7. Sınıf Sözcükte Anlam Test 8

Soru 2 / 18

🎓 7. Sınıf Sözcükte Anlam Test 8 - Ders Notu ve İpuçları

Bu ders notu, 7. sınıf "Sözcükte Anlam" konularını pekiştirmeniz ve testlerde başarılı olmanız için hazırlandı. Testteki soruları analiz ederek, karşınıza çıkabilecek temel kavramları, sözcükler arası anlam ilişkilerini, çok anlamlılığı, kalıplaşmış sözleri ve söz sanatlarını detaylı bir şekilde ele alıyoruz. Bu notlar, sınav öncesi son tekrarınızı yapmanızı sağlayacak kapsamlı bir rehberdir. Haydi, anlamın derinliklerine dalalım! 🚀

Sözcükte Anlamın Temel Kavramları

  • Gerçek Anlam (Temel Anlam): Bir sözcüğün söylendiğinde akla gelen ilk, asıl anlamıdır. Genellikle sözlükteki ilk anlamıdır.
    • Örnek: "Ağacın kökleri toprağın derinliklerine iniyordu." (Bitkinin toprak altındaki bölümü)
  • Mecaz Anlam: Bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni anlamdır. Genellikle soyut bir durumu ifade eder.
    • Örnek: "Bu olayın kökleri çok eskiye dayanıyor." (Başlangıcı, dayanağı)
  • ⚠️ Dikkat: Mecaz anlam, gerçek anlamdan tamamen kopmuştur. Bir sözcüğün mecaz anlamda kullanılıp kullanılmadığını anlamak için cümleyi dikkatlice okumalısın.
  • Terim Anlam: Bir bilim, sanat, spor dalına veya mesleğe özgü özel anlam taşıyan sözcüklerdir. Sadece o alanda kullanıldığında terim anlam kazanır.
    • Örnek: "Matematik dersinde açı konusunu işledik." (Geometri terimi)
    • Örnek: "Oyunun ikinci perdesi çok etkileyiciydi." (Tiyatro terimi)
  • 💡 İpucu: Bir sözcüğün terim olup olmadığını anlamak için, o sözcüğün belirli bir alana ait özel bir kavramı karşılayıp karşılamadığına bakmalısın. "Nokta" kelimesi matematikte, dilde veya günlük hayatta farklı anlamlarda kullanılabilir.

Sözcükler Arası Anlam İlişkileri

  • Eş Anlamlı (Anlamdaş) Sözcükler: Yazılışları ve okunuşları farklı, ancak anlamları aynı olan sözcüklerdir. Cümlede birbirlerinin yerine kullanılabilirler.
    • Örnek: imkân - olanak, eylem - hareket, görüşme - mülakat, sivil - yurttaş, kalkmak - korunmak
    • Örnek: okul - mektep, doktor - hekim, yanıt - cevap
  • Zıt Anlamlı (Karşıt Anlamlı) Sözcükler: Anlamca birbirinin tam tersi olan sözcüklerdir.
    • Örnek: iyi - kötü, uzun - kısa, gelmek - gitmek
  • ⚠️ Dikkat: Bir sözcüğün olumsuzu (gelmek - gelmemek) onun zıt anlamlısı değildir. Zıt anlamlılık, farklı kavramları ifade eder.
  • Eş Sesli (Sesteş) Sözcükler: Yazılışları ve okunuşları aynı, ancak anlamları tamamen farklı olan sözcüklerdir.
    • Örnek: "Yüz" (insan yüzü, sayı, yüzmek fiili)
    • Örnek: "Gül" (çiçek, gülmek fiili)
  • Anlam Yakınlığı Olan Sözcükler: Tamamen eş anlamlı olmasalar da, birbirine çok yakın anlamlar taşıyan sözcüklerdir. Cümledeki kullanımlarına göre bazen birbirlerinin yerine geçebilirler, ancak her zaman değil.
    • Örnek: "hiç olmazsa" ile "en azından" (birbirine çok yakın anlamlar taşır).
    • Örnek: "konu" ve "içerik" genellikle yakın anlamlıdır.
    • Örnek: "sonuç" ve "netice" eş anlamlıdır.
    • Örnek: "kişisellik" ve "öznel oluş" eş anlamlıdır.
  • ⚠️ Dikkat: Anlam yakınlığı ile eş anlamlılık arasındaki farka dikkat etmelisin. Eş anlamlılar tam olarak aynı anlamı taşırken, anlamı yakın olanlar küçük nüans farklılıkları gösterebilir.

