Retikulum (GER) için geçerlidir. GER'in yüzeyinde ribozomlar bulunur ve bu ribozomlar, hücre dışına salgılanacak veya zar proteinleri olacak proteinlerin sentezini gerçekleştirir. Bu nedenle, protein sentezinin yoğun olduğu hücrelerde (örneğin, pankreas hücreleri, antikor üreten plazma hücreleri) GER bol miktarda bulunur. Bu ifade doğrudur.
- II. Yağ ve şeker üretilen hücrelerde golgiye çok yakın kanalcıkları bulunur.
Bu ifade Granülsüz Endoplazmik Retikulum (DER) için geçerlidir. DER, lipid (yağ) sentezi, karbonhidrat metabolizması (şeker üretimi/depolanması, özellikle karaciğerde glikojenin glikoza dönüşümü), detoksifikasyon ve kalsiyum depolamadan sorumludur. Endoplazmik retikulum, Golgi aygıtı ile yakın ilişki içindedir çünkü ER'de sentezlenen birçok madde Golgi'ye taşınarak işlenir ve paketlenir. Bu ifade doğrudur.
- III. Bitkisel hücrelerde granüllü çeşidi bulunmaz.
Bitkisel hücreler de ökaryotik hücrelerdir ve protein sentezi, salgılama ve zar oluşumu gibi temel hücresel işlevleri yerine getirirler. Bu işlevler için Granüllü Endoplazmik Retikulum'a (GER) ihtiyaç duyarlar. Dolayısıyla, bitkisel hücrelerde de granüllü endoplazmik retikulum bulunur. Bu ifade yanlıştır.
Yukarıdaki analizlere göre, I ve II numaralı ifadeler doğrudur.
Cevap C seçeneğidir.