Verilen hadis-i şerif, münafıklığın üç alametini (belirtisini) sıralamaktadır: yalan söylemek, emanete hıyanet etmek ve sözünde durmamak.
Şimdi seçenekleri bu hadis-i şerif ile ilişkilendirip ilişkilendiremediğimize bakalım:
- A) "Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın." (Ahzab suresi, 70. ayet)
Bu ayet, "doğru söz söylemeyi" emrederek, hadiste geçen "konuştuğunda yalan söyler" alametinin zıddını vurgulamaktadır. Dolayısıyla doğrudan ilişkilidir.
- B) "Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor. Şüphe-siz ki Allah her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla görendir. (Nisa suresi, 58. ayet)
Bu ayet, "emanetleri ehline vermeyi" emrederek, hadiste geçen "kendisine emanet edildiğinde hıyanet eder" alametinin zıddını vurgulamaktadır. Dolayısıyla doğrudan ilişkilidir.
- C) "Ve sen elbette yüce bir ahlak üzeresin." (Kalem suresi, 4. ayet)
Bu ayet, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) genel ahlaki yüceliğini ifade etmektedir. Hadiste belirtilen münafıklık alametleri (yalan, hıyanet, sözünde durmama) ile doğrudan bir karşıtlık veya açıklama ilişkisi kurmamaktadır. Hadis, belirli kötü davranışları listelerken, bu ayet genel bir övgü niteliğindedir. Bu nedenle, hadis ile doğrudan ilişkilendirilemez.
- D) "Bizi aldatan bizden değildir." (Hadis-i şerif)
"Aldatmak" kavramı, yalan söylemeyi, emanete hıyanet etmeyi ve sözünde durmamayı (yani vaadini yerine getirmemeyi) kapsayan geniş bir anlam taşır. Münafıklığın alametleri de temelde aldatıcı davranışlardır. Dolayısıyla bu hadis, yukarıdaki hadis ile ilişkilidir.
Bu durumda, verilen hadis-i şerif ile doğrudan ilişkilendirilemeyecek olan seçenek C'dir.
Cevap C seçeneğidir.