8. sınıf Sözcükte Anlam Test 14

Soru 10 / 22

🎓 8. sınıf Sözcükte Anlam Test 14 - Ders Notu ve İpuçları

✨ Kelimeler Arası Anlam İlişkileri

  • Eş Anlamlı (Anlamdaş) Kelimeler: Yazılışları ve okunuşları farklı olsa da aynı anlamı taşıyan kelimelerdir. Cümlede birbirinin yerine kullanılabilirler.
    • Örnekler: "laf - söz", "fayda - yarar", "zeka - akıl", "rüzgâr - yel", "doktor - hekim", "okul - mektep".
    • 💡 İpucu: Genellikle dilimize başka dillerden girmiş kelimelerin Türkçe karşılıkları eş anlamlı olarak kullanılır.
  • Zıt (Karşıt) Anlamlı Kelimeler: Anlamca birbirinin tam tersi olan kelimelerdir.
    • Örnekler: "derin - sığ", "yapay - doğal", "boş - dolu", "büyük - küçük", "ileri - geri", "aşağı - yukarı".
    • ⚠️ Dikkat: Bir kelimenin olumsuzu, o kelimenin zıt anlamlısı değildir. Örneğin, "gelmek" kelimesinin zıt anlamlısı "gitmek"tir, "gelmemek" değildir. Ayrıca, bazı kelimelerin zıt anlamlısı kullanıldığı bağlama göre değişebilir. Örneğin, "ince" kelimesi "ince ip" derken "kalın" ile zıt anlamlıyken, "ince davranış" derken "kaba" ile zıt anlamlıdır.

🔍 Kelimede Anlam Özellikleri

  • Gerçek Anlam (Temel Anlam): Bir sözcüğün söylendiğinde akla gelen ilk anlamıdır. Sözlükteki ilk karşılığıdır.
    • Örnekler: "Tatlı" dediğimizde aklımıza gelen şekerli yiyeceklerin tadı, "çiğnemek" dediğimizde yiyeceği ağızda öğütme eylemi.
  • Mecaz Anlam: Bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni anlamdır. Genellikle soyut bir durumu ifade eder.
    • Örnekler: "Tatlı dil" (hoş, güzel söz), "mirası çiğnemek" (mirasa saygısızlık etmek, onu kötüye kullanmak), "derin sessizlik" (çok yoğun sessizlik).
    • 💡 İpucu: Mecaz anlamlı kelimeler, genellikle benzetme veya kişileştirme yoluyla oluşur ve duyu organlarıyla algılanamayan durumları anlatır.
  • Terim Anlam: Bilim, sanat, spor veya meslek gibi belirli bir alana özgü, özel anlam taşıyan kelimelerdir.
    • Örnekler: "Yamuk" (geometri), "nota" (müzik), "taç" (futbol), "perde" (tiyatro).
  • Somut Anlam: Beş duyu organımızdan (görme, işitme, koklama, tatma, dokunma) herhangi biriyle algılayabildiğimiz kavramları karşılayan sözcüklerdir.
    • Örnekler: "rüzgâr", "dondurma", "su", "ses", "masa", "kalem".
  • Soyut Anlam: Beş duyu organımızla algılayamadığımız, zihnimizde var olan kavramları karşılayan sözcüklerdir. Duygular, düşünceler, durumlar bu kapsamdadır.
    • Örnekler: "akıl", "üzüntü", "korku", "huzur", "iyilik", "düşünce", "karamsarlık".
    • ⚠️ Dikkat: Bir kelime gerçek anlamda somutken, mecaz anlamda soyutlaşabilir. Örneğin, "ağır yük" somutken, "ağır sözler" soyuttur.
  • Çok Anlamlılık: Bir kelimenin cümledeki kullanımına göre farklı anlamlar kazanmasıdır. Türkçede birçok kelime çok anlamlıdır. Kelimenin anlamını cümledeki bağlam belirler.
    • Örnekler:
      "Acı" kelimesi:
      • "Yemekte acı bir tat vardı." (tatma duyusuyla algılanan)
      • "Dizlerimi dayanılmaz bir acı sarmıştı." (sızı, ağrı)
      • "Dışarıda soğuk ve acı bir rüzgâr vardı." (yakıcı, sert)
      "Çıkmak" kelimesi:
      • "Evden çıktı." (ayrılmak)
      • "Suçlu çıktı." (herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak)
      • "Merdivenlerden yukarı çıktı." (yükselmek)
      "Dayanmak" kelimesi:
      • "Duvara dayanmak." (yaslanmak)
      • "Zorluklara dayanmak." (katlanmak, tahammül etmek)
      • "Borçlular kapısına dayanmak." (ulaşmak, gelmek)
      "Tutmak" kelimesi:
      • "Balık tutmak." (yakalamak)
      • "Sözünü tutmak." (yerine getirmek, gereğini yapmak)
      • "Dağları duman tutmuş." (sarmak, bürümek)
      • "Eli ayağı tutmak." (iş görebilmek, gücü yetmek)

