Sorunun Çözümü
Hz. Muhammed (s.a.v.), peygamberliğinden önce de "Muhammedü'l-Emin" (Güvenilir Muhammed) lakabıyla tanınan, dürüstlüğü ve emanete riayetiyle bilinen bir şahsiyetti. Hicret, İslam tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır ve bu süreçte bile emanetlere verilen değer, Peygamberimizin ahlakının bir göstergesidir.
- Hicret Öncesi Durum: Hz. Muhammed (s.a.v.), Mekke'den Medine'ye hicret etmeye karar verdiğinde, kendisinde Mekkelilerin birçok emaneti bulunuyordu. Mekkeliler, İslam'a düşman olsalar bile, mallarını güvendikleri için ona bırakmışlardı.
- Emanetlerin Teslimi: Peygamberimiz, hicret gecesi yatağına Hz. Ali'yi yatırarak müşrikleri yanıltmış ve aynı zamanda kendisinde bulunan emanetleri Hz. Ali'ye teslim etmiştir.
- Hz. Ali'nin Görevi: Hz. Ali, Peygamberimizin emri üzerine Mekke'de kalarak bu emanetleri sahiplerine iade etmiş ve ancak ondan sonra Medine'ye hicret etmiştir. Bu durum, hem Peygamberimizin emanete verdiği önemi hem de Hz. Ali'nin fedakarlığını ve güvenilirliğini açıkça göstermektedir.
Bu nedenle, hicret sırasında emanetleri sahiplerine iade etme görevi Hz. Ali'ye verilmiştir.
Cevap D seçeneğidir.