Verilen soruda, ilahi kitaplarla ilgili yanlış bilgi sorulmaktadır. Seçenekleri adım adım inceleyelim:
- A) İlahi kitaplara inanmayan meleklere de inanmamış sayılır.
İslam inancına göre, iman esasları (Allah'a, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahiret gününe, kaza ve kadere iman) bir bütündür. Bu esaslardan birini inkar etmek, diğerlerini de inkar etmek anlamına gelir ve kişinin imanını geçersiz kılar. Dolayısıyla, ilahi kitaplara inanmayan bir kişi, imanın bütünlüğünü bozduğu için meleklere de tam anlamıyla inanmış sayılmaz. Bu ifade doğru kabul edilir.
- B) İlahi kitapların küçüğüne suhuf adı verilir.
Bu ifade doğrudur. Dört büyük kitaptan (Tevrat, Zebur, İncil, Kur'an) farklı olarak, bazı peygamberlere gönderilen daha küçük hacimli ilahi metinlere "suhuf" (sayfalar) denir. Örneğin, Hz. Adem'e 10, Hz. Şit'e 50, Hz. İdris'e 30, Hz. İbrahim'e 10 suhuf gönderildiği rivayet edilir.
- C) İlahi kitaplardan sadece Kur'an orijinal kalmıştır.
Bu ifade doğrudur. İslam inancına göre, Kur'an-ı Kerim dışındaki diğer ilahi kitaplar (Tevrat, Zebur, İncil) zamanla tahrifata uğramış, insanlar tarafından değiştirilmiş veya kaybolmuştur. Kur'an-ı Kerim ise Allah tarafından korunmuş ve kıyamete kadar orijinal haliyle kalacağı vaat edilmiştir.
- D) İlahi kitaplara iman İslam'ın beş temel esasından biridir.
Bu ifade yanlıştır. İlahi kitaplara iman, İslam'ın beş şartından (temel esasından) biri değil, imanın altı şartından biridir. İslam'ın beş şartı şunlardır: Kelime-i Şehadet getirmek, namaz kılmak, zekat vermek, oruç tutmak ve hacca gitmek. İmanın altı şartı ise şunlardır: Allah'a, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahiret gününe ve kaza ve kadere iman.
Bu durumda, yanlış olan bilgi D seçeneğinde verilmiştir.
Cevap D seçeneğidir.