11. Sınıf Biyoçeşitlilik, Ekosistem ve Madde Döngüsü Test 10

Soru 12 / 17

🎓 11. Sınıf Biyoçeşitlilik, Ekosistem ve Madde Döngüsü Test 10 - Ders Notu ve İpuçları

Bu ders notu, 11. sınıf Biyoçeşitlilik, Ekosistem ve Madde Döngüsü konularını kapsamaktadır. Sınav öncesi son tekrarınız için kritik bilgileri ve sıkça karşılaşılan kavramları özetlemektedir.

🌿 Ekosistemler ve Enerji Akışı ⚡

  • Besin Zinciri ve Trofik Düzeyler: Canlıların beslenme ilişkilerine göre sıralanmasıdır. Enerji, üreticilerden tüketicilere doğru tek yönlü olarak akar.
    • Üreticiler (Ototroflar): Güneş enerjisini veya kimyasal enerjiyi kullanarak kendi besinlerini üreten canlılardır (Örn: Yeşil bitkiler, algler, bazı bakteriler).
    • Tüketiciler (Heterotroflar): Besinlerini diğer canlılardan karşılayan canlılardır.
      • Birincil Tüketiciler (Otçullar): Üreticilerle beslenir (Örn: Tavşan, koyun).
      • İkincil Tüketiciler (Etçiller veya Hepçiller): Birincil tüketicilerle beslenir (Örn: Kurt, aslan).
      • Üçüncül Tüketiciler (Etçiller veya Hepçiller): İkincil tüketicilerle beslenir (Örn: Kartal, yılan).
    • Ayrıştırıcılar (Saprofitler): Ölü organik maddeleri parçalayarak inorganik maddelere dönüştüren canlılardır (Örn: Bakteriler, mantarlar). Besin zincirinin her basamağında görev alırlar ve madde döngüsünde kilit rol oynarlar.
  • Besin Piramitleri ve Özellikleri: Besin zincirindeki canlıların trofik düzeylere göre dikey olarak sıralanmasıdır. Piramidin tabanında üreticiler, üst basamaklarında ise tüketiciler yer alır.
    • Piramidin tabanından (üreticilerden) zirveye doğru gidildikçe:
      • Toplam besin ve enerji miktarı azalır.
      • Aktarılan enerji miktarı azalır (Genellikle %10 kuralı geçerlidir, enerjinin %90'ı ısı olarak kaybedilir).
      • Biyokütle (canlıların toplam ağırlığı) genellikle azalır.
      • Canlı tür ve sayısı genellikle azalır.
      • Birey başına düşen biyolojik birikim (zehirli madde miktarı) artar.

    ⚠️ Dikkat: "Canlı tür ve sayısı" genellikle azalır ifadesi, bazı özel durumlarda (parazit zincirleri gibi) değişebilir, ancak genel ekosistem piramitleri için geçerlidir.

  • Ekosistemde Enerji Akışı:
    • Ekosistemlerin temel enerji kaynağı Güneş'tir.
    • Güneş enerjisi, üreticiler tarafından fotosentez yoluyla kimyasal enerjiye dönüştürülür ve organik maddelerde depolanır.
    • Enerji akışı tek yönlüdür ve her trofik düzeyde enerjinin büyük bir kısmı (yaklaşık %90'ı) ısı olarak kaybedilir. Bu nedenle besin piramitleri genellikle 4-5 basamaktan fazla olmaz.
    • Enerjinin önemli bir kısmı üreticiler tarafından tutulur ve kullanılır. Tüketicilere aktarılan enerji miktarı her basamakta azalır.

🔄 Madde Döngüleri 💧

  • Azot Döngüsü: Atmosferdeki azotun (N2) canlılar tarafından kullanılabilir hale getirilmesi ve tekrar atmosfere dönmesi sürecidir.
    • Atmosferdeki azot, azot bağlayıcı bakteriler (Örn: Rhizobium, siyanobakteriler) tarafından toprağa bağlanır.
    • Topraktaki azotlu organik bileşikler, ayrıştırıcılar tarafından amonyağa ($\text{NH}_3$) dönüştürülür (Ammonifikasyon).
    • Amonyağın bitkiler tarafından kullanılabilmesi için nitrit ($\text{NO}_2^-$) ve nitrat ($\text{NO}_3^-$) tuzlarına dönüştürülmesi gerekir. Bu sürece nitrifikasyon denir ve nitrit bakterileri ile nitrat bakterileri tarafından gerçekleştirilir:
      $\text{Amonyak} \rightarrow \text{Nitrit} \rightarrow \text{Nitrat}$
    • Bitkiler nitratı topraktan alarak protein ve nükleik asit sentezinde kullanır.
    • Denitrifikasyon bakterileri, nitratı tekrar atmosferik azota dönüştürerek azot döngüsünü tamamlar.

