7. Sınıf Anlatım Bozuklukları Test 4

Soru 13 / 17

🎓 7. Sınıf Anlatım Bozuklukları Test 4 - Ders Notu ve İpuçları

Bu ders notu, 7. sınıf öğrencilerinin Türkçe dersinde karşılaştıkları "Anlatım Bozuklukları" konusunu pekiştirmeleri için hazırlanmıştır. Testteki soruları analiz ederek, anlatım bozukluklarının temel nedenlerini ve bu hatalardan kaçınma yollarını öğreneceksiniz. Bu notlar, sınav öncesi son tekrarınızı yapmanız ve konuyu tam anlamıyla kavramanız için size yol gösterecektir. ✨

1. Gereksiz Sözcük Kullanımı 🗑️

Bir cümlede aynı anlama gelen iki sözcüğün bir arada kullanılması veya bir sözcüğün anlamının zaten başka bir sözcük tarafından karşılanıyor olması durumudur. Cümleden çıkarıldığında anlamda bir daralma veya bozulma olmuyorsa, o sözcük gereksizdir.

  • Eş Anlamlı Sözcüklerin Bir Arada Kullanılması: Anlamı aynı olan kelimeleri yan yana kullanmak anlatım bozukluğuna yol açar.
    • Örnek: "Onunla ilk tanışmamızda çok heyecanlanmıştım." (Tanışma zaten ilk olur, "ilk" gereksiz.)
    • Örnek: "Duygularına ve hislerine ben de katılıyorum." ("Duygu" ve "his" eş anlamlıdır, birini kullanmak yeterlidir.)
  • Anlamı Zaten İçeren Sözcüğün Tekrarı: Bir kelimenin anlamı, cümlede zaten başka bir kelime tarafından verilmişse, o kelime gereksizdir.
    • Örnek: "Sanki güneşi andırır gibi parlıyordu yüzü." ("Sanki" ve "gibi" benzer anlamları verir, birini kullanmak yeterlidir.)
    • Örnek: "Bundan sonra çalışmalarını hızlandıracakmış artık." ("Bundan sonra" ve "artık" benzer anlamları taşır.)

⚠️ Dikkat: Cümledeki her kelimenin bir görevi olmalı. Fazlalıklar cümleyi yorar ve anlaşılırlığını azaltır.

2. Yanlış Anlamda Sözcük Kullanımı 🔄

Sözcüğün cümlede kastedilen anlama uygun olarak kullanılmaması veya birbiriyle karıştırılan sözcüklerin yanlış yerde kullanılmasıdır. Bu durum, cümlenin anlamını tamamen değiştirebilir veya anlamsız hale getirebilir.

  • Sözcüğün Anlamına Uygun Kullanılmaması: Kelimenin gerçek anlamının dışında veya cümleye uymayan bir anlamda kullanılması.
    • Örnek: "Kardeşimin ateşi azalınca hastaneye gitmekten vazgeçtik." (Ateş "azalmaz", "düşer" veya "iner".)
    • Örnek: "Bu içecekten ne kadar içseniz de ona kanamıyorsunuz." ("Kanamak" yerine "doymak" veya "kana kana içmek" gibi bir ifade olmalı.)
    • Örnek: "Gazetede yayınlanan bu haber oldukça dikkat çekiyor." ("Yayınlanan" yerine "yayımlanan" olmalı. "Yayın" medya organı, "yayımlamak" ise basılı hale getirmektir.)
    • Örnek: "Benzin ve motorin ücretlerine zam gelecek." ("Ücret" hizmet karşılığıdır, ürün için "fiyat" kullanılır.)
  • Deyimin Yanlış Anlamda Kullanılması: Deyimler kalıplaşmış sözlerdir ve kendi anlamları dışında kullanılamazlar.
    • Örnek: "Derslerine çalışmadığı için öğretmeninin gözüne girdi." ("Gözüne girmek" olumlu bir durumdur. Ders çalışmayan biri için "gözünden düştü" denmeli.)
  • Birbiriyle Karıştırılan Sözcükler: Anlamları birbirine yakın gibi görünen ama farklı durumları ifade eden kelimelerin karıştırılması.
    • Örnek: "Mert dünkü partide kendi okul arkadaşlarını tanıştırdı." (Mert, kendi arkadaşlarını başkalarına "tanıtır" veya kendi arkadaşlarıyla "tanışır". "Tanıştırdı" fiili burada yanlış kullanılmıştır.)
    • Örnek: "Kışın bolca yağan yağmur sayesinde göllerimizdeki su seviyesi arttı." ("Yağmur" yerine "yağış" kelimesi daha kapsayıcı ve doğru olurdu.)

💡 İpucu: Kelimelerin sözlük anlamlarını ve deyimlerin kullanıldığı bağlamları iyi öğrenmek, bu hatayı yapmanızı engeller. Günlük hayatta sıkça karıştırılan kelimelere dikkat edin! 🤔

3. Anlamca Çelişen Sözcüklerin Kullanılması ⚖️

Bir cümlede anlam olarak birbirine zıt veya çelişen ifadelerin bir arada kullanılmasıdır. Bu durum, cümlenin kesin bir anlam taşımasını engeller ve kafa karışıklığına yol açar.

