9. sınıf Hikaye Karma Test 2

Soru 1 / 11

🎓 9. sınıf Hikaye Karma Test 2 - Ders Notu ve İpuçları

Bu ders notu, 9. sınıf Hikaye Karma Test 2'de karşına çıkan Dil Bilgisi (Ses Bilgisi, Ekler, Yazım ve Noktalama Kuralları) ve Edebiyat (Öykü Türleri, Anlatım Teknikleri, Anlatıcı Bakış Açıları, Öykünün Tarihi Gelişimi) konularını kapsamaktadır. Sınav öncesi son tekrarını yaparken bu notlardan faydalanabilir, kritik noktalara özellikle dikkat edebilirsin. Başarılar dileriz! 🚀

📚 1. Öykü (Hikaye) Bilgisi

  • Öykünün Tanımı ve Genel Özellikleri: Öykü, yaşanmış veya yaşanması mümkün olayları, kişileri, yer ve zaman unsurlarını barındıran kısa edebi metinlerdir. Romanlara göre daha kısadır, olay örgüsü daha basittir ve genellikle tek bir ana olaya odaklanır. Kişilerin ruhsal derinliklerine çok fazla inilmez, olaylar ve durumlar okura sezdirme yoluyla aktarılır. Öyküde temel bir bilgi veya mesaj olabilir, ancak bu genellikle yüzeysel değildir, okurun çıkarım yapmasına olanak tanır.
  • Öykü Türleri:
    • Olay (Maupassant Tarzı) Öyküsü: Bir olayın başlangıç, gelişme ve sonuç bölümleriyle bir serim, düğüm, çözüm planına göre anlatıldığı öykülerdir. Merak unsuru ön plandadır ve olaylar genellikle sürpriz bir sonla biter. Dünya edebiyatında Guy de Maupassant, Türk edebiyatında Ömer Seyfettin bu türün önemli temsilcileridir. 💡 İpucu: Eğer bir öyküde "ne olacak şimdi?" diye merak ediyorsan, büyük ihtimalle bir olay öyküsü okuyorsundur.
    • Durum (Çehov Tarzı) Öyküsü: Olaydan çok, günlük yaşamın bir kesitini, bir durumu veya bir anı ele alan öykülerdir. Merak unsuru ikinci plandadır, serim, düğüm, çözüm planı belirgin değildir. Kişilerin iç dünyaları, duyguları ve düşünceleri ön plandadır. Dünya edebiyatında Anton Çehov, Türk edebiyatında Sait Faik Abasıyanık bu türün önemli temsilcileridir.
  • Öyküde Anlatım Teknikleri:
    • Betimleme (Tasvir): Varlıkların, kişilerin veya mekanların dış görünüşlerini, özelliklerini okuyucunun zihninde canlandıracak şekilde anlatma tekniğidir. Psikolojik betimlemeler ise kişilerin iç dünyalarını, duygu ve düşüncelerini aktarır.
    • Diyalog: Öyküdeki kişilerin karşılıklı konuşmalarıdır. Öyküye canlılık katar ve kişilerin karakterlerini yansıtır.
    • Monolog: Bir kişinin kendi kendine konuşması veya içinden geçeni anlatmasıdır. Genellikle kişilerin iç dünyasını, düşüncelerini ve ruh hallerini yansıtır.
    • Özetleme: Uzun bir zaman dilimindeki olayları veya durumları kısaca anlatma tekniğidir.
    • Geriye Dönüş: Anlatılan zaman akışını keserek geçmişteki bir olaya veya duruma dönme tekniğidir.
  • Anlatıcı Bakış Açıları:
    • Kahraman Anlatıcının Bakış Açısı (I. Kişili Anlatım): Olayları yaşayan ve anlatan kişinin kendisi olduğu bakış açısıdır. "Ben" veya "biz" ifadeleri kullanılır. Anlatıcı, sadece kendi bildiklerini ve yaşadıklarını aktarır.
    • Gözlemci Anlatıcının Bakış Açısı (III. Kişili Anlatım): Olayları dışarıdan bir gözlemci gibi anlatan bakış açısıdır. Anlatıcı, gördüklerini ve duyduklarını tarafsız bir şekilde aktarır, kişilerin iç dünyasına giremez. "O" veya "onlar" ifadeleri kullanılır.
    • İlahi (Tanrısal/Hâkim) Anlatıcının Bakış Açısı (III. Kişili Anlatım): Olayları, kişilerin iç dünyalarını, geçmişlerini ve geleceklerini bilen, her şeye hâkim olan bir anlatıcının bakış açısıdır. Anlatıcı, kahramanların ne düşündüğünü, ne hissettiğini bilir. "O" veya "onlar" ifadeleri kullanılır.
  • Öykünün Tarihi Gelişimi:
    • Dünya Edebiyatında: Öykü türünün ilk örneklerine Binbir Gece Masalları gibi eserlerde rastlanır. Modern anlamda öykücülüğün temelleri ise İtalyan yazar Boccaccio'nun 14. yüzyılda yazdığı "Decameron" adlı eseriyle atılmıştır.
    • Türk Edebiyatında: Türk edebiyatında öykü türünün kökenleri destanlara ve halk hikayelerine (örneğin Dede Korkut Hikayeleri) dayanır. Ancak modern anlamda kısa hikaye, 19. yüzyılın ikinci yarısında, Tanzimat Dönemi'nde Batı etkisiyle ortaya çıkmıştır. Ömer Seyfettin, Türk edebiyatında modern öykücülüğün öncülerinden kabul edilir ve özellikle olay öyküsü tarzında önemli eserler vermiştir.
    • ⚠️ Dikkat: Divan-ı Lügati't Türk, bir sözlük ve dil bilgisi kitabıdır; içinde doğrudan halk edebiyatı hikaye örnekleri bulunmaz, ancak Türk kültürüne ve diline dair önemli bilgiler içerir.

