9. sınıf Hikaye Karma Test 1

Soru 5 / 6
Sorunun Çözümü

Verilen metinde "ben merkezli hikâye"nin özellikleri şu şekilde açıklanmıştır:

  • Hikâyeci, gözlemlerinden ve dış dünyadan yola çıkarak bireysel bunalım ve çıkmazlarına yönelir.
  • Hikâyecinin kişiliği ile hikâye kişileri iç içe girerek yaşanan ile arzu ve hayal edilenin birlikteliği üzerinde durulur.
  • Birey dış dünyayı olduğu ve gördüğü gibi değil, içinde bulunduğu ruh hâline göre olması gerektiği gibi algılar ve anlatır.
  • Bunalım ve yaşama sevinci arasında kalan birey, var olandan hareketle düş dünyasına sığınır.

Kısaca, "ben merkezli hikâye"de anlatıcının iç dünyası, ruh hâli ve öznel algıları ön plandadır; dış dünya olduğu gibi değil, anlatıcının süzgecinden geçerek aktarılır ve genellikle bir düş dünyasına sığınma, içe kapanma söz konusudur.

Şimdi seçenekleri inceleyelim:

  • A) "Cehennem Nişanı"nda beş sandaldık. Güzel bir ocak akşamı... Hava lodos... Denize kırmızı rengin türlüsü yayılmış. Çok kaynamış ıhlamur rengindeki yayvan, geniş, ölü dalgalar... Sandallar ağır ağır sallanıyor, oltalar bekliyor, insanlar susuyor.
    • Bu parçada dış dünya (deniz, hava, sandallar) anlatıcının öznel algıları ve ruh hâliyle harmanlanarak sunulmuştur. "Kırmızı rengin türlüsü yayılmış", "ıhlamur rengindeki yayvan, geniş, ölü dalgalar" gibi ifadeler, nesnel bir betimlemeden ziyade, anlatıcının iç dünyasının dışa yansıması gibidir. İnsanların suskunluğu ve sandalların ağır ağır sallanması, bir içe kapanma ve düşsel bir atmosfer yaratır. Bu durum, "dış dünyayı olduğu ve gördüğü gibi değil, içinde bulunduğu ruh hâline göre olması gerektiği gibi algılar ve anlatır" tanımına uymaktadır.
  • B) Ertesi yıl annem, yazın gene İstanbul'a gitti. Biz yalnız kaldık. Hasan'a ahır hâlâ yasaktı. Geceleri yatakta atların ne yaptıklarını, tayların büyüyüp büyümediğini bana sorardı. Bir gün birdenbire hastalandı. Kasabaya at gönderildi. Doktor geldi. "Kuşpalazı" dedi. Çiftlikteki köylü kadınlar eve üşüştüler. Birtakım tekir kuşlar getiriyorlar, kesip kardeşimin boynuna sarıyorlardı. Babam yatağının başucundan hiç ayrılmıyordu.
    • Bu parça, birinci kişi ağzından anlatılsa da, daha çok yaşanan olayları (annenin gidişi, Hasan'ın hastalığı, doktorun gelmesi) nesnel bir sırayla aktaran, geleneksel bir öyküleme biçimine sahiptir. Anlatıcının iç dünyası veya düşsel algıları ön planda değildir.
  • C) Tepelerden, ara vermeyen, soluk aldırmayan bir yağmur iniyor; kış başlangıcı yağmuru... Biliyorlar ki bu böylece sürerse ovayı su basacaktır; çaylar kabaracak, nehirler taşacak, köprüler çökecek, yol, iz kalmayacaktır. Islak gece içinde, sırsıklam bir kafile, kimi atla koşuyor, kaçıyor.
    • Bu parça, bir doğa olayını (yağmur, sel tehlikesi) ve insanların buna tepkisini anlatır. Genel bir gözlem ve bilgi aktarımı söz konusudur. Anlatıcının kişisel bunalımı veya düş dünyasına sığınması gibi "ben merkezli hikâye" özellikleri belirgin değildir.
  • D) Tatil günleri bizim evin bahçesine, bütün komşu çocukları toplanırdı. Akşama kadar birlikte oynardık. Arkamızdaki evlerin sahibi Hacı Budakların benim kadar bir çocukları vardı ki en çok adı hoşuma giderdi: Mıstık... O, hepimizden kuvvetliydi. Sanki adı gibi her tarafı yuvarlaktı; başı, kolları, bacakları vücudu... Hatta elleri... Bütün çocukları güreşte yenerdi. Yazın, her cuma sabah büyük bir deste söğüt dalı getirirdi.
    • Bu parça, çocukluk anılarını ve bir karakterin (Mıstık) betimlemesini içermektedir. Anlatıcı kendi deneyimlerinden bahsetse de, odak noktası dış dünyadaki olaylar ve kişilerdir. Anlatıcının iç dünyasının dış dünyayı çarpıtarak yansıtması veya düşsel bir kaçış söz konusu değildir.
  • E) Galiba serseri ve kalender meşrebi için ona mahallede "Gamsız" demişlerdi. Fakat hakikatte o, köpeklerin en gamlısı idi, birkaç sene evvel büyük bir mateme uğramıştı. Dört yavrusunun birden zehirlendiğini, gözünün önünde kıvrana kıvrana öldüğünü görmüştü. Onları götüren süprüntü arabasının arkasından uzak mahallelere gitmiş, bir hafta geri dönmemişti.
    • Bu parça, bir köpeğin trajik hikâyesini anlatmaktadır. Anlatıcı bir gözlemci konumundadır ve bir karakterin (köpeğin) yaşamındaki dramatik bir olayı aktarır. Anlatıcının kendi iç dünyasının dış dünyayı şekillendirmesi veya düşsel bir anlatım yoktur.

Sonuç olarak, A seçeneğindeki parça, anlatıcının öznel algıları, atmosferik betimlemeler ve dış dünyanın anlatıcının ruh hâline göre şekillenmesi açısından "ben merkezli hikâye"nin özelliklerini en iyi yansıtan örnektir.

Cevap A seçeneğidir.

🪄 Test ve Çalışma Kağıdı Hazırla

Konunu yaz; MEB uyumlu test ve özetler saniyeler içinde hazırlansın. 🖨️ Ücretsiz PDF indir!

⚡ Hemen Hazırla
  • Cevaplanan
  • Aktif
  • Boş