Verilen cümlelerdeki anlatım bozukluklarını inceleyelim:
- I. Tekin, kızının perişanlığını görmüş ama nasıl teselli edeceğini bilememişti.
Bu cümlede zaman uyumsuzluğu (kip ve zaman çelişkisi) bulunmaktadır. "Görmüş" (duyulan geçmiş zaman) ile "bilememişti" (öğrenilen geçmiş zamanın hikayesi) kipleri arasında uyumsuzluk vardır. Eğer Tekin, kızının perişanlığını gördüğü anda nasıl teselli edeceğini bilemiyorsa, "bilemiyordu" veya "bilememiş" gibi bir ifade daha uygun olurdu. "Bilememişti" daha çok geçmişte kalmış bir durumu ifade ederken, "görmüş" o anki bir durumu aktarmaktadır.
- II. Kızının sesi kulağında çınlıyordu, derin derin düşünmeye başladı.
Bu cümlede herhangi bir anlatım bozukluğu bulunmamaktadır. İlk cümlede "kızının sesi" özne, "çınlıyordu" yüklem; ikinci cümlede ise özne (o/Tekin) düşmüştür ve bu durum Türkçe'de anlatım bozukluğu sayılmaz, bağlamdan anlaşıldığı için doğrudur.
- III. Kurumuş çeşmenin başında ıslak gözleri yerlere yatırıp takma dişlerini sıkıntıyla ileri geri oynattı.
Bu cümlede mantık hatası ve sözcüğün yanlış kullanımı vardır. "Islak gözleri yerlere yatırmak" gibi bir ifade anlamsızdır. Gözler yere yatırılmaz, "ıslak gözlerle yere baktı" veya "gözlerini yere indirdi" gibi bir ifade doğru olurdu.
- IV. Yüzbaşı, Raci Efendi, ben ve birkaç kişi daha bu işte size yardım edecekler.
Bu cümlede özne-yüklem uyumsuzluğu vardır. Özne "Yüzbaşı, Raci Efendi, ben ve birkaç kişi daha" olduğunda, içinde "ben" bulunduğu için yüklemin birinci çoğul şahıs ("biz") çekimiyle bitmesi gerekir. Doğrusu "yardım edeceğiz" olmalıdır.
Bu analizlere göre, anlatım bozukluğu yapılmayan cümle II numaralı cümledir.
Cevap B seçeneğidir.