8. sınıf Sözcükte Anlam Test 4

Soru 4 / 22

🎓 8. sınıf Sözcükte Anlam Test 4 - Ders Notu ve İpuçları

Bu ders notu, "Sözcükte Anlam" ünitesinin temel konularını ve fiilimsiler, deyimler, atasözleri gibi dil bilgisi ve anlam konularını kapsayan bir genel tekrar ve ipuçları rehberidir. Sınavda başarılı olmak için bu konulara hakim olmak çok önemlidir.

🎯 1. Sözcükte Anlam Özellikleri

Sözcüklerin cümle içinde kazandıkları anlamlar, Türkçenin zenginliğini gösterir. Temel anlam ayrımlarını iyi bilmek, soruları doğru çözmenin anahtarıdır.

  • Gerçek (Temel) Anlam: Bir sözcüğün söylendiğinde akla gelen ilk, bilinen ve sözlükteki ilk anlamıdır. Genellikle somut bir karşılığı vardır.
    • Örnek: "Güneşin sıcak ışınları içimi ısıttı." (Isı, sıcaklık)
    • Örnek: "Makine bozuldu, tamirci çağırmak gerek." (Çalışmaz duruma gelmek)
  • Mecaz Anlam: Bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni anlamdır. Genellikle soyut bir anlam taşır ve benzetme yoluyla oluşur.
    • Örnek: "Bizi sıcak karşıladılar." (Dostça, samimi)
    • Örnek: "Sınavdan düşük not alınca morali bozuldu." (Keyfi kaçmak, üzülmek)
    • Örnek: "Ayrılık kapıyı çaldı." (Ayrılık zamanının gelmesi, kapı çalmak eylemi gerçek anlamda değil)
  • Somut Anlam: Beş duyu organımızdan (görme, işitme, koklama, tatma, dokunma) en az biriyle algılayabildiğimiz varlıkları veya kavramları karşılayan sözcüklerdir.
    • Örnek: "Ses", "koku", "hava", "ağaç".
  • Soyut Anlam: Beş duyu organımızla algılayamadığımız, zihnimizde var olan, duygu, düşünce ve kavramları karşılayan sözcüklerdir.
    • Örnek: "Aşk", "nefret", "düşünce", "cesaret".

⚠️ Dikkat: Bir sözcük, cümledeki kullanımına göre somut veya soyut anlam kazanabilir. Buna somutlaştırma veya soyutlaştırma denir.

  • Somutlaştırma: Soyut bir kavramın somut bir özellik verilerek anlatılmasıdır.
  • Soyutlaştırma: Somut bir sözcüğün gerçek anlamından uzaklaşarak soyut bir anlam kazanmasıdır.
    • Örnek: "Onun yüreksiz davranışları beni üzdü." (Yürek somutken, yüreksiz burada "korkak, cesaretsiz" gibi soyut bir anlamda kullanılmıştır.)

💡 İpucu: Bir sözcüğün gerçek mi mecaz mı olduğunu anlamak için, o sözcüğü sözlükteki ilk anlamıyla düşünün. Cümledeki anlamı bu ilk anlamdan çok farklıysa, mecazdır.

📝 2. Fiilimsiler (Eylemsiler)

Fiilimsiler, fiil kök veya gövdelerine belirli ekler getirilerek oluşturulan, fiil özelliklerini tamamen yitirmeyen ancak cümlede isim, sıfat veya zarf görevinde kullanılan sözcüklerdir. Fiilimsiler, fiiller gibi kip ve kişi eki almazlar.

  • İsim-Fiil (Ad Eylem): Fiillere "-ma / -me", "-ış / -iş / -uş / -üş", "-mak / -mek" ekleri getirilerek yapılır. Cümlede isim görevinde kullanılırlar.
    • Örnek: "Kitap okumak en sevdiğim şeydir."
    • Örnek: "Onun gülüşü içimi ısıttı."
  • ⚠️ Dikkat: Kalıcı İsimler: Bazı isim-fiiller, zamanla fiil özelliğini tamamen kaybeder ve bir varlığın veya kavramın adı haline gelir. Bunlara kalıcı isim denir ve artık fiilimsi olarak kabul edilmezler.
    • Örnek: "Dondurma", "yemek", "çakmak", "dolma".
    • "Annem dolma yapıyor." (Kalıcı isim)
    • "Sınıflar dolmaya başladı." (İsim-fiil)
  • Sıfat-Fiil (Ortaç): Fiillere "-an / -en", "-ası / -esi", "-mez / -maz", "-ar / -er", "-dik / -dık / -duk / -dük", "-ecek / -acak", "-miş / -mış / -muş / -müş" ekleri getirilerek yapılır. Cümlede sıfat görevinde kullanılırlar ve genellikle bir ismi nitelerler.
    • Örnek: "Gelen misafirler bizi sevindirdi."
    • Örnek: "Yapılacak işler çoktu."
  • Adlaşmış Sıfat-Fiil: Sıfat-fiilin nitelediği isim düştüğünde, sıfat-fiil ismin yerine geçer ve ismin aldığı ekleri alarak adlaşır.
    • Örnek: "Çalışan insan elbet bir gün karşılığını alacaktır." (Çalışan kişi)
    • Örnek: "Beklediğinden fazla zam verildi." (Beklediği zamandan)
  • Zarf-Fiil (Bağ-Fiil): Fiillere "-ip / -ıp / -up / -üp", "-arak / -erek", "-madan / -meden", "-ken", "-alı / -eli", "-dıkça / -dikçe", "-r...-mez", "-a...-a", "-casına / -cesine", "-dığında / -diğinde" gibi ekler getirilerek yapılır. Cümlede zarf görevinde kullanılırlar ve fiili durum veya zaman yönünden tamamlarlar.
    • Örnek: "Koşa koşa geldi." (Nasıl geldi? - Durum)
    • Örnek: "Ders bitince dışarı çıktık." (Ne zaman çıktık? - Zaman)
    • Örnek: "Babam işten gelmeden ben işlerimi bitirmeliyim." (Ne zaman? - Zaman)
    • Örnek: "Kardeşi evden ayrılalı beri odasından çıkmadı." (Ne zamandan beri? - Zaman)

