8. sınıf Sözcükte Anlam Test 13

Soru 1 / 22

🎓 8. sınıf Sözcükte Anlam Test 13 - Ders Notu ve İpuçları

Sevgili 8. sınıf öğrencileri, Türkçe dersinin en temel ve önemli konularından biri olan "Sözcükte Anlam" konusu, LGS'de ve okul sınavlarınızda karşınıza sıkça çıkacaktır. Bu ders notu, "8. sınıf Sözcükte Anlam Test 13" sorularını temel alarak, konuya dair bilmeniz gereken tüm kritik noktaları ve ipuçlarını içerir. Hazırsanız, sözcüklerin büyülü dünyasına dalalım! ✨

1. 📖 Sözcükte Anlamın Temel Kavramları

  • Gerçek Anlam (Temel Anlam): Bir sözcüğün akla gelen ilk, bilinen ve sözlükteki ilk anlamıdır. Sözcüğün temel anlamı, herkes tarafından aynı şekilde anlaşılır.
    • Örnek: "Çocuğun dişi ağrıyordu." (Vücudumuzdaki kemik yapı)
    • Örnek: "Sobanın yanan odunları odayı ısıttı." (Ateşle tutuşmak)

    ⚠️ Dikkat: Gerçek anlamı bulurken sözcüğün tek başına ne ifade ettiğini düşünün.

  • Mecaz Anlam: Bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni anlamdır. Genellikle soyut bir anlam taşır ve benzetme yoluyla oluşur.
    • Örnek: "Onun tatlı sözleri içimi ısıttı." (Hoş, güzel, etkileyici)
    • Örnek: "Bu olayda onun da parmağı var." (İşi karışmış olmak)

    💡 İpucu: Mecaz anlamda kullanılan bir sözcüğü gerçek anlamıyla düşündüğünüzde cümle anlamsız veya komik bir hale gelir.

  • Yan Anlam: Bir sözcüğün gerçek anlamıyla bağlantısı kopmamış, ancak gerçek anlamından biraz uzaklaşarak kazandığı yeni anlamdır. Genellikle bir benzetme veya ilişki sonucu oluşur.
    • Örnek: "Kapının kolu kırıldı." (İnsan koluna benzerliği)
    • Örnek: "Dağın etekleri yemyeşildi." (İnsan eteğine benzerliği)
  • Ad Aktarması (Mecaz-ı Mürsel): Bir sözcüğün benzetme amacı güdülmeden, ilgili olduğu başka bir sözcüğün yerine kullanılmasıdır. Parça-bütün, iç-dış, yazar-eser gibi ilişkilerle kurulur.
    • Örnek: "Sobayı yaktık." (Sobanın içindeki kömürü/odunu yaktık.)
    • Örnek: "Ankara bu konuda henüz açıklama yapmadı." (Ankara'daki hükümet/yetkililer.)
    • Örnek: "Karşı balkonda bir göz bizi izliyordu." (Balkondaki bir kişi.)

    💡 İpucu: Ad aktarmasında "gibi" edatını kullanamazsınız, çünkü benzetme amacı yoktur.

  • Somut Anlam: Beş duyu organımızdan (görme, işitme, koklama, tatma, dokunma) herhangi biriyle algılayabildiğimiz kavramlardır.
    • Örnek: Ağaç, masa, ses, koku, sıcak.
  • Soyut Anlam: Beş duyu organımızla algılayamadığımız, sadece zihnimizde var olan kavramlardır.
    • Örnek: Sevgi, korku, mutluluk, başarı, düşünce.

    ⚠️ Dikkat: Bir sözcük, cümledeki kullanımına göre somuttan soyuta veya soyuttan somuta geçebilir. Örneğin, "ağır yük" (somut) iken "ağır söz" (soyut) olur.

