Sorunun Çözümü
Kılcallık (kapiler etki), bir sıvının dar boşluklarda veya gözenekli maddelerde, yer çekimine karşı veya yer çekimiyle birlikte hareket etme yeteneğidir. Bu durum, sıvının yüzey gerilimi, adezyon (sıvı molekülleri ile yüzey arasındaki çekim) ve kohezyon (sıvı molekülleri arasındaki çekim) kuvvetlerinin birleşimiyle açıklanır. Adezyon kuvvetleri kohezyon kuvvetlerinden daha büyük olduğunda sıvı yükselir.
- A) Suya batırılan kılcal boruda suyun yükselmesi: Bu, kılcallığın en bilinen örneğidir. Su moleküllerinin cam borunun yüzeyine yapışması (adezyon) kendi aralarındaki çekimden (kohezyon) daha güçlü olduğu için su boruda yükselir. Bu, kılcallıkla ilgilidir.
- B) Suya dokundurulan kesme şekerin içinde suyun yükselmesi: Kesme şeker, içinde çok sayıda küçük gözenek (kılcal boşluk) barındıran gözenekli bir maddedir. Su, bu gözenekler aracılığıyla kılcal etkiyle şekerin içinde yükselir. Bu, kılcallıkla ilgilidir.
- C) Göl suyu alan pantolonun paçalardan yukarı doğru ıslanması: Pantolon kumaşının lifleri arasında çok ince boşluklar bulunur. Bu boşluklar kılcal boru görevi görür ve suyu yukarı doğru çeker. Bu, kılcallıkla ilgilidir.
- D) Peçetenin suyu emmesi: Peçete de tıpkı şeker gibi lifli ve gözenekli bir yapıya sahiptir. Bu gözenekler kılcal boru görevi görerek suyu emer ve yayar. Bu, kılcallıkla ilgilidir.
- E) Kontak lensin göze yapışması: Kontak lensin göze yapışması, temel olarak gözyaşı filminin yüzey gerilimi ve lens ile göz yüzeyi arasındaki adezyon kuvvetleri sayesinde gerçekleşir. Bu durum, sıvının dar bir boşlukta yükselmesi veya gözenekli bir maddeye nüfuz etmesi şeklinde tanımlanan kılcallık olayından ziyade, iki yüzey arasındaki ince sıvı tabakasının tutunma etkisidir. Dolayısıyla, diğer seçeneklerdeki gibi doğrudan bir kılcal yükselme veya emme olayı değildir.
Bu durumda, kontak lensin göze yapışması kılcallık ile doğrudan ilgili değildir.
Cevap E seçeneğidir.