Verilen soruda, öğrencilerin din hakkındaki yargıları değerlendirilmekte ve hangisinin kabul edilemez olduğu sorulmaktadır.
- Kemal: "Bireysel ve toplumsal hayatta insana yol gösterir."
Bu ifade, dinin ahlaki ve etik değerler sunarak bireylere ve topluma rehberlik etme işlevini doğru bir şekilde yansıtır. Din, doğru ve yanlışı ayırt etmede, yaşamın anlamını bulmada yol gösterici olabilir.
- Beyza: "İnsanları bir arada tutan ortak değerlerden biridir."
Din, genellikle ortak inançlar, ritüeller ve ahlaki kurallar etrafında insanları bir araya getirir, toplumsal dayanışmayı ve ortak değerleri güçlendirir. Bu ifade de doğrudur.
- Ebru: "İnsanların maddi ve manevi yükselmelerini sağlar."
Din, insanların manevi gelişimine, iç huzuruna ve ahlaki olgunlaşmasına katkıda bulunur. Ancak, dinin temel amacı doğrudan "maddi yükselme" sağlamak değildir. Din, genellikle dünya malına aşırı düşkünlükten sakınmayı veya maddi varlıkları manevi değerlerin önüne geçirmemeyi öğütler. Maddi yükselme, dinin doğrudan ve birincil bir işlevi olarak kabul edilemez.
- Cem: "Sosyal hayatın uyumlu bir şekilde sürmesini sağlar."
Din, getirdiği kurallar, yasaklar ve teşviklerle toplumsal düzenin, adaletin ve uyumun sağlanmasına önemli katkılarda bulunur. Bu ifade de doğrudur.
Ebru'nun "İnsanların maddi ve manevi yükselmelerini sağlar" yargısı, dinin manevi yükseliş yönünü doğru ifade etse de, "maddi yükselme" kısmının dinin birincil ve doğrudan bir işlevi olarak kabul edilmesi tartışmalıdır ve genellikle dinin öğretileriyle çelişebilir. Din, daha çok manevi zenginliği ve ahiret mutluluğunu hedeflerken, dünya hayatındaki maddi başarıyı ikincil planda tutar veya ahlaki sınırlar içinde kazanılmasını öğütler. Dolayısıyla, dinin doğrudan maddi yükselmeyi "sağladığı" iddiası kabul edilemez.
Cevap C seçeneğidir.