✍️ 2. Dil Bilgisi

2.1. Ses Bilgisi

  • Ünsüz Benzeşmesi (Sertleşmesi): Türkçede f, s, t, k, ç, ş, h, p (fıstıkçı şahap) sert ünsüzlerinden biriyle biten bir kelimeye c, d, g ile başlayan bir ek geldiğinde, ekin başındaki c, d, g ünsüzleri ç, t, k’ye dönüşür.
    Örnek: kitap-cı > kitapçı, ağaç-dan > ağaçtan, sınıf-da > sınıfta.
  • Ünsüz Değişimi (Yumuşaması): Türkçede p, ç, t, k sert ünsüzleriyle biten bir kelimeye ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde, bu sert ünsüzler b, c, d, ğ/g’ye dönüşür.
    Örnek: kitap-ı > kitabı, ağaç-a > ağaca, renk-i > rengi, kanat-ı > kanadı.
  • Ünlü Daralması: a, e geniş ünlüleriyle biten bir fiile -yor eki geldiğinde, a, e ünlüleri ı, i, u, ü dar ünlülerine dönüşür.
    Örnek: bekle-yor > bekliyor, söyle-yor > söylüyor.
  • Ünsüz Türemesi: Bazı tek heceli kelimelere ünlüyle başlayan ek geldiğinde veya bazı kelimelerle yardımcı fiil birleştiğinde bir ünsüzün türemesidir.
    Örnek: his-etmek > hissetmek, zan-etmek > zannetmek, af-etmek > affetmek.
  • Ünlü Türemesi: Bazı kelimelere küçültme eki (-cik) geldiğinde veya pekiştirmelerde bir ünlünün türemesidir.
    Örnek: az-cık > acık, bir-cik > biricik, sapasağlam (sapasağlam).

2.2. Ek Bilgisi (Çekim Ekleri)

  • İyelik Ekleri: Bir varlığın kime veya neye ait olduğunu bildiren eklerdir.
    Örnek: kalemim (benim kalemim), kalemin (senin kalemin), kalemi (onun kalemi).
  • Hâl (Durum) Ekleri: İsmin cümlede yüklendiği görevi belirten eklerdir.
    • Yalın Hâl: Hiçbir hâl eki almamış isimlerdir.
      Örnek: ev, okul, kitap.
    • Belirtme Hâl Eki (-ı, -i, -u, -ü): İsmin belirtili nesne görevinde kullanılmasını sağlar.
      Örnek: kitabı oku, evi gördüm.
    • Yönelme Hâl Eki (-a, -e): İsmin bir yere yöneldiğini veya bir şeye doğru hareket ettiğini bildirir.
      Örnek: okula git, eve gel.
    • Bulunma Hâl Eki (-da, -de, -ta, -te): İsmin bir yerde bulunduğunu bildirir.
      Örnek: okulda, evde, kitapta.
    • Ayrılma (Çıkma) Hâl Eki (-dan, -den, -tan, -ten): İsmin bir yerden ayrıldığını veya bir şeyden uzaklaştığını bildirir.
      Örnek: okuldan, evden, kitaptan.
    • Vasıta Hâl Eki (-la, -le / ile): Bir eylemin hangi araçla veya kiminle yapıldığını bildirir. Genellikle "ile" edatının ekleşmiş şeklidir.
      Örnek: otobüsle, arkadaşımla.
  • Tamlayan (İlgi) Ekleri (-ın, -in, -un, -ün): İsim tamlamalarında tamlayanın aldığı eklerdir.
    Örnek: evin kapısı (evin), okulun bahçesi (okulun).
  • Çoğul Ekleri (-lar, -ler): İsimlere gelerek birden çok varlığı ifade eden eklerdir.
    Örnek: kalemler, öğrenciler.
  • Aitlik Eki (-ki): Bir varlığın kime veya neye ait olduğunu veya nerede bulunduğunu bildiren ektir. Genellikle sıfat veya zamir yapar.
    Örnek: evdeki eşyalar, benimki.
  • ⚠️ Dikkat: Tamlayan eki (-ın, -in) ile iyelik eki (-ın, -in) karıştırılabilir. Tamlayan eki bir tamlamanın ilk öğesinde, iyelik eki ise ikinci öğesinde bulunur ve aitlik bildirir. "Senin kalemin" (iyelik), "kalemin ucu" (tamlayan).