2. 🤝 Sözcükler Arası Anlam İlişkileri

  • Eş Anlamlı (Anlamdaş) Sözcükler: Yazılışları ve okunuşları farklı, anlamları aynı olan sözcüklerdir.
    • Örnek: Doktor - Hekim, Okul - Mektep, Milletvekili - Mebus, Dost - Hasım (düşman değil)
  • Zıt Anlamlı (Karşıt Anlamlı) Sözcükler: Anlamca birbirinin tam tersi olan sözcüklerdir.
    • Örnek: İyi - Kötü, Gelmek - Gitmek, Dost - Düşman.

    ⚠️ Dikkat: Bir sözcüğün olumsuzu, onun zıt anlamlısı değildir. Örneğin, "gelmek" sözcüğünün zıt anlamlısı "gitmek"tir, "gelmemek" değildir.

  • Yakın Anlamlı Sözcükler: Anlamları tam olarak aynı olmasa da birbirine çok benzeyen, birbirinin yerine sınırlı durumlarda kullanılabilen sözcüklerdir.
    • Örnek: Korkmak - Çekinmek, Basmak - Çiğnemek.

3. 🗣️ Söz Öbeklerinde Anlam

  • Deyimler: Genellikle mecaz anlam taşıyan, kalıplaşmış, en az iki sözcükten oluşan ve bir durumu, olayı veya özelliği etkili bir şekilde anlatan söz öbekleridir. Genellikle mastar halinde (-mek, -mak) biterler.
    • Özellikleri: Kalıplaşmışlardır, sözcüklerin yeri değiştirilemez, genellikle mecaz anlamlıdırlar.
    • Örnek: "Parmakta oynatmak" (Bütün istediklerini yaptırmak), "Açıklığa kavuşturmak" (Anlaşılır duruma getirmek), "Vaadinde durmak" (Sözünde durmak).

    💡 İpucu: Deyimlerin anlamını bulurken, sözcüklerin tek tek anlamlarından ziyade, bir bütün olarak ne anlattığına odaklanın.

  • Atasözleri: Uzun gözlem ve deneyimler sonucu ortaya çıkmış, öğüt veren, yol gösteren, genel geçer yargılar bildiren kalıplaşmış sözlerdir.
    • Özellikleri: Kalıplaşmışlardır, anonimdirler, genellikle öğüt verirler ve genel yargı bildirirler.
    • Örnek: "Fazla mal göz çıkarmaz." (Çok malın zararı olmaz, aksine faydası olur.)
    • Örnek: "Ağacın meyvesi olunca başını aşağı salar." (Alçak gönüllü insanları anlatır.)

    ⚠️ Dikkat: Atasözleri bazen anlamca birbiriyle çelişiyor gibi görünebilir. Bunun nedeni, farklı durumlar veya farklı bakış açıları için söylenmiş olmalarıdır. Örneğin: "Damlaya damlaya göl olur." (Biriktirmenin önemi) ve "Taşıma suyla değirmen dönmez." (Küçük yardımlarla büyük işler başarılamaz.)

  • İkilemeler: Anlamı güçlendirmek, pekiştirmek veya çeşitlendirmek amacıyla iki sözcüğün bir araya gelmesiyle oluşan söz öbekleridir. Aralarına noktalama işareti konmaz.
    • Kuruluş Biçimleri:
      • Aynı sözcüğün tekrarıyla: "yavaş yavaş", "koşa koşa"
      • Eş anlamlı sözcüklerle: "eş dost", "güçlü kuvvetli"
      • Zıt anlamlı sözcüklerle: "aşağı yukarı", "büyük küçük"
      • Biri anlamlı, diğeri anlamsız sözcüklerle: "eğri büğrü", "ufak tefek"
      • İkisi de anlamsız sözcüklerle: "ıvır zıvır", "abur cubur"
      • Yansıma sözcüklerle: "şırıl şırıl", "horul horul"
    • Örnek: "Alay derli toplu bir birlikti." (Düzenli, tertipli)
    • Örnek: "Romanı bölük pörçük okudum." (Parça parça, düzensiz)

    ⚠️ Dikkat: İkilemelerin arasına asla virgül (,) gibi noktalama işaretleri konmaz.