💬 Söz Öbeklerinde Anlam

  • Deyimler: Genellikle gerçek anlamından uzaklaşarak yeni bir anlam kazanan, kalıplaşmış söz gruplarıdır. Bir durumu veya olayı kısa ve özlü bir şekilde ifade ederler.
    • Örnekler: "Yana yakıla yapmak" (şikâyet ederek, söylenerek yapmak), "göğüs germek" (direnmek, karşı koymak), "dil dökmek" (inandırmak için çok konuşmak).
    • 💡 İpucu: Deyimler genellikle mastar halinde (-mek, -mak) biter ve cümle içinde çekimlenebilirler.
  • Atasözleri: Uzun gözlemler ve deneyimler sonucu oluşmuş, öğüt verici, yol gösterici, kalıplaşmış sözlerdir. Genellikle yargı bildirirler ve toplumun ortak tecrübesini yansıtırlar.
    • Örnekler: "Gülü seven dikenine katlanır." (Bir şeyi elde etmek için zorluklarına katlanmak gerekir.), "Ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını." (Bir işe başlarken temelini sağlam atmak gerekir.), "Dost bin ise azdır, düşman bir ise çoktur." (Dostlukların kıymeti ve düşmanlıkların tehlikesi üzerine).
    • ⚠️ Dikkat: Atasözlerinin anlamları bazen doğrudan anlaşılmayabilir, mecazi anlamlar içerirler.
  • İkilemeler: Anlamı pekiştirmek, güçlendirmek veya çeşitli durumları ifade etmek için iki kelimenin bir araya gelmesiyle oluşan söz gruplarıdır.
    • Çeşitleri:
      • Aynı kelimenin tekrarı: "yavaş yavaş", "hızlı hızlı"
      • Eş anlamlı kelimelerle: "güçlü kuvvetli", "ses seda"
      • Zıt anlamlı kelimelerle: "aşağı yukarı", "ileri geri", "az çok"
      • Biri anlamlı biri anlamsız: "eski püskü", "eğri büğrü"
      • İkisi de anlamsız: "abur cubur", "palavra pulavra"
    • Örnekler: "Topu topu yedi sene" (ancak, sadece, yaklaşık olarak), "aşağı yukarı bir saat" (yaklaşık olarak), "az çok bilgi" (belli bir derecede).
    • 💡 İpucu: İkilemelerin arasına virgül konmaz.
  • Kelime Gruplarının Cümleye Kattığı Anlam: Bazı kelime grupları, bir araya gelerek cümleye özel bir anlam katarlar. Bu anlamı metnin bağlamından çıkarmak gerekir.
    • Örnekler: "Her dem" (her zaman, daima), "gelişigüzel" (özenmeden, özensizce, üstünkörü).

🔗 Cümleler Arası Anlam İlişkileri

  • Geçiş ve Bağlantı Unsurları: Cümleleri veya düşünceleri birbirine bağlayan, aralarındaki ilişkiyi (açıklama, karşılaştırma, özetleme, neden-sonuç vb.) belirten kelime veya kelime gruplarıdır.
    • Örnekler: "Bir başka deyişle" (önceki ifadeyi farklı kelimelerle açıklama, özetleme), "oysaki" (karşıtlık, zıtlık), "hâlbuki" (karşıtlık, zıtlık), "buna rağmen" (beklenenin aksine, zıt durum).
    • 💡 İpucu: Bu unsurlar, metinlerde akıcılığı ve anlam bütünlüğünü sağlar, okuyucunun düşünceler arasındaki bağlantıyı kolayca anlamasına yardımcı olur.

📝 Ek Dil Bilgisi Notu: Fiilimsiler (Eylemsiler)

  • Fiilimsiler, fiil kök veya gövdelerine belirli ekler getirilerek oluşturulan, cümle içinde isim, sıfat veya zarf görevi gören sözcüklerdir. Fiil özelliklerini tamamen kaybetmezler (olumsuz yapılabilirler) ancak zaman ve şahıs eki almazlar.
    • İsim-fiiller (-ma, -ış, -mak): "yaşamak", "yürümeye" (yürüme-e), "göğüs germeye" (germe-e), "sabretmeye" (sabretme-e).
    • Sıfat-fiiller (-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş): "ölen" (öl-en), "doğana" (doğan-a), "sevdiğimsin" (sev-dik-im-sin).
    • Zarf-fiiller (-ken, -alı, -esiye, -meden, -ince, -ip, -arak, -dıkça, -r...mez, -dığında, -e...e, -casına): "yaşayıp" (yaşa-yıp).
    • ⚠️ Dikkat: Bazı fiilimsi ekleri, zamanla kalıplaşarak bir varlığın veya kavramın adı haline gelebilir ve fiilimsi özelliğini kaybeder. Örneğin, "dolma", "çakmak", "dondurma" gibi kelimeler artık birer kalıcı isimdir ve fiilimsi sayılmazlar.
  • Cevaplanan
  • Aktif
  • Boş