Proust'un yaptığı iki deneyi inceleyelim:
- 1. Deney: X gram Cu metali, H₂SO₄ çözeltisinde çözülüp ardından Na₂CO₃ çözeltisiyle karıştırılarak Y gram CuCO₃ bileşiği elde ediliyor.
- 2. Deney: X gram Cu metali, HNO₃ çözeltisinde çözülüp ardından K₂CO₃ çözeltisiyle karıştırılarak yine Y gram CuCO₃ bileşiği elde ediliyor.
Bu iki deneyde dikkat çeken noktalar şunlardır:
- Her iki deneyde de başlangıçtaki bakır (Cu) miktarı aynıdır (X gram).
- Her iki deneyde de elde edilen son ürün aynı bileşiktir (CuCO₃).
- Her iki deneyde de elde edilen CuCO₃ bileşiğinin miktarı aynıdır (Y gram).
- Ancak, bakırı çözmek için kullanılan asitler (H₂SO₄ ve HNO₃) ve karbonat kaynağı olan çözeltiler (Na₂CO₃ ve K₂CO₃) farklıdır. Yani, bileşiğin elde edilme yöntemleri farklıdır.
Farklı yöntemlerle elde edilmesine rağmen, aynı miktarda başlangıç maddesinden (X gram Cu) aynı bileşiğin (CuCO₃) aynı miktarda (Y gram) elde edilmesi, bir bileşiği oluşturan elementlerin kütlece birleşme oranlarının sabit olduğunu gösterir. Bu durum, Sabit Oranlar Kanunu'nun temel prensibidir.
Sabit Oranlar Kanunu (Proust Kanunu), bir bileşiği oluşturan elementlerin kütlece oranlarının her zaman sabit olduğunu, bileşiğin nasıl elde edildiğine veya kaynağına bağlı olmadığını belirtir.
Cevap B seçeneğidir.