4. 🏃 Fiilimsiler (Eylemsiler)

Fiil kök veya gövdelerine belirli ekler getirilerek türetilen, fiil özelliğini tamamen yitirmeyen ancak cümle içinde isim, sıfat veya zarf görevinde kullanılan sözcüklerdir.

  • İsim-fiil (Ad Eylem): Fiil kök veya gövdelerine "-ma, -ış, -mak" ekleri getirilerek yapılır. Fiilin adını bildirir.
    • Ekleri: -ma / -me, -ış / -iş / -uş / -üş, -mak / -mek
    • Örnek: "Kitap okumayı çok severim." (okuma)
    • Örnek: "Onun gülüşü beni mutlu etti." (gülüş)
    • Örnek: "Burada konaklamak yasaktır." (konaklamak)

    ⚠️ Dikkat: "-ma/-me" eki olumsuzluk ekiyle karışmamalıdır. "Gülme!" (olumsuzluk) ile "Gülme eylemi" (isim-fiil) farklıdır.

    ⚠️ Dikkat: Bazı isim-fiiller zamanla kalıcı isim haline gelebilir ve fiilimsi özelliklerini kaybeder. (Örnek: dondurma, çakmak, yemek, danışma).

  • Sıfat-fiil (Ortaç): Fiil kök veya gövdelerine "-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş" ekleri getirilerek yapılır. Bir ismi niteleyerek sıfat görevi üstlenir veya adlaşmış sıfat-fiil olur.
    • Ekleri: -an / -en, -ası / -esi, -mez / -maz, -ar / -er / -ır / -ir / -ur / -ür, -dık / -dik / -duk / -dük, -acak / -ecek, -mış / -miş / -muş / -müş
    • Örnek: "Koşan adam yoruldu." (koşan)
    • Örnek: "Gelecek günler güzel olacak." (gelecek)
    • Örnek: "Okumuş insanlara saygı duyarım." (okumuş)

    ⚠️ Dikkat: Sıfat-fiil ekleri, zaman (kip) ekleriyle karışmamalıdır. "Gelecek yıl" (sıfat-fiil) ile "Yarın gelecek." (gelecek zaman kipi) farklıdır.

    💡 İpucu: Adlaşmış sıfat-fiillerde, nitelediği isim düşer ve sıfat-fiil ismin görevini üstlenir. "Gelenler otursun." (Gelen insanlar).

  • Zarf-fiil (Bağ Eylem): Fiil kök veya gövdelerine çeşitli ekler getirilerek yapılır. Cümlede zarf görevi üstlenir; fiili veya fiilimsiyi zaman, durum, sebep gibi yönlerden belirtir.
    • Ekleri: -ken, -alı / -eli, -madan / -meden, -ince / -ınca / -unca / -ünce, -ip / -ıp / -up / -üp, -arak / -erek, -dıkça / -dikçe / -dukça / -dükçe, -r...-mez, -e...-e, -casına / -cesine, -dığında / -diğinde / -duğunda / -düğünde, -maksızın / -meksizin, -a / -e (tek başına)
    • Örnek: "Gülerek konuştu." (nasıl konuştu? - durum zarfı)
    • Örnek: "Eve gelince haber ver." (ne zaman haber ver? - zaman zarfı)
    • Örnek: "Düşünürken bir taş ısındı içimde." (ne zaman? - zaman zarfı)

    💡 İpucu: Zarf-fiiller genellikle yükleme sorulan "Nasıl?" veya "Ne zaman?" sorularına cevap verir.

Bu notlarla "Sözcükte Anlam" konusundaki eksiklerinizi tamamlayabilir, testlerde ve sınavlarda daha başarılı olabilirsiniz. Unutmayın, düzenli tekrar ve bol soru çözümü başarının anahtarıdır! Başarılar dilerim! 🚀

  • Cevaplanan
  • Aktif
  • Boş