Çok Anlamlılık

  • Bir sözcüğün farklı cümlelerde, farklı bağlamlarda değişik anlamlar kazanması durumudur. Türkçede birçok sözcük çok anlamlıdır. Sözcüğün hangi anlamda kullanıldığını anlamak için cümlenin tamamını okumak ve bağlamı kavramak önemlidir.
    • Örnek: "Sıkı" sözcüğü:
      • "Sıkı bir yönetici" (ilkelere bağlı, katı)
      • "Sıkı bir durum" (zorlayıcı)
      • "Sıkı bir perhiz" (güçlü, çabuk, hızlı - burada uygun değil, "disiplinli" anlamı daha uygun)
      • "Sıkı doldurulmuş çuval" (iyice doldurulmuş, sıkıştırılmış)
    • Örnek: "İnmek" sözcüğü:
      • "Fiyatta indim." (değeri düşmek)
      • "Sarmaşıklar iniyordu." (uzamak, ulaşmak)
      • "Köylüler caminin önüne inerdi." (gitmek, varmak)
      • "Duvarlar inmiş." (yıkılmak)
    • Örnek: "Tutmak" sözcüğü:
      • "Tut ki karnım acıktı." (Farz et ki)
      • "Balık tutmak." (elde etmek, yakalamak)
      • "Öğretmenlerini tutardı." (sevmek, önemsemek)
      • "Yol tuttu." (rahatsızlık vermek, mide bulantısı)
    • Örnek: "Yanmak" sözcüğü:
      • "Gelmediğine yanıyordu." (üzülmek, pişman olmak)
      • "Işıklar yandı." (ışık vermek, aydınlatmak)
      • "Canı yandı." (acı çekmek)
      • "Ağzı yandı." (bir şeyin sıcaklığıyla zarar görmek)
    • Örnek: "Bulmak" sözcüğü:
      • "Aradıklarını buldu." (bir şeyi arayıp elde etmek)
      • "Okulu bitirmesi sonu buldu." (bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak)
      • "Bir yol buldum." (çözüm yolu keşfetmek)
      • "Olayın içinde bulduk." (kendini bir durumda görmek, fark etmek)
  • 💡 İpucu: Bir kelimenin anlamını bulmak için sadece kelimeye değil, içinde bulunduğu cümlenin tamamına odaklanmalısın. Kelimeyi cümleden çıkarıp yerine şıklardaki anlamları koyarak sağlamasını yapabilirsin.

Kalıplaşmış Sözler

  • İkilemeler: Anlamı güçlendirmek, pekiştirmek veya çeşitli anlam ilgileri kurmak amacıyla iki sözcüğün bir araya gelmesiyle oluşan söz gruplarıdır. Aralarına asla noktalama işareti konmaz.
    • Oluşum Şekilleri:
    • İki anlamlı sözcükle: "uzun uzun", "ağır ağır"
    • Biri anlamlı, biri anlamsız sözcükle: "yarım yamalak", "eski püskü"
    • İkisi de anlamsız sözcükle: "allak bullak", "abur cubur"
    • Zıt anlamlı sözcüklerle: "düşe kalka", "er geç"
    • Eş anlamlı sözcüklerle: "güçlü kuvvetli", "ses seda"
    • Yansıma sözcüklerle: "şırıl şırıl", "horul horul"
  • ⚠️ Dikkat: İkilemelerin yazımına dikkat et! Araya virgül veya başka bir noktalama işareti konmaz.
  • Deyimler: Genellikle gerçek anlamından uzaklaşmış, kalıplaşmış söz gruplarıdır. Bir durumu, bir olayı etkili ve özlü bir şekilde anlatmak için kullanılırlar.
    • Örnek: "Canı yanmak" (üzülmek, acı çekmek), "bağrına basmak" (sevgiyle kucaklamak, korumak), "yol tutmak" (midesi bulanmak).
    • Örnek: "Etekleri zil çalmak" (çok sevinmek), "gözden düşmek" (değerini yitirmek).
  • 💡 İpucu: Deyimler genellikle mecaz anlam taşır ve sözcüklerin yerleri değiştirilemez, başka kelimelerle değiştirilemez.

Söz Sanatları (Edebî Sanatlar)

  • Benzetme (Teşbih) 🎭: İki farklı varlık veya kavram arasında ortak bir özellikten yola çıkarak, zayıf olanı güçlü olana benzetme sanatıdır. Genellikle "gibi", "sanki", "adeta", "tıpkı" gibi edatlar kullanılır.
    • Örnek: "Bulutlar beyaz bir yumağa benzetilmiştir." (Bulutlar, yumak gibi beyazdır.)
    • Örnek: "Aslan gibi güçlü bir çocuktu."
  • Kişileştirme (Teşhis) 🧑‍🤝‍🌳: İnsan dışındaki canlı veya cansız varlıklara insana özgü özellikler (düşünmek, ağlamak, konuşmak, sevinmek vb.) verme sanatıdır.
    • Örnek: "Rüzgâr uyumakta." (Uyumak insana özgü bir eylemdir.)
    • Örnek: "Körfez düşünür, Kanlıca mahzundur." (Düşünmek ve mahzun olmak insana özgü duygulardır.)
    • Örnek: "Yağmur yüklü bir bulut gibi ağlıyordu." (Ağlamak insana özgü bir eylemdir. Eğer "gibi" edatı olmasaydı, bulutun ağlaması kişileştirme olurdu.)
  • 💡 İpucu: Kişileştirme genellikle benzetme ile birlikte kullanılır. Bir varlık kişileştirildikten sonra başka bir şeye benzetilebilir.
  • Abartma (Mübalağa) 🤯: Bir şeyin özelliğini, durumunu veya bir olayı olduğundan çok daha büyük veya çok daha küçük gösterme sanatıdır.
    • Örnek: "Bir fısıltı duysa dünyayı ayağa kaldırır." (Fısıltıdan dünyayı ayağa kaldırmak abartmadır.)
    • Örnek: "Bir ah çeksem dağlar yıkılır."
  • Tezat (Karşıtlık) ↔️: Anlamca birbirine zıt kavramları veya durumları bir arada kullanarak anlatıma güç katma sanatıdır.
    • Örnek: "Düşle gerçek el ele verecek." (Düş ve gerçek zıt kavramlardır.)
    • Örnek: "Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz." (Ağlamak ve gülmek zıt eylemlerdir.)
🪄

Testler ve Çalışma Kağıdı mı Lazım?

İstediğin konuyu yaz; MEB uyumlu çoktan seçmeli testler, konu özetleri ve çalışma kağıtları saniyeler içinde hazırlansın. Ücretsiz PDF indir!

⚡ Hemen Hazırla
  • Cevaplanan
  • Aktif
  • Boş