    💡 İpucu: Nitrifikasyon, topraktaki azotun bitkiler için kullanılabilir hale gelmesini sağlarken, denitrifikasyon topraktaki azotun azalmasına neden olur.

  • Karbon Döngüsü: Karbonun atmosfer, hidrosfer, litosfer ve biyosfer arasındaki hareketidir.
    • Atmosferdeki karbondioksit ($\text{CO}_2$), fotosentez yapan canlılar tarafından organik maddelere dönüştürülür.
    • Organik maddeler, solunum, yanma ve ayrıştırma süreçleriyle tekrar $\text{CO}_2$ olarak atmosfere salınır.
    • Atmosferdeki $\text{CO}_2$ oranını artıran faktörler: Fosil yakıtların (kömür, petrol, doğalgaz) tüketimi, orman yangınları, volkanik patlamalar, sanayi faaliyetleri.
    • Atmosferdeki $\text{CO}_2$ oranını azaltan faktörler: Fotosentez, okyanuslarda $\text{CO}_2$ çözünmesi, ağaçlandırma çalışmaları.

🌍 Biyoçeşitlilik ve Dağılışı 🦋

  • Biyoçeşitliliği Etkileyen Faktörler: Bir bölgedeki canlı türlerinin çeşitliliğini belirleyen birçok faktör vardır.
    • İklim: Sıcaklık, yağış ve nemlilik biyoçeşitlilik üzerinde doğrudan etkilidir. Ekvatoral bölgeler, yüksek sıcaklık, düzenli ve bol yağış/nemlilik nedeniyle en zengin biyoçeşitliliğe sahiptir. Kutuplara doğru gidildikçe biyoçeşitlilik azalır.
    • Yer Şekilleri (Topografya): Dağlar, vadiler, platolar gibi farklı yer şekilleri, farklı iklim ve mikrohabitatlar oluşturarak biyoçeşitliliği artırır.
    • Toprak Yapısı: Toprağın mineral içeriği, pH değeri ve su tutma kapasitesi bitki örtüsünü, dolayısıyla hayvan çeşitliliğini etkiler.
    • Su Kaynakları: Suyun varlığı ve kalitesi, canlı yaşamı için temel bir gerekliliktir.
    • Jeolojik Yapı: Kayaç türleri ve tektonik hareketler, toprak oluşumunu ve yer şekillerini etkileyerek dolaylı yoldan biyoçeşitliliği etkiler.
    • İnsan Etkileri: Habitat tahribatı, kirlilik, aşırı avlanma, iklim değişikliği gibi faktörler biyoçeşitliliği olumsuz etkiler.
  • Biyomlar: Benzer iklim ve bitki örtüsü özelliklerine sahip geniş coğrafi bölgelerdir.
    • Tropikal Yağmur Ormanları: Yüksek sıcaklık ve bol yağış nedeniyle dünya üzerindeki en zengin biyoçeşitliliğe sahiptir.
    • İğne Yapraklı Ormanlar (Tayga): Daha düşük sıcaklık ve yağışa sahip bölgelerde bulunur. Biyoçeşitlilik tropikal ormanlara göre daha azdır.
  • Endemik Türler ve Türkiye'nin Flora Bölgeleri:
    • Endemik Tür: Yeryüzünün yalnızca belirli bir bölgesinde yaşayan, yayılış gösteren canlı türü veya cinsidir. Türkiye, coğrafi konumu ve yer şekillerinin çeşitliliği sayesinde çok fazla endemik bitki türüne sahiptir.
      • Örn: Kapadokya Soğanı, Sevgi Çiçeği (Adıyaman), Datça Hurması.
      • Fil Ağacı ve Trabzon Hurması endemik türler değildir.
    • Türkiye'nin Flora Bölgeleri: Türkiye, üç ana flora bölgesinin özelliklerini gösterir:
      • Avrupa-Sibirya Flora Bölgesi: Karadeniz kıyıları ve Kuzey Anadolu Dağları.
      • Akdeniz Flora Bölgesi: Akdeniz ve Ege kıyıları.
      • İran-Turan Flora Bölgesi: İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri.