💡 İpucu: Fiilimsiler, cümlenin yüklemi olamazlar. Yüklem olan fiiller çekimli fiildir, fiilimsi değildir.

🗣️ 3. Deyimler ve Atasözleri

Deyimler ve atasözleri, dilimizin zenginliğini ve kültürel birikimini yansıtan kalıplaşmış sözlerdir. Anlamlarını bilmek, hem günlük hayatta hem de sınavlarda önemlidir.

⭐ Deyimler

  • Genellikle birden fazla sözcükten oluşan, gerçek anlamından uzaklaşarak yeni bir anlam kazanan kalıplaşmış söz öbekleridir.
  • Mecazlı bir anlatıma sahiptirler.
  • Kısa ve özlüdürler.
  • Genellikle bir durumu, bir olayı veya bir niteliği anlatmak için kullanılırlar.
  • Cümle içinde kullanılırlar ve bir yargı bildirmezler (yani tek başlarına cümle olmazlar).
  • Kişi ve zamana göre çekimlenebilirler.
    • Örnek: "Kabuğuna çekilmek" (Dış dünyayla ilişkisini kesmek, yalnız kalmak)
    • Örnek: "Ateşe atmak" (Tehlikeye sokmak)
    • Örnek: "Dudak bükmek" (Beğenmemek, küçümsemek)
    • Örnek: "Akıl almak" (Danışmak, fikir sormak)

⚠️ Dikkat: Deyimler, sözcüklerin yerleri değiştirilemez veya sözcüklerin yerine başka sözcükler getirilemez; kalıplaşmış ifadelerdir.

  • Örnek: "Boğazına düşkün olmak" (Yemeye içmeye düşkün olmak) bir deyimdir. "Boğazı ağrımak" ise bir deyim değildir, gerçek anlamlı bir ifadedir.

🌟 Atasözleri

  • Uzun deneme ve gözlemlere dayanarak oluşmuş, öğüt verici, yol gösterici kalıplaşmış sözlerdir.
  • Genellikle bir yargı bildirirler ve bir cümlenin tamamı olabilirler.
  • Toplumsal deneyim ve bilgelik ürünüdürler.
  • Çoğu mecazlı bir anlatıma sahiptir, ancak bazıları gerçek anlamlı olabilir.
    • Örnek: "Keskin sirke küpüne zarar." (Çok sinirli ve öfkeli olmak, en çok kişinin kendisine zarar verir.)
    • Örnek: "Öfke ile kalkan zararla oturur." (Öfkeyle yapılan işlerden zarar görülür.)
    • Örnek: "Büyük başın derdi büyük olur." (Makamı, sorumluluğu büyük olanın sorunları da büyük olur.)

⚠️ Dikkat: Atasözleri de deyimler gibi kalıplaşmış ifadelerdir, sözcüklerin yerleri değiştirilemez.

  • Mecazlı Anlatımı Olmayan Atasözleri: Bazı atasözleri, mecaz anlam taşımadan doğrudan gerçek anlamıyla öğüt verir.
    • Örnek: "Dost ile ye iç, alışveriş etme." (Dostluk ilişkilerini ticari ilişkilere karıştırmamak gerektiğini doğrudan anlatır.)

💡 İpucu: Deyimler bir durumu anlatırken, atasözleri bir öğüt veya genel bir yargı bildirir. Deyimler genellikle mastar halinde biterken (göz atmak, kulak vermek), atasözleri bitmiş bir yargı ifade eder (Ayağını yorganına göre uzat.).

Bu ders notları, Sözcükte Anlam ünitesindeki temel kavramları pekiştirmenize ve sınavda karşılaşabileceğiniz soru tiplerine hazırlanmanıza yardımcı olacaktır. Başarılar dilerim! 🚀

  • Cevaplanan
  • Aktif
  • Boş