  • Kesinlik ve İhtimal Bildiren Sözcüklerin Bir Arada Kullanılması: Bir cümlede hem kesinlik hem de ihtimal belirten kelimelerin bulunması çelişki yaratır.
    • Örnek: "Kesinlikle seni anlar sanırım." ("Kesinlikle" ve "sanırım" bir arada kullanılamaz.)
    • Örnek: "Sabah saat tam 6'ya doğru bütün ev halkı uyanırdı." ("Tam" ve "doğru" (yaklaşık anlamında) çelişir.)
  • Genellik ve Sınırlılık Bildiren Sözcüklerin Bir Arada Kullanılması: Bir durumun hem genel geçer olduğunu hem de sınırlı bir şekilde gerçekleştiğini ifade eden kelimeler çelişir.
    • Örnek: "Her zaman benim fikirlerime değer verirdi çoğunlukla." ("Her zaman" ve "çoğunlukla" birbiriyle çelişir.)
  • Bağlacın Yanlış Kullanımıyla Ortaya Çıkan Çelişki: Bağlaçlar cümleler veya sözcükler arasında anlam ilişkisi kurar. Yanlış bağlaç seçimi çelişki yaratabilir.
    • Örnek: "Çok anlayışlı bir insandı ama kimseye tahammül edemezdi." ("Anlayışlı" olmak genellikle hoşgörülü olmayı ve tahammül etmeyi çağrıştırır. Bu iki durumun "ama" ile bağlanması anlamsız bir zıtlık oluşturur.)

⚠️ Dikkat: Cümle kurarken neyi ifade etmek istediğinizden emin olun. Kesin mi konuşuyorsunuz, yoksa bir ihtimalden mi bahsediyorsunuz? İkisini aynı anda yapamazsınız. 🙅‍♀️

4. Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması 📍

Bir sözcüğün cümlede ait olduğu yerden başka bir yere konulması, cümlenin anlamını değiştirebilir veya anlamsız hale getirebilir. Bu durum genellikle sıfatların veya zarfların yanlış konumlandırılmasıyla ortaya çıkar.

  • Örnek: "Tekrar tekrar sınava çalışırken anlamadığı yerleri de fark ediyordu." ("Tekrar tekrar" ifadesi "sınava" değil, "çalışırken" fiiliyle ilgili olmalı. Doğrusu: "Sınava tekrar tekrar çalışırken...")
  • Örnek: "Birçok zayıflatan egzersiz yaparak sağlıklı kalabiliriz." ("Zayıflatan" kelimesi "birçok" kelimesinden sonra gelmeli. Doğrusu: "Zayıflatan birçok egzersiz yaparak..." veya "Birçok egzersiz yaparak zayıflayabiliriz.")
  • Örnek: "Sadece, eğer bir yıl sonrasını düşünüyorsan, bir tohum ek." ("Sadece" kelimesi "bir yıl sonrasını" veya "bir tohum ek" ifadesiyle ilgili olabilir. Doğrusu: "Eğer sadece bir yıl sonrasını düşünüyorsan..." veya "Bir yıl sonrasını düşünüyorsan sadece bir tohum ek.")

💡 İpucu: Sözcüğün yerini değiştirdiğinizde cümlenin anlamı değişiyorsa, o sözcük yanlış yerde kullanılmış demektir. Cümlenin mantıksal akışını takip edin. 🛣️

5. Mantık Hatası 🧠

Cümlede ifade edilen yargının veya durumun genel mantık kurallarına, bilinen gerçeklere veya sıralamaya aykırı olmasıdır. Bu tür hatalar, cümlenin anlamsız veya saçma görünmesine neden olur.

  • Örnek: "Bu kanun önerisi 526'ya 251 oyla reddedildi." (526 oy kabul, 251 oy ret anlamına gelir. Bu durumda kanun önerisi reddedilmez, kabul edilir. Mantıksal bir çelişki var.)
  • Örnek: "Bırakın yumurta kırmayı, yemek bile yapamaz." (Bu cümlede mantık sıralaması terstir. Yemek yapmak daha zor bir eylemdir. Doğrusu: "Bırakın yemek yapmayı, yumurta bile kıramaz.")

⚠️ Dikkat: Cümleyi okuduktan sonra "Bu nasıl olabilir ki?" diye düşünüyorsanız, büyük ihtimalle bir mantık hatası vardır. 🤔

6. Gereksiz Ek Kullanımı ➕

Cümlede bir ekin (yapım eki, çekim eki) gereksiz yere kullanılması veya yanlış bir ekin getirilmesi anlatım bozukluğuna yol açar.

  • Örnek: "Ben yedi yaşındayken annem bana meyveli pasta yapmasını öğretmişti." ("Yapmasını" yerine "yapmayı" olmalı. "-ması/-mesi" eki burada gereksiz veya yanlış kullanılmıştır.)

💡 İpucu: Ekleri doğru kullanmak, kelimelerin cümledeki görevini ve anlamını netleştirir. Eklerin fazlalığı veya eksikliği, cümlenin anlaşılırlığını bozar. 🧩

Bu ders notu, anlatım bozukluklarının en sık karşılaşılan türlerini ve bunlara yol açan nedenleri özetlemektedir. Her bir başlığı dikkatlice okuyup örnekleri inceleyerek konuyu daha iyi kavrayabilirsiniz. Unutmayın, iyi bir anlatım, hem dil bilgisi kurallarına uygun hem de anlamca açık ve net olmalıdır. Bol pratikle bu konuda ustalaşabilirsiniz! Başarılar! 🚀

  • Cevaplanan
  • Aktif
  • Boş