      ⚠️ Dikkat: Hint-Malezya Flora Bölgesi, Türkiye'de görülmez.

    • Türkiye'de Biyoçeşitlilik Dağılışı:
      • İklim, yer şekilleri ve yükselti gibi faktörler Türkiye'deki biyoçeşitliliği etkiler.
      • Genellikle dağlık, engebeli, farklı iklim özelliklerinin bir arada görüldüğü bölgelerde biyoçeşitlilik daha fazladır (Örn: Doğu Karadeniz, Menteşe Yöresi).
      • Kurak veya yarı kurak, düz ve tek tip iklimin görüldüğü bölgelerde biyoçeşitlilik daha azdır (Örn: Konya bölümü).

    🏭 Çevre Sorunları ve İnsan Etkileri ⚠️

    • Hidroelektrik Enerji Potansiyeli: Akarsuların akış gücünden elektrik enerjisi üretme potansiyelidir.
      • Etkileyen Faktörler:
        • Yer Şekilleri: Engebeli, eğimli araziler ve derin vadiler potansiyeli artırır.
        • Su Kaynakları: Bol ve düzenli akarsu ağı gereklidir.
        • Yağış Rejimi: Düzenli ve bol yağış, akarsu debisini yüksek tutar.
      • Yorum Yapılamayacak Faktörler: Toprak yapısı ve jeolojik yapı, hidroelektrik potansiyeli üzerinde doğrudan yorum yapılamayacak faktörlerdir.
      • Ülke Örnekleri: Norveç, Türkiye, Japonya gibi ülkeler engebeli arazileri ve bol su kaynakları nedeniyle yüksek hidroelektrik potansiyeline sahiptir. Hollanda, Danimarka gibi düz ve az yağış alan ülkeler ise düşük potansiyele sahiptir. Afganistan gibi yüksek ortalama yükseltiye sahip olmasına rağmen kurak iklim nedeniyle yağış miktarının az olduğu ülkelerde hidroelektrik potansiyel düşüktür.
    • Erozyon ve Barajlar Üzerindeki Etkileri:
      • Erozyon: Toprağın rüzgar ve su gibi dış etkenlerle taşınmasıdır. Eğimli araziler, bitki örtüsünün zayıf olması, anız yakma, aşırı otlatma, yanlış tarım uygulamaları (nadas, eğime paralel sürme) erozyonu artıran faktörlerdir.
      • Baraj Ömrünü Kısaltan Faktörler:
        • Erozyon: Erozyonla taşınan toprak ve sedimentler baraj göllerinde birikerek (sedimentasyon) barajların dolmasına ve ömrünün kısalmasına neden olur.
        • Toprakta kalan anızın yakılması: Toprağı koruyan bitki örtüsünü yok ederek erozyonu artırır.
        • Meralarda zamansız ve aşırı otlatma: Bitki örtüsünü tahrip ederek erozyonu hızlandırır.
        • Tarımda nadas uygulaması: Toprağı boş bırakarak erozyona açık hale getirir.
      • Türkiye'de Erozyon: Türkiye'nin iç bölgeleri ve Doğu Anadolu gibi engebeli ve bitki örtüsü zayıf olan yerlerde erozyon riski yüksektir. Bu bölgelerdeki barajların ömrü, sedimentasyon nedeniyle daha kısa olabilir.
    • Küresel İklim Değişikliği: İnsan faaliyetleri sonucunda atmosferdeki sera gazlarının (özellikle $\text{CO}_2$) artmasıyla dünya genelinde sıcaklıkların yükselmesi ve iklim rejimlerinin değişmesidir.
      • Fosil yakıtların tüketimi ve orman yangınları gibi faktörler atmosferdeki $\text{CO}_2$ oranını artırarak küresel iklim değişikliğine katkıda bulunur.
      • Ağaçlandırma çalışmaları ise fotosentez yoluyla atmosferdeki $\text{CO}_2$ oranını azaltmaya yardımcı olur.

    Bu notlar, 11. sınıf Biyoçeşitlilik, Ekosistem ve Madde Döngüsü konularındaki temel bilgileri özetlemektedir. Başarılar dileriz!

  • Cevaplanan
  • Aktif
  • Boş