Sorunun Çözümü
Verilen soruda, saydam çiçeklerin renkli mürekkep bulunan kaplara konulduğunda mürekkebin rengini alması olayı anlatılmaktadır. Bu durum, bitkilerin kökleri aracılığıyla suyu ve içinde çözünmüş maddeleri (burada mürekkebi) gövde ve yapraklarına taşıması, yani kılcallık (kapiler etki) prensibiyle gerçekleşir.
- Kılcallık, bir sıvının dar bir boru veya gözenekli bir malzeme içinde, yerçekimine karşı yükselmesi veya yayılması olayıdır. Bu durum, sıvının yüzey gerilimi, sıvının boru veya malzeme yüzeyiyle arasındaki yapışma (adezyon) kuvvetleri ve sıvının kendi molekülleri arasındaki çekim (kohezyon) kuvvetlerinin bir sonucudur. Bitkilerde suyun taşınması da bu mekanizma ile gerçekleşir.
Şimdi seçenekleri inceleyelim:
- A) Kumaşa damlayan boyanın kumaşa dağılması: Kumaş, lifli ve gözenekli bir yapıya sahiptir. Kumaşa damlayan boya, kumaşın lifleri arasındaki boşluklarda kılcallık etkisiyle yayılır ve dağılır. Bu durum, bitkinin mürekkebi emerek çiçeği renklendirmesiyle aynı fiziksel prensibe dayanır.
- B) Suyun musluğun ağzında damla şeklini alması: Bu durum, suyun yüzey gerilimi ve kohezyon kuvvetleri ile ilgilidir. Kılcallıkla doğrudan ilişkili değildir.
- C) Cıva yere döküldüğünde dağılmayıp kürecikler hâlinde kalması: Cıvanın kohezyon kuvvetlerinin adezyon kuvvetlerinden çok daha güçlü olması ve yüksek yüzey gerilimi nedeniyle dağılmayıp küresel damlacıklar oluşturmasıdır. Bu, kılcallığın tam tersi bir davranıştır (ıslatmayan sıvı).
- D) Çay bardağının, tabaktaki sudan dolayı çay tabağına yapışması: Bu durum, suyun adezyon kuvvetleri ve atmosfer basıncının etkisiyle açıklanır. Kılcallıkla doğrudan ilgili değildir.
- E) Su örümceğinin su üzerinde batmadan yürüyebilmesi: Bu durum, suyun yüzey gerilimi sayesinde gerçekleşir. Kılcallıkla doğrudan ilişkili değildir.
Bu durumda, çiçeklerin renklenmesini sağlayan kılcallık etkisiyle en benzer olay, boyanın kumaşta dağılmasıdır.
Cevap A seçeneğidir.