2.3. Yazım Kuralları

  • Soru Eki "mi/mı"nın Yazımı: Soru eki "mi/mı/mu/mü" her zaman kendinden önceki kelimeden ayrı yazılır ve kendinden sonra gelen eklere bitişik yazılır.
    Örnek: Geliyor musun? Okudun mu?
  • Bağlaç "de/da"nın Yazımı: Bağlaç olan "de/da" her zaman ayrı yazılır ve sertleşmeye uğramaz (te/ta olmaz). Cümleden çıkarıldığında anlam bozulmaz.
    Örnek: Sen de gel. Kitabı ben de okudum.
  • Birleşik Kelimelerin Yazımı:
    • Anlamca kaynaşmış veya ses düşmesi, türemesi, değişimi olan birleşik kelimeler bitişik yazılır.
      Örnek: kaynana (kayın ana), hissetmek (his etmek).
    • Bazı belirsizlik bildiren kelimeler bitişik yazılır: birçok, birkaç, biraz, hiçbir, herhangi.
      💡 İpucu: "Birçoğu" kelimesi de bitişik yazılır. "Bir çoğunun" şeklinde ayrı yazılması yanlıştır.
    • Kurallı birleşik fiiller (yeterlik, tezlik, sürerlik, yaklaşma) bitişik yazılır.
      Örnek: gelebilmek, düşeyazmak, bakakalmak, gelivermek.
  • Özel İsimlere Gelen Eklerin Yazımı: Özel isimlere gelen çekim ekleri kesme işaretiyle (') ayrılır. Yapım ekleri ve yapım eklerinden sonra gelen çekim ekleri ayrılmaz.
    Örnek: İstanbul'a, Mehmet'in. Ancak Türkçenin, Ankaralı.

2.4. Noktalama İşaretleri

  • Virgül (,): Eş görevli kelime ve kelime gruplarını ayırmada, sıralı cümleleri ayırmada, uzun cümlelerde özneden sonra, ara sözleri ayırmada kullanılır.
  • Nokta (.): Cümlenin bittiğini belirtmede, bazı kısaltmalardan sonra, sıra sayılarını belirtmede kullanılır.
  • Kesme İşareti ('): Özel isimlere gelen çekim eklerini ayırmada, kısaltmalara gelen ekleri ayırmada, belirli bir tarih bildiren ay ve gün adlarına gelen ekleri ayırmada kullanılır.
  • İki Nokta (:): Kendisinden sonra örnek verilecek cümlelerin sonunda, açıklama yapılacak cümlelerin sonunda, karşılıklı konuşmalarda konuşan kişiyi belirtmede kullanılır.
  • Noktalı Virgül (;): Cümle içinde virgüllerle ayrılmış tür veya takımları birbirinden ayırmada, öğeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri ayırmada kullanılır.
  • ⚠️ Dikkat: İki nokta (:) kendisinden sonra örnek verilecek veya açıklama yapılacak durumlarda kullanılır. Eğer bir cümlede sadece betimleme yapılıyor ve herhangi bir örnek veya açıklama beklenmiyorsa iki nokta kullanılamaz. Örneğin, uzun betimleyici bir cümlede sadece virgül, nokta veya noktalı virgül gerekebilir.

Bu ders notları, sınavda karşına çıkabilecek konuları genel hatlarıyla özetlemektedir. Konu tekrarı yaparken bu notları kullanabilir, eksiklerini tamamlayabilirsin. Bol şans! 🍀

  • Cevaplanan
  • Aktif
  • Boş